
TOPLUM DEDİĞİMİZ ŞEY…
09 Aralik 2023 00:24:28
Ana konuya girmeden önce, (ana konu ile iç-içe olduğu için) bir terimin/kavramın üzerinde durup ona açıklık getirmeye çalışacağım:
Kavram, toplum…
Nedir toplum ?
Çok kapsamlı bir terim/kavram bu:
Yeryüzündeki tüm insanlar da bir toplumdur, bir ülkede yaşayan insanlar da bir toplumdur, hatta belirli bir amaç için biraraya gelen insanlar da bir toplumdur. Aile de bu kavram içine girer.
Şu farkla ama:
Toplum, insanların gelişi güzel bir araya gelmesi değildir, tam tersi, belirli bir düzen içinde bir araya gelmesidir.
Her tür ya da anlamda toplumun ayırt edici bir özelliği daha vardır: Toplumlar piramidal birer yapıya sahiptir. Tek bir ülkeden sözediyorsak, piramidal yapıyı, o toplum içindeki sınıflaşma yaratır.
Gelişmiş ve sosyal “gelişmekte olan” ülkelerde esas olarak iki sınıf, sermaye sahipleri ile işçiler vardır. Arada kalanlara “orta sınıflar” ya daha doğrusu “orta sınıf” denilir.
Gelir ve pozisyon bakımından piramidin en tepesindekileri elit kesimler oluşturur.
Orta sınıfın üst katmanları elitlere, alt katmanları da emekçilere yakındır.
Renk ayrımı ile ifade etmek gerekirse, üsttekiler beyaz, en alttakiler siyahtır. Aradakiler gri…Grinin tonları aşağıya doğru koyulaşır, yukarıya doğru açıklaşır…
Gelir dağılımında aslan payını elitler alır, paylaşım yukarıdan aşağıya doğru oransal olarak gitgide azalır.
Güzelim ülkemize bakıyorum…
Siyah beyaz tabloya döndü. Aradaki orta tabakalar eridi. Daha sosyal bir dille; memurlar, küçükesnaf, küçük çiftçiler, zenaatkarlar küçük memur ve diğer hizmetliler büyük ölçüde emekçi kesimlerle iç-içe geçmiş durumda. Bunun nedeni, gelir dağılımındaki armoninin bozulmasıdır.
Bunun en dipteki nedeni, güzelim ülkemizi 1980’li yıllarından bu yana tutsak alan neoliberalizmdir ve neoliberal politikalardır. Ayrıca bunları hoyratça uygulayan siyasal iktidarlar…
**
Topluma bakıyorum…
En dibe 15-16 milyon emekli itildi. Onlar açlık sınırının altındaki gelirleri ile ekonomik/finansal anlamda cehennemi yaşıyorlar…
Onların üzerindeki emekçiler, orta tabakaları da yutarak, gelir dağılımındaki pozisyonlarına göre açlık ve yoksulluk sınırları arasında sıkışıp kalmış durumdalar. Bir genelleme yapmak gerekirse toplumun çok büyük bir kesimi yoksul ve aç…Her bireyin hakkı olan şıngır mıngır bir yaşam düzeyi sadece elitlere özgü çoktandır…
**
Önümüzdeki üç hafta içinde asgari ücret ile memur ve emekli maaş zamları saptanacak.
Üzerinde anlaşılan ve nerdeyse kesinleşen memur, işçi ve emekli zamlarının tümü, yoksulluk sınırının çok altında, açlık sınırının civarında olacak, belki de altında… Enflasyon da gemlenemediği için işçiler, memurlar ve emeklilere verilecek zamlar, daha ellerine geçmeye başlamadan reel olarak erimeye başlayacak. Gelir dağılımı adaletsizliği biraz daha yaygınlaşıp derinleşecek…
Türkiye’nin temel sorunu tüm bunların yaratıcısı olan toplumsal sistemdir.
Ne yazık ki bunu gören çok az !..Bizim siyasetçilerimiz iktidarı ve muhalefeti ile kendi aralarında top çeviriyorlar !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








