Yeni Ufuk Gazetesi  - Kdz Ereğli ve Zonguldak bölgesel haberler
 
logo
  •  
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » MEDYA
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » TÜM HABERLER
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » ARŞİV ARAMA
    •  » HABER ARA
    •  » SEKTÖR
    •  » KÜNYE
  • ZONGULDAK
  • KDZ.EREĞLİ
  • ALAPLI
  • GÜLÜÇ
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • POLİTİKA
  • MAGAZİN
  • YAŞAM
  • DÜNYA
  Son Dakika |  TSO 6. Meslek Grubu’nda ortak liste: Yazıcıoğlu’ndan Yağız’a destek
  Son Dakika |  TabNet operasyonu Ereğli’ye uzandı: 13 kişi gözaltında
  Son Dakika |  TTK’da 213 gün sonra üretim yeniden başladı: Faturası 5 milyar liraya dayandı
  Son Dakika |  AK Parti Ereğli İlçe Başkanlığı’ndan belediyeye sert eleştiri: “Algı siyaseti değil, hizmet belediyeciliği”
  Son Dakika |  Türkiye’nin 401. büyük sanayi kuruluşu Çınar Boru’nun Çınar Çelik tesisinde işçi eylemi
  Son Dakika |  TTK’da kapatılan ocaklar yeniden gündemde: Yeni yönetmelik Zonguldak’ta dikkatleri güvenlik önlemlerine çevirdi
  Son Dakika |  12. Yargı Paketi yasalaştı: İcra satışlarından idari davalara kadar birçok alanda önemli değişiklik
  Son Dakika |  Beklenen oldu.. CHP Zonguldak İl Başkanı görevden alındı
  Son Dakika |  AK Parti Alaplı İlçe Başkanı Altan Güngör görevinden istifa etti
  Son Dakika |  Ali Ünlü’den bomba iddia: “Recep Yılmaz kulübü kendi şirketine 8 milyon lira borçlandırdı”
20 Eylül 2026 Pazar
GÜZ, BİR BAŞKA GELİR SANATORYUMLARA…

GÜZ, BİR BAŞKA GELİR SANATORYUMLARA…
03 Eylül 2018 17:31:45

Yazar : Sina Çıladır

        

Tarabya sanatoryumuna, sahildeki ünlü “Kıyı” lokantasının tam karşısına düşen toprak bir yoldan ulaşılırdı. Yol, sanatoryuma yaklaşılırken dikleşirdi. Sanatoryum, çam ağaçlarıyla çevrili küçük bir tepenin üzerindeydi…  Yolun iki yanında da yüksek çamlar vardı. Yaz aylarında kıvrıla kıvrıla tepeye yükselen toprak yol fantastik bir görünüme kavuşurdu. Çamların üzerinde sincaplar, her türlü kuşlar, sık sık yolun üzerine çıkan dalgacı kaplumbağalar ile çam ve zakkumların gizemli gölgeleri böyle bir izlenim verirdi insana.Sahilin şamatasından toprak yola girdiniz mi, sanki bir başka dünyaya adım atmış gibi olurdunuz.

Tarabya sanatoryumu, “özel” bir sanatoryumdu. Özel olmasına özeldi ama, özel sözcüğünün yarattığı çağrışımdan uzaktı.Gerek görsel ve gerekse verilen hizmetin kalitesi açısından “döküntü” sözcüğünü daha çok çağrıştırırdı.

Öyle olması da doğaldı. Çünkü burası, Kızılay’la anlaşmalı bir yerdi. Sanatoryumun sakinleri de, yurdun dört bir yanından kopup gelmiş, sosyal güvenceye sahip olmayan garibanlardı. Bunlardan birisi de bendim.

Ağabeyimin 19 yaşındaki ölümünden sonra dağılan ailemizin sporcu, şık mı şık, bilardo ve poker düşkünü havai Fener çocuğu…

Tepeüstü çakılmıştım, ama ben bunun farkında değildim henüz. O döküntü sanatoryuma, tedavim sürecince bir sosyal gözlemci ilgisiyle bakmam bu yüzdendi…

Sanatoryumlu yıllardan sonra sol’a duyduğum ilginin yoğunlaşmasında bu sürecin etkisi oldu mu, sanıyorum….

