
TEKLİ EĞİTİM DAYATMASI !
05 Eylül 2023 00:13:18
Hüda-Par, şeriatçı ve ayrılıkçı bir partidir. Kürt etnisti ile radikal islamın siyasi temsilcilerinden birisidir. Ayrılıkçıdır.
Bu parti ile bir başka şeriatçı parti olan yeniden Refah Partisi, karma eğitime karşı çıkıyorlar. Çünkü, her iki parti de kız öğrencilere birer “cinsel obje” olarak bakıyor. Örneğin Hüda-Par’nın karma eğitime karşı çıkmasının gerekçesi, "gençlerin birbirini taciz etmesi” olasılığı…
YDP’nin böyle bir açıklaması yok, ama karma eğitime karşı çıkmasının bir başka nedeni de yok. Olsa, açıklardı…
Derken, topa Diyanet de girdi; karma eğitime ilişkin bir fetva yayınladı. Buna göre, karma eğitim olabilirdi, ancak kızların tesettürlü olması koşuluyla !..
Sanki güzelim ülkemizde, tesettürlü kadın ve kızları taciz eden sapıklar yokmuş gibi ! Sanki pedofil olayları daha çok tarikat-cemaat çevrelerinde yaşanmıyormuş gibi !..
**
Güzelim ülkemizde birbirini izleyen üç toplumsal sistemin ya da tarihsel/toplumsal kategorinin sosyo-politik ve sosyo-kütürel ilişkileri birlikte yaşanıyor:
Türkiye toplumu olarak hem köleci toplumun biçiminin değer yargılarıyla karşı karşıyayız, hem de feodal ilişkiler ve değer yargılarıyla…
Egemen olan toplum biçimi kapitalizm, ama o da “saf” değil; hiçbir zaman da olmadı. Dışarıya bağımlı bir yarı-sömürge statüsünü, cumhuriyetin ilk çeyrek yüzyıl sözdışı, üzerimizden atamadık. Ekonomimize, sosyal yaşamımıza, siyasetimize, kültürel ve sanatsal yapımıza neoliberalizm damgasını bastı ve basıyor. Özellikle 1980’li yıllardan bu yana…
Kimileri, çarşaflı/tesettürlü kadın ve kızlarla mini etekli ya da şortlu kadın ve kızların yan yana yaşamasını “demokrasi” sanıyor.
Doğrudur, demokrasilerde kılık kıyafet özgürlüğü vardır ve yaşam tarzlarına müdahale sözkonusu değildir. Kamusal alanlar sözdışı !
Bizde özellikle son yirmi yıldır tutucu bir yaşam tarzı kamusal alanlarda da dayatılıyor.
Kaldı ki demokrasi de, özgürlüklerin sınırsız olduğu bir rejim değildir. Etik ve yasal sınırları vardır.
Tekli eğitim, Osmanlıya özgüdür. Ama, tevhit-i tedrisat (Öğretim Birliği) yasası ile karma eğitime geçildikten sonra da münferit olarak sürdü bu; kimileri yabancı dilde eğitim veren kız ve erkek liseleri gibi…
Karma eğitimin tümüyle kaldırılıp yerine tekli eğitim sistemini dayatmak, en azından bunu kılık-kıyafet açısından koşullara bağlamak öncelikle cumhuriyet değerlerine saygısızlıktır. Çağdışı bir toplumsal sistemin kültürel-eğitsel zihniyetini dayatmaktır.
Radikal İslamcılar, Türikye’deki çağdaş yaşam üslubunu arap yarımadasındaki Cahiliye Dönemi (0-610) ile özdeşleştiriyorlar. Onu reddeden islamın kılık-kıyafet üslûbunu dayatıyorlar.
Her şey bir yana, bu, gerçekçi değil. İslam bir inanç olarak bugün de yaşıyor. Ama, bunu aradan geçen 1400 yıla ve üç toplumsal sisteme rağmen bir toplumsal örgütlenme biçimi ve yaşam üslubu olarak dayatmaya çalışmak Türkiye’nin de, yaşamın da gerçekleriyle çelişiyor. Hele hele bunun için hukuki anlamda ve mahalle baskısı şeklinde zor unsurunu kullanmak toplumu geriyor ve kutuplaştırıyor.
Unutmayalım ki islam 7. yüzyılda doğdu, siyasal islam 19. yüzyılda ve bugün Türkiye 21. yüzyıl yaşıyor !..
Bırakalım islamı herkes içinde yaşasın…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








