
DİN VE LAİKLİK
28 Nisan 2016 01:12:48
Neyi tartışıyoruz ?
Türkiye Cumhuriyetinin anayasası laik mi olsun, İslamcı mı ?
Bu sorunun yanıtını TBMM Başkanımız verdi, anayasa İslamcı olsun dedi, ama ne yazık ki onu pek kaale alan olmadı.
Makarayı başa saralım :
Tüm semavi/tek tanrılı dinlerin vizyonu, iyi insan yetiştirmek ve ahlaklı bir toplum yaratmaktır.
İyi insan ve toplum yaratmanın yolu-yordamı ise yasaklardır ! Semavi yasaklarla/yasalarla kötülükleri bireylerden ve toplumdan uzak tutmaya çalışmak, dinlerin varoluş nedenidir.
Dinden çıkma sözü, semavi yasakları ciddiye almamakla eş anlamlıdır. Dinden çıkanlara karşı tüm coğrafyalarda tarih boyunca çok ağır cezaların öngörülmesi, dinlerin özsavunmasıdır.
Hangi toplum biçimlerinde peki ?
Semavi yasakların anayasa haline geldiği/getirildiği köleci ve feodal toplum biçimlerinde ! İslamı esas alırsak, bugün Suudi Arabistan, Katar, vb. ülkelerde kalıntı halinde yaşayan şeriatçı rejimlerde !..
Yasaklar ve din aynı anlama gelen kavramlardır.
Museviliğin kurucusu Musanın ünlü 10 Emiri, din-yasaklar özdeşleşmesinin en somut biçimidir.
Hristiyanlıkta da böyledir bu, islamda da
Gelgelelim, üç ana dini, onların ortaya çıkışından bu yana, kendilerine göre yorumlayanlar oldu, oluyor ve olacaktır da.. Bunu önlemenin olanağı yok.
Semavi yasaklara dünyevi çıkarlar için takla attırılması olayı, yeni bir şey değil kısaca. Ama, İslam coğrafyasında daha çok bu olaylar
Bunun en çarpıcı örneklerini ülkemizde de görüyoruz/yaşıyoruz
Din adına dinden çıkma ironisi, İslam coğrafyasının en baskın gerçeği bugün
Peki neden oluyor bu ?
İslam, Cahilliye ya da Hristiyanlık ile islamın doğuşu arasındaki zaman diliminde Mekke ve Medine gibi Ortadoğu coğrafyasının en önemli ticaret merkezlerinde odaklaşan çok tanrılı dönemin siyasi, kültürel ve ahlaki yapılanmasına bir tepki olarak ortaya çıkmıştı.
Başlarda, tarihi ilerleten devrimci bir kimliğe sahipti. Ancak, toplumların eşitsiz gelişme yasasına koşut olarak İslam coğrafyasını da kapsayan Doğunun, Batıya kıyasla geri kalması, sanayi devrimini gerçekleştirememesi, onunla birlikte doğan demokratik/laik rejimlere uzak kalması, şeriatçılığı da giderek tutucu bir ideolojiye ve rejime dönüştürdü, tarihsel ve toplumsal gelişmesinin bir freni haline getirdi. Çağın dışına düştü
Dinler, 300 yıldır gerici ideolojilerdir.
Günümüzde İslam devletleri, söyledik, ortaçağı kalıntısı devletlerdir ve çoğu, Batının sultası altındadır. Tarihsel gelişim, onları da değişmeye zorlamaktadır artık
Cumhuriyet Devrimi ile demokratik değişimi erken yaşayan Türkiyeyi yeniden İslamcı bir devlet haline getirmek çabaları, toplumsal gelişim/değişim yasalarına aykırıdır ve geleceği yoktur.
Kaldı ki, Cumhuriyetin yetiştirdiği laik kuşakların bu tür bir tersine değişime izin vereceğini düşünmek de zordur zaten.
o o
TBMM Başkanının İslamcı anayasa önerisi samimi bir öneridir bence. Öyle düşünüyor ve söylüyor
Esas tehlike, öyle düşündüğü halde tersini söyleyenlerdir bugün !
Takiyyeciler yani ! Laikliğin altını esas onlar oyuyor
Ama, çabaları boşuna !.. Zaten ayak sürüyorlar, başlarını bir de laiklik kayasına çarparlarsa, bitkisel yaşama girmeleri çok sürmez
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








