Yeni Ufuk Gazetesi  - Kdz Ereğli ve Zonguldak bölgesel haberler
 
logo
  •  
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » MEDYA
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » TÜM HABERLER
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » ARŞİV ARAMA
    •  » HABER ARA
    •  » SEKTÖR
    •  » KÜNYE
  • ZONGULDAK
  • KDZ.EREĞLİ
  • ALAPLI
  • GÜLÜÇ
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • POLİTİKA
  • MAGAZİN
  • YAŞAM
  • DÜNYA
  Son Dakika |  Kdz.Ereğli Özel Anadolu Hastanesi’nin Gemi Adamı Sağlık Raporu düzenleme yetkisi iptal edildi
  Son Dakika |  Kaymakam Fatih Yılmaz el attı. Kıyıcak'ta sorun çözüldü.
  Son Dakika |  Zonguldak’a atanan ve görev yeri değişen hakim ve savcılar belirlendi
  Son Dakika |  Son Dakika… MHP Zonguldak İl Başkanı görevden alındı
  Son Dakika |  TTK’da kura çekimi sonuçlandı. İşte tam liste..
  Son Dakika |  Ercan Kolçak'ın kız arkadaşı tutuklandı
  Son Dakika |  Tapu Personeli asılsız yorumlar hakkında suç duyurusunda bulundu
  Son Dakika |  Akçakoca Belediye Başkanı gözaltına alındı
  Son Dakika |  Devrim Dural’dan Kılıçdaroğlu’na “Sende utanma yok mu?”
  Son Dakika |  CHP'ye kayyım: Mutlak butlan kararı çıktı, Kılıçdaroğlu'nun partinin başına geçmesine karar verildi
19 Haziran 2026 Cuma
GÜZ, BİR BAŞKA GELİR SANATORYUMLARA…

GÜZ, BİR BAŞKA GELİR SANATORYUMLARA…
03 Eylül 2018 17:31:45

Yazar : Sina Çıladır

        

Tarabya sanatoryumuna, sahildeki ünlü “Kıyı” lokantasının tam karşısına düşen toprak bir yoldan ulaşılırdı. Yol, sanatoryuma yaklaşılırken dikleşirdi. Sanatoryum, çam ağaçlarıyla çevrili küçük bir tepenin üzerindeydi…  Yolun iki yanında da yüksek çamlar vardı. Yaz aylarında kıvrıla kıvrıla tepeye yükselen toprak yol fantastik bir görünüme kavuşurdu. Çamların üzerinde sincaplar, her türlü kuşlar, sık sık yolun üzerine çıkan dalgacı kaplumbağalar ile çam ve zakkumların gizemli gölgeleri böyle bir izlenim verirdi insana.Sahilin şamatasından toprak yola girdiniz mi, sanki bir başka dünyaya adım atmış gibi olurdunuz.

Tarabya sanatoryumu, “özel” bir sanatoryumdu. Özel olmasına özeldi ama, özel sözcüğünün yarattığı çağrışımdan uzaktı.Gerek görsel ve gerekse verilen hizmetin kalitesi açısından “döküntü” sözcüğünü daha çok çağrıştırırdı.

Öyle olması da doğaldı. Çünkü burası, Kızılay’la anlaşmalı bir yerdi. Sanatoryumun sakinleri de, yurdun dört bir yanından kopup gelmiş, sosyal güvenceye sahip olmayan garibanlardı. Bunlardan birisi de bendim.

Ağabeyimin 19 yaşındaki ölümünden sonra dağılan ailemizin sporcu, şık mı şık, bilardo ve poker düşkünü havai Fener çocuğu…

Tepeüstü çakılmıştım, ama ben bunun farkında değildim henüz. O döküntü sanatoryuma, tedavim sürecince bir sosyal gözlemci ilgisiyle bakmam bu yüzdendi…

Sanatoryumlu yıllardan sonra sol’a duyduğum ilginin yoğunlaşmasında bu sürecin etkisi oldu mu, sanıyorum….

