
“BİR AK ATLISI ÖZLEMİN” RUHİ GÖKTEKİN
26 Aralik 2018 00:11:11
Bizim internet sitesinde okudum. Ruhi’yi (Göktekin) yitireli 10 yıl olmuş…
Dün gibi !
Dostlar, gerçekten dostsa, belleklerdeki fotoğrafları hep “dün gibi”kalır zaten, eskimez…
Benim belleğimdeki Ruhi de öyle…
Dost canlısı, sapına kadar şair, sapına kadar devrimciydi…
1960’lı yılları sonlarında İstanbıl’da kurduğu Deniz Yayınları’nın B-serisinin ilk kitabı, Ahmet Naim’in Bir Yudum Soluk’u olmuştu.
Nasıl da özenmişti kitabın baskısına…Karton kapak, kuşe ceket Erol Denli’nin madenci portresi…
Kitap piyasaya çıktıktan sonra bir mektubunda şöyle yazacaktı bana:
“..Erol’un albenisi var…”
Dün gibi gözlerimin önünde:
Babıali’de döküntü bir han…O döküntü hanın üçüncü katında döküntü bir oda…Kurt yenikleriyle bezenmiş (!) döküntü bir ahşap masa, önünde iki sandalye ve arkasında Ruhi…
Nasıl da çırpınmıştı Babıali’de tutunmak için…
Olmadı.
Bastığı bir-iki kitap satmayınca sermayeyi kediye yükleyip Ereğli’ye yıktı göçünü…
Erdemir’e…
Sanatıyla keçeyi sudan çıkartamayıp memurluğa sığınan kimbilir kaçıncı sanatçıydı O…
Kılığı kıyafeti. Sakalı bıyığıyla “ ben şairim” diye avaz avaz bağıran özenti taşra şairlerinden değildi.Ciddi sanat dergilerinin mutfaklarında pişmiş bir sanat emekçisiydi…
00
Bu yazıyı yazmadan önce kitaplığımı karıştırdım, Sobe’si geçti elime. Kitabın sonunda, bir önceki kitabı, Bir ak atlısı özlemin için bir şeyler yazan çeşitli yazarların yazılarından alıntılar vardı.
Örneğin şöyle yazmıştı Prof.Talat Halman:
“..İçinde zeka dolu ilginç şiirler var…”
Erdoğan Alkan da şöyle yazmıştı:
“..Ruhi Göktekin, benzetmelerden, alegorilerden, imge oyunlarından uzak, en güçlü olana; yalın’ın güzelliğine dayanan bir şiiri yazıyor…
Ben de şöyle yazmışım:
“..Şairler, sanatçılar farklı kişilerdir.Gönüllerinde, beyinlerinde farklı rüzgarlar eser, farklı şeyler düşünür, farklı giyinir, farklı yerlere takılır, farklı şeylerden hoşlanırlar… Dilleri de farklıdır. Özellikle de şairlerin ! Şair duyarlığına sahip olmayan birinin kitabına böyle bir isim vermesi, sıradan sözcükleri bir çiçek buketi gibi derlemesi olası mıdır ? Göktekin’in kitabında birbirinden güzel yirmiyi aşkın şiir yeralıyor…”
Hasan Hüseyin Yalvaç da şöyle yazmış:
“..Emek kıymeti bilmeyenlere de bir şamar olsun BİR AK ATLISI ÖZLEMİN. “ Sonra da bir adam/ Bildiğin adam işte/ Çıkageldi gökyüzünden Heybesinde bir tutam güneş…”
Hoş geldi sefageldi Ruhi GÖKTEKİN şiir denizimize. Çünkü O şiirin sevdasını hiç yitirmedi ki…”
00
Sözü O’na verelim şimdi de:
Aylardan temmuz muydu ağustos mu bilmiyorum/ Babalar harlı bir akşam taşıyordu evlere/ Aylardan temmuz muydu ağustos mu bilmiyorum/ Dediler faytoncu Recep’i duydunuz mu/ Herkes bahçede sokakta damda/ Adana.dediğin bir büyük uğultu/ Her gece aynı karabasanı sayıklamada/ Ne geleni ne gideni umursamada/ Artık kim parlatırsa parlatsın koşumları/ Kim ünlerse ünlesin kırbacı şaklatıp/ Deh bre şahinlerim/Bre burcuna şürttüğümün gurbeti/ Ne veraset ilamı telaşı/ Ne iri puntolu ilanlar basında/ Şimdi avluda bir çift öksüz beygir/ Ve ceylan bakışlı bir oğlan/ Mahşerin kapısında.
00
Yukarıdaki dizelerin yazarı 10 yıl önce öldü…
Ama bakın, mısraları yaşıyor.
Şairlik denilen sevda da mısralarda yaşamak değil midir özünde?
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