Güz mevsimi, sanatoryumlara bir başka gelir. Güneş gözünü yumup ısı da düşünce, şayak pelerinler dağıtılmaya başlanır, yatakların üzerindeki beylik battaniyeler ikileşirdi…

Orada yatan garibanların O.Henry’nin “Son Yaprak”ından tabii ki haberleri yoktu. Ama, güz ve kış boyunca içlerinden birkaç “yaprağın” düşeceğini insiyaki olarak bilirlerdi.

Öyle de olurdu…

Akciğerlerindeki yaraların dışında bir de koah veya astımları olanlar için güz ve kış ayları işkenceye dönüşürdü.

Ağustos sonuna doğru onların gözlerine zifir gibi bir korku çökerdi. Teselli ederdim:

“Boşverin ! Bu yıl güz ve kış ılıman geçecekmiş…”

İnanmazlardı, ama eminim, inanmak isterlerdi…

Koah ve astım krizlerini seyretmek bir işkenceydi…

Odama kapanır kitap okurdum…

Bazı bencil hergeleler, yataklarında soluk almak için iki büklüm olmuş biçareler ile gizlice kan tükürenlere bıyıkaltından birer “geçmiş olsun” sarkıtırlar,oradaki bir demir sandalyeye çöküp onları izlerlerdi. Sonra koridora çıkıp önüne gelene “Baba çok hasta” filan derlerdi… Yahut, “çöpçü Musa gitti gidiyor”…

Bu hoyrat bencillikte, ağır hasta olmamamın gizli sevinci mayalanırdı sanırım…

Sanatoryumda, veremin evrelerine göre hastanın da hastası olurdu hep…

Kan kusmayanlar, kendilerini hasta saymazdı !..

Sanatoryum, son evredeki veremliler için bir tür turnikeydi: Sedyeyle gelirler, tabutla giderlerdi…

Sanatoryumda, birisi pratisyen üç doktor vardı; aslında tek doktor ! Bir başka hastanede görevli olan göğüs hastalıkları uzmanı arada bir uğrardı. Başhekim ise, Yassıadada epeyce yatmış eski bir DP milletvekiliydi. O arada bir uğrardı. Sanatoryumdaki hastalar, şişman mı şişman, uzaktan iri bir lahanayı anımsatan pratisyen hekime emanetti. Sanatoryumun tek medikal aygıtı da arada bir bozulan döküntü bir röntgen aygıtıydı… İki hemşire,her işe koşturulan bir hademe ile aşçı ve yamağı sanatoryumun kadrosunu oluşturuyordu… Sanatoryumun kan tahlilleri filan bir başka yerde yapılıyordu…

Disiplin filan hak getireydi. Koridorlara fosur fosur cigara içen mi ararsınız, kolonya şişesi içinde getirilen votkalarla kafayı bulan mı… Böyle şeyler vukuat-ı adiyedendi !..

1960’ların Tarabya Özel Sanatoryumu böyle bir yerdi işte…

o             o             o

Ne zaman güz mevsimine girsek, gençlik yıllarımın, eski bir kumarhane olan Tarabya Özel Sanatoryumundaki günlerimi anımsarım hep.

İyileşme sevinciyle hüznün, acının ve kuru tabutların iç-içe geçtiği, yaşamla ölüm arasındaki ince çizginin iki yanında da olma olasılığının olağan hale geldiği o döküntü Tarabya sanatoryumunu…

Bu kez de öyle oldu. Bu yazı öyle çıktı ortaya…

Güz, sanatoryumlara bir başka gelir…

 

ETİKETLER : Yazdır

      Yorumlar

    Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.

     Yorumlar ( 1 )

    Levent
    7 yıl önce

    Çok kıymetli bir yazı olmuş.
    Benim gibi Tarabyanın geçmişini
    Merak edenler için harika bir yazı.
    Bende şu anda özel bir okul olarak hizmet vermekte olan
    Yerin geçmişte bir hastane olduğunu duymuştum fakat burayla ilgili hiçbir resim veya yazıya rastlamamıştım.
    Bu nedenle yazınız için çok teşekkür ederim...