Güz mevsimi, sanatoryumlara bir başka gelir. Güneş gözünü yumup ısı da düşünce, şayak pelerinler dağıtılmaya başlanır, yatakların üzerindeki beylik battaniyeler ikileşirdi…

Orada yatan garibanların O.Henry’nin “Son Yaprak”ından tabii ki haberleri yoktu. Ama, güz ve kış boyunca içlerinden birkaç “yaprağın” düşeceğini insiyaki olarak bilirlerdi.

Öyle de olurdu…

Akciğerlerindeki yaraların dışında bir de koah veya astımları olanlar için güz ve kış ayları işkenceye dönüşürdü.

Ağustos sonuna doğru onların gözlerine zifir gibi bir korku çökerdi. Teselli ederdim:

“Boşverin ! Bu yıl güz ve kış ılıman geçecekmiş…”

İnanmazlardı, ama eminim, inanmak isterlerdi…

Koah ve astım krizlerini seyretmek bir işkenceydi…

Odama kapanır kitap okurdum…

Bazı bencil hergeleler, yataklarında soluk almak için iki büklüm olmuş biçareler ile gizlice kan tükürenlere bıyıkaltından birer “geçmiş olsun” sarkıtırlar,oradaki bir demir sandalyeye çöküp onları izlerlerdi. Sonra koridora çıkıp önüne gelene “Baba çok hasta” filan derlerdi… Yahut, “çöpçü Musa gitti gidiyor”…

Bu hoyrat bencillikte, ağır hasta olmamamın gizli sevinci mayalanırdı sanırım…

Sanatoryumda, veremin evrelerine göre hastanın da hastası olurdu hep…

Kan kusmayanlar, kendilerini hasta saymazdı !..

Sanatoryum, son evredeki veremliler için bir tür turnikeydi: Sedyeyle gelirler, tabutla giderlerdi…

Sanatoryumda, birisi pratisyen üç doktor vardı; aslında tek doktor ! Bir başka hastanede görevli olan göğüs hastalıkları uzmanı arada bir uğrardı. Başhekim ise, Yassıadada epeyce yatmış eski bir DP milletvekiliydi. O arada bir uğrardı. Sanatoryumdaki hastalar, şişman mı şişman, uzaktan iri bir lahanayı anımsatan pratisyen hekime emanetti. Sanatoryumun tek medikal aygıtı da arada bir bozulan döküntü bir röntgen aygıtıydı… İki hemşire,her işe koşturulan bir hademe ile aşçı ve yamağı sanatoryumun kadrosunu oluşturuyordu… Sanatoryumun kan tahlilleri filan bir başka yerde yapılıyordu…

Disiplin filan hak getireydi. Koridorlara fosur fosur cigara içen mi ararsınız, kolonya şişesi içinde getirilen votkalarla kafayı bulan mı… Böyle şeyler vukuat-ı adiyedendi !..

1960’ların Tarabya Özel Sanatoryumu böyle bir yerdi işte…

o             o             o

Ne zaman güz mevsimine girsek, gençlik yıllarımın, eski bir kumarhane olan Tarabya Özel Sanatoryumundaki günlerimi anımsarım hep.

İyileşme sevinciyle hüznün, acının ve kuru tabutların iç-içe geçtiği, yaşamla ölüm arasındaki ince çizginin iki yanında da olma olasılığının olağan hale geldiği o döküntü Tarabya sanatoryumunu…

Bu kez de öyle oldu. Bu yazı öyle çıktı ortaya…

Güz, sanatoryumlara bir başka gelir…

 

ETİKETLER : Yazdır

      Yorumlar

    Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.

     Yorumlar ( 1 )

    Levent
    7 yıl önce

    Çok kıymetli bir yazı olmuş.
    Benim gibi Tarabyanın geçmişini
    Merak edenler için harika bir yazı.
    Bende şu anda özel bir okul olarak hizmet vermekte olan
    Yerin geçmişte bir hastane olduğunu duymuştum fakat burayla ilgili hiçbir resim veya yazıya rastlamamıştım.
    Bu nedenle yazınız için çok teşekkür ederim...

