
RASLANTI MIYDI ACABA ?
26 Aralik 2023 00:23:43
Savaş, politikanın başka araçlarla devamıdır şeklinde bir söz vardır. Her zaman katılmışımdır bu söze…
Silahlar kördür, kendi başlarına hedef belirleyemez; hedefi tetiği çeken belirler.
Tetikçi, son analizde, politikadır/politikasıdır.
PKK’nın Türkiye, Irak ve Suriye’deki saldırılarını ABD manipüle ediyor. ABD derken, ABD’nin sadece askeri değil, siyasi strateji uzmanlarından sözediyorum ; özellikle de ikincisinden…
PKK son olarak Irak’ın kuzeyindeki birliklerimize saldırdı, iki gün içinde 12 askerimizi şehit etti. Kendisi de daha ağır zayiat verdi.
Yeri geldi bir soru açacağım:
PKK’ın kuzey Irak saldırısının DEM ile CHP’nin ittifak arayışı içinde olduğu günlerde meydana gelmesi bir rastlantı mıdır ?
Olabilir. Ama öyle de olsa, rastlantı olmayabileceği üzerine kafa yormamıza engel değil bu:
Benim görebildiğim kadarıyla DEM, Öcalan ve PKK’nın tam ve kesin kontrolü altında değil. DEM yönetimi üzerinde şiddete karşı olan Demirtaş’ın da etkisi var. Demirtaş, şiddet ile siyasetin birlikte olamayacağını yineledi çok kez. Bu sözleri özellikle PKK saldırılarından sonra seslendirmesi anlamlıydı. Demirtaş, PKK’nın muhatabının DEM değil, Öcalan olduğunu söylüyor; PKK’nın ABD güdümlü alçakça saldırılarına karşı çıkıyordu. Nitekim 12 askerimizin şehit edilmesinden sonra yaptğı açıklama bu tavrın son örneğiydi.
Elimde somut bir bilgi yok, ama DEM’in yeni yöneticilerinin Demirtaş’a yakın isimlerden oluştuğunu düşünüyorum.
Eğer aksi olsa, DEM ile CHP’nin yerel seçim ittifakını masaya yatırma sürecinde PKK kuzey Irak’ta askerlerimize bu çapta bir saldırı düzenlemezdi.
Kişisel görüşüm, PKK, DEM’in Türk legal siyasetinin bir parçası olmasına, hele hele halkların kardeşliğine yaslı bir “Türkiye Partisi”ne dönüşmesine şiddetle karşı.
DEM’in tıpkı kurtuluş savaşı sırasındaki emperyal ülkelerin (burada ABD’nin) manipüle ettiği Kürt etnistinin yaslı yarı-legal bir parti olmasını, yahut şiddetin legal örgütü olmasını istiyor. Bu şekilde varlığına “yerli” bir anlam kazandırmaya çalışıyor, öyle bir algı yaratmak istiyor.
Çünkü PKK da biliyor ki Türkiye’de ne sosyal ve ne de etnik anlamda temsil ettiği kitle yok. Olsa olsa Doğu ve Güneydoğu’daki yarı-feodal aşiret reisleri ile toprak ağalarının “fağdaki eşkıyası”!
Anlaşılıyor ki ABD’de de Türk-Kürt kardeşliğine yaslı demokratik seçim ittifakları kurulmasına karşı. CHP’nin DEM ve sosyalistlerle seçim ittifakı kurmasını istemiyor.
Niçin ?
Çünkü iktidar Türkiye ekonomisinin dizginlerini neoliberalizme teslim etmiş durumda. ABD ile İngiltere’den transfer edilen neoliberal teknokratlar ekonomimizi IMF’siz bir IMF programının kulvarına soktular.
Şiyaset ekonominin yoğunlaşmış ifadesidir denilir. İktidarın şu anki belli başlı siyasetlerine neoliberaller yön veriyor. Fonda ise Sam Amca’nın çirkin yüzü gidip geliyor…
Türkiye, yeniden Batı blokuna yaklaşmışken, Türk-Kürt kardeşliğine yaslı merkez-sol bir ittifakın yerel seçimlede boy göstermesi başta ABD olmak üzere Batı’nın işine girmiyor.
ABD, DEM’i de tıpkı PKK gibi kontrol etmek istiyor. Öcalan’ın iktidarın konu mankenine dönüşmesi ve DEM yöneticilerinin de şiddeti reddeden demokratik ittifaklara yönelmesi Sam Amca’nın Türkiye stratejisine ters !
Buradan kalkarak PKK’nın son kuzey Irak saldırılarını, DEM-CHP ittifakını dinamitlemek için yapmış olabileceği söylenebilir mi ?
Fikir cimnastiği yapıyoruz:
Neden olmasın ?
Ben ABD’nin PKK’yı şu sıralar yerel seçim dengelerini değiştirmek için kullandığını düşünüyorum.
Bakalım pratik ne gösterecek ?..
Kürtleri ısrarla PKK’nın kucağına itmek gerçekte provokatif bir politikadır. PKK ABD’nin emrindeki bir ihanet örgütüdür.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