     Beğen (1)

    • s.
    • 1

     Diğer Yazıları


    • Zonkişot
      31-05-2011 | 03 : 15 50
    • NİHAYET !
      06-09-2024 | 00 : 16 39
    • CUMARTESİ NOTLARI
      31-03-2025 | 00 : 16 23
    • KANDİL/DEM ORTADA KALDI !
      01-04-2025 | 00 : 30 02
    • TARLABAŞI
      15-08-2022 | 18 : 52 30
    • İKTİDARIN KÜRT POLİTİKASI
      28-11-2024 | 00 : 11 23
    • KİM KİMLE BARIŞACAK ?
      14-01-2025 | 00 : 20 09
    • SOL, SANAYİ, ÇEVRE…
      25-11-2024 | 00 : 05 42
    • SURİYE’DE NELER OLUYOR ?
      02-12-2024 | 00 : 03 54
    • AB CHP’ye NİÇİN SOĞUK ?
      03-04-2025 | 00 : 34 13
    • DURUM
      17-05-2024 | 23 : 58 29
    • İPİN UCU...
      21-03-2025 | 00 : 25 49
    Tüm Yazıları

     Köşe Yazarlarımız


    • Sina Çıladır
      Sina Çıladır
      ÜRETMEDEN OLMAZ !
    • Sina Çıladır J
      Sina Çıladır J
      “TANER DEMİRBAŞ OLACAĞINA RECEP YILMAZ OLSUN”
    • civileme
      civileme
      YEDİĞİ KABA PİSLEYENLER
    • Gamze Gayret
      Gamze Gayret
      SİYASETİ BIRAKTI, TISKAOĞLU’NU DİLİNE DOLADI!.../ İKİ GENÇ BAŞKAN, İKİ FARKLI BELEDİYECİLİK!
    • Zehra Çıladır
      Zehra Çıladır
      ÖĞRETMENLERE SAYGI-SEVGİ…
    • Hasan Hüseyin Yalvaç
      Hasan Hüseyin Yalvaç
      SEVGİLİLER GÜNÜ
    • M.Kademoğlu
      M.Kademoğlu
      Mesajlar eksik. Şimdi geri yükle Yükleniyor...
    • Melda Yenin
      Melda Yenin
      ELEŞTİRİ.. ONARMAK MI, YIKMAK MI?

     Çok Okunan Köşe Yazıları


    • BUGÜN
    • BU HAFTA
    • BU AY

    » Henüz BUGÜN Yazı Görünmüyor
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      TÜRKİYE PENCERESİ !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      YAVAŞ, İLKELİ OLMALI !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      SORUNU ENFLASYON YARATIYOR !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      SARA YÖNETİMİ VE KÜRTLER
    • Editör Görseli
      Gamze Gayret
      ÇETİN BOZKURT’UN YERİNDE ÖZCAN ULUPINAR OLSAYDI……/İL ÖZEL İDARESİ KİLİMLİ’YE DE GELSİN: BU YOLLAR ASFALT BEKLİYOR!
    • Editör Görseli
      Gamze Gayret
      BELEDİYE BAŞKANINA SORULUYORSA, MİLLETVEKİLİNE DE SORULACAK!.../KİLİMLİ’DE SÖZ ÇOK, İCRAAT YOK
    • Editör Görseli
      Gamze Gayret
      EKONOMİ KÂĞIT ÜZERİNDE BÜYÜYOR, SANAYİCİ KAN AĞLIYOR!
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      KRİTİK SÜREÇ !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      SEÇİM İTTİFAKLARI YETMEZ !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      MESİH SİYASETİ İŞE YARAMAZ !
    • Bize Ulaşın
    • Künye
    • Reklam
    Yeni Ufuk Gazetesi  - Kdz Ereğli ve Zonguldak bölgesel haberler

    © yeniufuk.com.tr

     Künye - iletişim
     

    Mobil uygulamayı indirmek için tıklayınız


      Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
    Kdz.Ereğli/Zonguldak
      03723121008
      eregliyeniufuk@gmail.com
     
    İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
    Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.