
DAYATMA YANLIŞ !
14 Eylül 2023 00:22:51
Devletin din adamları dahil cemaat ve tarikatların sözcüleri, örneğin en son voleybolcu kızların kılık-kıyafetlerine ve özel yaşamlarına karşı çıkan açıklamalar yaptılar, kızlarımızın günaha girdiklerini söylediler…
Doğru mu bu ?
Olaya hangi pencereden baktığımıza bağlı:
İslamın penceresinden bakarsanız doğru. Çünkü islamda tesettür/örtünme farz. Bırakınız bacağı filân, kadınların “ziynetlerini”/gerdanlarını göstermesi bile günah/yasak. Saçlarını keza…
Ama olaya lâikliğin penceresinden bakarsanız durum değişiyor; kızların kılık kıyafeti değil, sportif başarıları öne çıkıyor. Çünkü lâiklik dini inançları herkesin kendi içinde yaşamasını öngörüyor; topluma dayatılmasına karşı çıkıyor…
Cüppeli Ahmet, satrancı “şeytan işi” ilân etti geçenlerde. Niçin ?
Çünkü satranç dikine taşlarla oynanan bir oyun. İslam’da dikili taş yasağı var. Hoca, satranca, dikili taşlarını öne alan bir oyun pencereden bakıyor. Ama yorumu yanlış aslında. Çünkü kurandaki dikili taş yasağı, paganist/çoktanrılı Cahiliye Dönemindeki (0-610) putları kasteder.
Bu yanlışı, islamın “içtihata” açılmasını isteyen ve öyle de yapan selefiler de yapıyor: Heykellere, hatta mezar taşların saldırmalarının nedeni dikili taş yasağı ! kökeni 10. yüzyılda olan selefiliğin 19. yüzyılda “siyasal” bir kimlikle ortaya çıktığını biliyoruz.
Selefiler aslında cami minerallerine de karşıdır. Çünkü minare hem Hz.Muhammet döneminde yok, hem de “dikili taş !” İslam’da mescid var. Mescidlerde ise minare yok. Minare ilk kez Emevi halifesi I. Muaviye döneminde (661-680) Mısır valisi olan tarafından Kahire’deki Amr camisin de yaptırıldı.
Halifelik öncesi dönemi esas alan selefilerin kanlı eylemleri dahil bir çok “içtihatı” aslında islamda yok. Örneğin burka !
İslamda kızların evlenme yaşı olarak bluğ esas alınıyor örneğin. Çocuk yaştaki evliliklerin argümanı bu. Kurana dayanıyor. Ama medeni yasada evlilik yaşı 18: Lâisizme/uygarlığa, bilime dayanıyor…
En son bir “hoca”nın sakal üzerine yaptığı açıklama, belki de cinsel çağrışımlı olduğu için ilgi yarattı. Hoca, sakalın islamda bir erkeklik simgesi olarak zorunlu kılındığını söyledi.
Oysa sakal, kuran hükmü değil; sünnettir. Yani allah buyruğu değil, peygamber buyruğudur. Farz değildir. Hoca bunu elbette biliyor, ama dayatıyor yine de; islama zarar veriyor…
Örnekler çoğaltılabilir…
Şuraya getireceğim:
Din adamlarının zaman zaman yaptıkları açıklamalarının, Selefilerin çarpık yorumları sözdışı İslami bir temeli var.
Sorun burada değil. Sorun, islami yaşam tarzının başkalarını aşağılayarak dayatılmasında ! Genelde, bir siyasi sistem olarak topluma egemen kılınmak istenmesinde ! İslamın bir siyasal araç olarak kullanılmasında !..
Burada farklı toplumsal sistemlere ait felsefei, sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasal değer yargılarının çatışması var.
Laiklik dine değil, din devletine karşıdır. Dinin/islamın bir inanç olarak herkesin kendi içinde yaşamasını öngörür. İnançlara saygılı ve eşit mesafededir. Her dinin ibadet özgürlüğünden, ritüellerini özgürce yerine getirmesinden yanadır. Yaşam tarzlarına da saygılıdır. Lâikliğin kırmızı çizgisi dinin siyasallaşması ve devlete egemen kılınmasıdır.
Bu çatışmanın kökleri Osmanlı’ya dayanıyor. Din devleti’nin Cumhuriyetle yerini lâik devlete bıraktığını biliyoruz.
- yılını kutlayan laik Türkiye Cumhuriyetine, 7. yüzyıl kökenli bir toplumsal/siyasal sistemin dayatılmaya çalışılması gerçekçi değil. Aksinde ısrar toplumu geriyor ve bölüyor. Dayatmalar islama” da zarar veriyor; islamofobiyi körüklüyor…
Din adamlarımız islami açıdan çeşitli açıklamalar yapabilirler, islami kuralları anlatabilirler, sorun yok. Sorun, dedim ya, bunun bir siyasi sistem olarak dayatılması ! Ayrıca başkalarının düşüncelerine ve yaşam üsluplarına aşağılayıcı ifadelerle saldırılması !
Laik Cumhuriyetin 100. yılında toplumsal çelişkilerin öznesinin hâlâ din olması demokrasimizin de yeteri kadar gelişmediğini gösteriyor. Eğer aksi olsa Diyanetin fetvaları ile tarikat ve cemaatlerin açıklamaları bu kadar önemsenmez. Demek ki daha alacak yolumuz var…
Şöyle bağlayacağım:
İslam semavi dinlerin en mükemmelidir. Tekrar edeceğim: Bırakalım insanlar onu içlerinde yaşasın. İslamı siyasallaştırma çabaları ona da topluma da zarar veriyor…!
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








