
ÇARŞI NİYE KARIŞTI ?
11 Kasim 2023 00:16:20
Yargıtayın, Can Atalay hakkında hak ihlali kararı alan anayasa mahkemesinin bu karara imza koyan üyeleri için suç duyurusunda bulunması 100 yıllık cumhuriyet tarihimizde bir ilk. İlk olduğu için şok etkisi yarattı.
Bakıyorum…
Bu olayın teknik olarak bir yere varması olası değil. Çünkü durmadan kemirilmesine rağmen ortada hâlâ bir anayasa var. Ve o anayasanın 153. maddesine göre anayasa mahkemesinin kararları kesin ve bağlayıcı. Yasama ve yürütmeden yargıya, onlardan idare makamlarına ve özel-tüzel kişiliklere kadar her makamı ve kişiyi bağlıyor.
Anayasa mahkemesi kararları eleştirilebiliyor (bu kadarlık olsun demokrasi var güzelim ülkemizde) ama yok sayılamıyor. Uygulanması zorunlu.
Yargıtayın suç duyurusunun teknik açıdan biryere varması bu yüzden sözkonusu değil. Karara karşı çıkıp onu yok saymak, anayasayı yok saymak anlamına geliyor çünkü. Yeni bir anayasa ile anayasa mahkemesinin kararlarının kesinliği ve bağlayıcılığı ortadan kaldırılmadan durum değişmeyecek.
Öyleyse niçin karıştırıldı çarşı ?
Çünkü anayasa mahkemesinin aldığı kararlar kimi durumda iktidarın çeşitli konulardaki kararları ve tavrı ile çalışıyor; en azından iktidarın iddiaları bu yönde:
Örneğin iktidar ortağı MHP, anayasa mahkemesinin “PKK”yı kanatları altına aldığı” savında. Bu yüzden bahçeli anayasa mahkemesinin kapatılmasını istiyor.
Can Ataklı hakkındaki hak ihlâli kararı ise, AKP’nin Gezi fobisinin nüksetmesine yolaçtı. İktidar, Gezi olaylarını hukuken meşrulaştıracak her gelişmeye şiddetle tepki veriyor öteden beri. Anayasa mahkemesinin son ihlal kararı, iktidarı bardağını taşıran damla oldu.
Bahçeli ile Erdoğan’ın Yargıtayın yanında saf tutmalarının nedeni bu. Buradan kalkılarak şöyle bir genelleme de yapılabilir: iktidar, kafasına göre takılmasını engelleyen her seyin olduğu gibi anayasa mahkemesinin varlığından da rahatsız…
Erdoğan’ın anayasayı değiştirmek istemesinin nedeni bu. O, önünü hiçbir bakımdan kesmeyecek bir anayasa ve anayasa mahkemesi izliyor.
Bu noktada yargı bağımsızlığını da içeren demokrasi kavramı devreye giriyor. İktidar sadece kendisine göre bir anayasa ve anayasa mahkemesi istemiyor, aynı zamanda kendisine göre bir demokrasi de istiyor !
Çarşının karıştırılması, bir yandan anayasa mahkemesine bir gözdağı, öte yandan da yeni anayasa değişikliğinin psikolojik taşlarını döşeme çabası…
**
Çarşının karışması, iktidarın iki ortağı ile AKP’nin kendi içindeki çelişki ve güç kavgalarını da açığa çıkarttı. AKP’de parti-içi muhalefetin önderleri, yargıtayın suç duyurusuna karşı çıkarken, en çarpıcı eleştiriyi ise Hüseyin Çelik yaptı; AKP’nin “kendi militan yargısını yarattığını” ileri sürdü.
**
Demokratik ülkelerde siyasetin kutuplaşması doğaldır ve gereklidir. Sonuçta siyaset sınıf esasına göre yapılan bir iş.
Ama, yargının iki parçaya bölünmesi demokratik değerlerin ülke yönetimindeki etkinliğinin ortadan kalktığı, erkler arasındaki dengenin ve bağımsızlığın yokolduğu anlamına gelir.
Güzelim ülkemiz böyle bir tehlike ile karşı karşıya bugün. Bir ülke için bağımsızlığını yitirmiş ve bölünmüş bir yargı demek, yangın demektir ! Yangına ateş taşıyanları uyarıyorum:
Yanarsınız !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








