
SOHBET
15 Aralik 2023 00:23:03
Bizim Ereğlimiz dün şıngır mıngır bir gün yaşadı. Isı 18 derece civarındaydı, eni-konu utangaç bir güneş de vardı ayrıca…
Arabanın kapı otomatiği düzgün çalışmıyordu bir süredir. Zehra, “Hava çok güzel sanayie gidip bir baktıralım”dedi…
Çıktık.
Ereğli’de iki sanayi sitesi var. Kente daha yakın olanı tercih ediliyor genellikle. Biz de oraya gittik.
Bizim sanayi sitemizin altyapısı iyidir; ancak aynı şey yerleşim düzeni için söylenemez. Sitede faaliyet gösteren oto tamircileri, marangozlar, metal eşya atölyeleri, mermer, cam vb. işyerleri karmakarışık şekilde yan yana iç içedir.
Oto elektrikçisi mi arıyorsunuz beş altı bölümlük siteyi bölüm bölüm gezmeniz, bilmem kaç defa adres sormanız gerekir; aynı şey ötekiler için de böyle.
Tamam, sanayi sitesinde market düzenini bulamayız belki, ama hiç değilse aynı işi yapan atölyelerin bir araya toplanması gerekmez mi ? Ayrıca kimin nerede olduğu yön gösterici tabelalarla işaretlenemez mi ?..
Yok öyle şey. Mermer atölyesinin yanında kaportacı, onun yanında hurdacı, onun yanında kaloriferci…
Zehra siteyi eni-konu bilmesine rağmen aradığımız oto elektirikçisini bulmakta çok zorlandık. En az on kez adres sorduk, meğer tabelası yokmuş. Gittiğimiz bir başka atölyede usta bulamadık, bir başkasında sıra…
Çaresiz döndük.
Diyelim ki arabanızı bir yere bıraktınız. Vakit geçirmek için gidip çay içebileceğiniz düzgün bir yer yok. Bir-iki yerde lokanta varmış, ama aramanız gerekiyor. Derme çatma barakalarda yiyecek birşeyler satanlar da geçerken gözüme çarptı. Bunun yanısıra bir ilkyardım yeri var mı orada, gözüme ilişmedi. Eğer yoksa bu sorun çözülmeli. Çünkü orada çok sayıda emekçi çalışıyor, yaptıkları işlerin hemen tümü tehlikeli işler…
**
Zehra, kıyı boyundaki bir kahvede birer çay içelim dedi dönerken. Fırtına sırasında kıyıdaki çay bahçeleri yerle bir olmuş, enkazları ortada. Kapalı yerleri olan kahvelerin kıyıları da mahvolmuş. Tüm kıyı boyunca yürüdük, her yer berbat haldeydi. Belediye ekipleri enkaz kaldırıyorlardı durmadan…
Kıyısı mahvolmuş bir kahvede çay içtik.
Devlet iki kilometre uzunluğundaki kıyının eski haline getirilmesi için sadece 7 milyon lira vermiş belediyeye. 7 milyon ! Paramızın pul olduğu güzelim ülkemizde 7 milyon liraya ne alınabilir acaba ? Bir daire, lüksçe bir araç belki…
Benim gördüğüm kadarıyla sahilin yeniden düzenlenmesi için en az 50 milyon liraya ihtiyaç var.
İcraatlarını övdüğümüz içişleri Bakanı Yerlikaya niçin bu kadar eli sıkı davrandı acaba ? Belediye CHP’li belediye olduğu için mi ?
Öyle olduğunu sanmıyorum, ama diyelim ki öyle. İyi ama tüm Ereğli halkına veriyor mu ? Başka partilerin insanları da kıyılardan yararlanmıyor mu ?
Bu ödenek arttırılmalıdır. Tüm kent Afet Bölgesi ilân edildi. Eğer kamusal alanlardaki hasar 7 milyonla giderilebilecek kadar az ise, o halde niçin âfet bölgesi ilan edildi ki !..
**
Yeri geldi bir soru da soracağım bu kez AFAD’a ?
Fırtına sırasında denizin tam karşısındaki Yeni Ufuk’un ofisi de zarar görmüş. Beşinci kattaki ofisin çatısında delik açılmış, ön camlar zarar görmüş,içerisi su dolmuş, bilgisayarlar kullanılmaz hâle gelmiş, yazıcı da bozulmuş…Diğer eşyalar da zarar görmüş…
Bizim Sina, kaymakamlığa, AFAD’ın yerel birimlerine başvurup zararımızın karşılanıp karşılanmayacağını sormuş. Kaymakamlık olur vermiş, ama AFAD’ın ilgilisi, ofisin beşinci katta olmasını gerekçe göstererek isteği geri çevirmiş.
Yeni Ufuk’un sahibi benim. Çok merak ettim doğrusu. AFAD’ın yardımlarından yararlanmak için kaçıncı katta oturmak gerekiyor acaba ?..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