     Beğen (1)

    • s.
    • 1

     Diğer Yazıları


    • Zonkişot
      31-05-2011 | 03 : 15 50
    • NİHAYET !
      06-09-2024 | 00 : 16 39
    • CUMARTESİ NOTLARI
      31-03-2025 | 00 : 16 23
    • KANDİL/DEM ORTADA KALDI !
      01-04-2025 | 00 : 30 02
    • TARLABAŞI
      15-08-2022 | 18 : 52 30
    • İKTİDARIN KÜRT POLİTİKASI
      28-11-2024 | 00 : 11 23
    • KİM KİMLE BARIŞACAK ?
      14-01-2025 | 00 : 20 09
    • SOL, SANAYİ, ÇEVRE…
      25-11-2024 | 00 : 05 42
    • SURİYE’DE NELER OLUYOR ?
      02-12-2024 | 00 : 03 54
    • AB CHP’ye NİÇİN SOĞUK ?
      03-04-2025 | 00 : 34 13
    • DURUM
      17-05-2024 | 23 : 58 29
    • İPİN UCU...
      21-03-2025 | 00 : 25 49
    Tüm Yazıları

     Köşe Yazarlarımız


    • Sina Çıladır
      Sina Çıladır
      OYUN İÇİNDE OYUN !
    • Sina Çıladır J
      Sina Çıladır J
      BELEDİYESPOR DEĞİL, FAKÜLTEYE DESTEK OLALIM
    • civileme
      civileme
      MÜZEYYEN
    • Gamze Gayret
      Gamze Gayret
      TEKAY İNŞAAT’IN YÜKSELİŞİ: BAŞARI MI, AYRICALIK MI?
    • Zehra Çıladır
      Zehra Çıladır
      BİR VATANIMIZ VARSA ATATÜRK SAYESİNDE !
    • Hasan Hüseyin Yalvaç
      Hasan Hüseyin Yalvaç
      SEVGİLİLER GÜNÜ
    • M.Kademoğlu
      M.Kademoğlu
      Mesajlar eksik. Şimdi geri yükle Yükleniyor...
    • Melda Yenin
      Melda Yenin
      ELEŞTİRİ.. ONARMAK MI, YIKMAK MI?

     Çok Okunan Köşe Yazıları


    • BUGÜN
    • BU HAFTA
    • BU AY
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      OYUN İÇİNDE OYUN !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      TRUMP’IN KOŞULLU TEMİNATI !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      YAPAY ENGELLEMELER OLMAMALI !
    • Editör Görseli
      Gamze Gayret
      TEKAY İNŞAAT’IN YÜKSELİŞİ: BAŞARI MI, AYRICALIK MI?
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      KILIÇDAROĞLU’NUN MİSYONU !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır J
      BELEDİYESPOR DEĞİL, FAKÜLTEYE DESTEK OLALIM
    • Editör Görseli
      Gamze Gayret
      AK PARTİ TEŞKİLATLARINDA KÖKLÜ DEĞİŞİM BAŞLADI.../KANTARCI KURULTAY İÇİN İMZA VERMEMİŞ.
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır J
      NERENİN ÇOCUĞU OLDUĞU ÖNEMLİ Mİ?
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır J
      İSTEMEM YAN CEBİME KOY
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      CHP KİME KURBAN EDİLİYOR ?
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      KILIÇDAROĞLU KONUMUNUN FARKINDA MI ?
    • Bize Ulaşın
    • Künye
    • Reklam
    Yeni Ufuk Gazetesi  - Kdz Ereğli ve Zonguldak bölgesel haberler

    © yeniufuk.com.tr

     Künye - iletişim
     

    Mobil uygulamayı indirmek için tıklayınız


      Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
    Kdz.Ereğli/Zonguldak
      03723121008
      eregliyeniufuk@gmail.com
     
    İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
    Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.