
O MASADA NE KONUŞULUYOR ?
19 Aralik 2023 01:09:21
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nu ikinci toplantısını da yaptı. İkinci toplantı bir saat sürdü. İlki, 50 dakika sürmüştü.
Toplantı sonrası yapılan açıklamada, ilki gibi bu toplantıda da asgari ücrete ilişkin bir rakam “taraffuz edilmediği” belirtildi.
Peki iki toplantıda yaklaşık iki saat ne konuşuldu acaba ?
Rakam teleffuz edilmediğine göre yemek üstüne birer kahve içip dağıldılar mı ?
Niçin bu oyalama peki ?
Kıran kırana bir pazarlık yapıldığı algısı yaratmak için mi ? Yoksa pazarlığın (!) takvimini tutturmak için bir tür yerinde sayma oyunu mu oynanıyor ?
İkisi de !
Bu toplantılar bir hakkın teslimi toplantıları değil, bunun için toplanılmıyor. Toplantılar, en altta artı-değerin yattığı sosyal hasılanın yeniden paylaşımı toplantıları gerçekte.
Orada aslında iki taraf var: Patronlar ile işçiler. Devlet işçi çalıştrdıığı için o da patron.
Pazarlık denilen şey, sosyal hasılanın paylaşımındaki oranların belirli süre için yeniden belirlenmesi…
Bir defa işveren kesimi o masaya; “işçi ücretlerinin artması enflasyonu körükler” önyargısıyla oturuyor. Bu demektir ki hedefleri, emekçileri enflasyona ezdirmemek filan değil, ücretlerini mümkün olduğu kadar düşük tutmak.
Bu oyunda karşılıklı bir özveri de yok haliyle. Patronlar öncelikle kâr marjlarını koruma derdinde çünkü. Kâr marjının korunması için de ücretleri düşük tutulması gerekiyor.
O masada bu yüzden işverenlerin kâr marjları konuşulmuyor, sadece işgücünün fiyatı konuşuluyor.
Buradan bakıldığında enflasyonu işçi ücretlerindeki artış değil, patronların kâr hırsı yaratıyor gerçekte ! Yahut sosyal hasıla içindeki paylarını korumak, mümkünse arttırmak çabası !..
Değerini bulamayan işgücü bu şekilde kendisine yabancılaştırılıyor.
Asgari ücretin toplantılardan önce belirlendiğini düşünüyorum.
Ücreti belirleyen patronlar sonuçta: Özel sektör patronları ve siyasetçi patronlar !
Hoş zaten işçi kesimi de pazarlığa (!) nereden başlayacağını ilân etmişti peşinen. Yoksulluk değil, açlık sınırından başlayacaktı. Şu anlama geliyordu bu. Türk-İş, açlık sınırının bir-iki puan üstündeki bir rakama razıydı. Peki bu rakam, işçilerin reel ücretlerinde ya da satınalma güçlerinde bir yükselme yaratmak mıydı ? Hayır. Enflasyonist baskı sürdüğü için ücret artışı kısa süre içinde yeniden enflasyonun altında kalacak, bir sonraki peryota kadar bu böyle sürecek…
Hep öyle olmuyor mu zaten ?
Emekliler için de aynı yol izlenmiyor mu ?
Tiyatro bu !
Gelir adaletsizliği (ki, sosyal hasılanın paylaşımındaki adaletsizliğin bir başka versiyonudur) temelde toplumsal sistemin doğasından kaynaklanıyor. Yani, artı-değerin paylaşımındaki adaletsizlikten !
Ben bu satırları yazarken işçi ücretlerinin ve emekli maaşlarının yüzde 40-50 arasında artacağı şeklinde haberler dönüyordu TV’lerde. Enflasyon kaç ? TÜİK yüzde 62 açıkladı, gerçekte yüzyirminin üzerinde (ENAG) verisi).
Hayata bakıyoruz, fiyatlara yetişmek için ücret ve maaşların yüzde 100 oranında artırılması bile çare değil. Çünkü ipin ucunu kaçırdılar. Enflasyonu dizginleyemiyorlar. Fiyatlar inanılmaz bir hızla koşuyor. Asgari ücret ve emekli maaşları üç ayda bir arttırılsa yine de reel gelir artışı sözkonusu olmayacak…
Siz yerel seçimde oyunuzu yine AKP’ye verin emi !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








