
YENİLİBERALİZM VE ATATÜRK
18 Nisan 2016 02:03:43
Liberalizm, serbest rekabetçi kapitalizmin ideolojisiydi.
18 ve 19.yüzyıllarda John Locke, Adam Smith, J.S. Mill gibi düşünürlerin/iktisat kuramcılarının öncülüğünü yaptığı liberalizm, tarihi ilerleten devrimci bir ideolojiydi. İlk demokratik devrimler onun ışığında gerçekleşti, ilk ulus-devletler onun ışığında kuruldu
Liberalizm, 19.yüzyılın sonları ile 20.yüzyılın başlarında, serbest rekabetçi kapitalizmin tekelci kapitalizme dönüşmesine koşut olarak tarihi ilerleten devrimci kimliğini yitirdi; tarihsel gelişimi engelleyen, yayılmacı, bölücü, despot, milli bağımsızlık ve ulus-devlet düşmanı gerici bir ideoloji haline geldi. Buna, yeniliberalizm denildi.
Bizim Batı sevdalısı aydınlarımız ile dönek solcularımızın yeni ideolojisi bu !
Bugün Atatürkçülüğün belli başlı iki düşmanı var:
Yeniliberaller ve şeriatçılar.
Şeriatçıların öncelikli hedefi, Atatürkçülüğün laiklik ilkesidir.
Yeniliberallerin ise milli bağımsızlık ve ülke bütünlüğü ilkesi.
Şeriatçıların milli bağımsızlık filan umurlarında değildir. Onların siyasi sözlüğünde millet/milliyetçilik yoktur; ümmet/ümmetçilik vardır.
Yeniliberallerin de şeriatçılık umurlarında değildir. Çünkü tekelci kapitalizmin mihrakları için, gelişmemiş bir ülkenin siyasi rejiminden çok, kendilerine bağımlı olup olmaması önemlidir.
Şeriatçıların yeniliberallerle, yeniliberallerin de şeriatçılarla kolayca uzlaşmasının temelinde bu gerçek yatar.
Bu iki gerici akım, sosyal temelleri bakımından da aynı tavanın balığıdır. Biri, yeniliberaller, burjuvazinin emperyalist işbirlikçi kesiminin, ötekiler Ortaçağ kalıntısı sosyal tabakaların, ideolojik-kültürel temsilcileridirler. Milli demokratik devrimini tamamlayamamış ülkelerdeki klasik gerici ittifaktır bu.
Yeniliberaller, şeriatçılığı, kılık-kıyafet ve inanç özgürlüğü gerekçesiyle içselleştirirken, şeriatçılar düşmanımın düşmanı dostumdur düsturuyla içselleştirir.
Burada bir soru açmak istiyorum:
Bu ikisinden hangisi Atatürkçülüğe daha fazla zarar veriyor ?
Hiç kuşkusuz yeniliberaller !..
Çünkü şeriatçılar, Atatürk düşmanlığını her alanda açıkça sergilerler..
Yeniliberaller ise sinsice
Bunların Atatürk karşıtlığının başlıca yöntemi, Atatürkü sözde sahiplenerek geçmişe gömmektir.
Bu yöntemin son örneğini şu sıralar yaşıyoruz
Yeniliberalizmin büyük kentlerden anadoluya doğru yayılmaya başlayan ve gençleri hedef alan son saldırısını şu sözlerle özetlemek olasıdır:
Atatürk başımızın tacı. Ama artık onu aşmak, bir kenara koymak gerekiyor..Yeni yetişen kuşaklar Atatürk dayatmasından bıktı. Çağdaş dünyaya açılmak istiyorlar
Çağdaşlıkla Atatürkçülüğü karşı karşıya getiren bu yaklaşımın düşünce düzeyindeki çapsızlığının altını çizerek, şu dayatma iddiası üzerinde durmak istiyorum. Aydınlanmacı, solcu hiç kimse gençlere/halka Atatürkü dayatmaz.
Atatürkü, ülkemizin içinde bulunduğu tarihsel, toplumsal ve siyasal koşullar dayatıyor. Türkiye, tarihsel ve toplumsal gelişim/değişim sürecinde nicedir mehteran bölüğü adımlarıyla ilerleyebiliyor.. Buna, dış dinamikler ile çağdışı sosyal temellere dayalı kötü iç ve dış siyasetler neden oluyor.
Bu tablo aydınlanmanın dünya çapındaki önderlerin birisi olan Atatürkü haliyle gündemde tutuyor. Güzelim ülkemiz, çağdaş bir ülke olma yolunda yeni adımlar atacaksa, kimi rehber alacağız başka ? Atatürk işte burada dayatıyor kendisini
Atatürk, heykellerle posterlerle zorla yaşatılmaya çalışılan sahte bir önder değil. Yaşıyor, yol gösteriyor
Yeniliberalizmin korkusu da bu !..
Şu da var:
Tarihi daha da ileriye götürmek için, Atatürkün çağdaşlık hedeflerine ulaşmak gerekiyor ilkten. Yani, daha ileri bir hedefe kilitlenenler için de Atatürk rehber bugün.
Aslında karşı-devrim sürecine girilen 1950li yıllardan bu yana böyle bu. Türk aydınlanmacıları/sosyalistleri altmış küsur yıldır, Atatürkün izinden yürüyor; gerici ittifaklarla, Atatürk tam bağımsızlık ve gerçek demokrasi parolasının ışığında mücadele ediyor.
Atatürk, kırk yıl öncesinin radikal sol kuşağının da önünü aydınlatan bir meşaleydi. Örneğin 68 kuşağının önderlerinden Deniz Gezmiş, idam sehpasına, dilinde Atatürkün bağımsızlık türküsü, elinde Atatürkün gerçek demokrasi meşalesiyle yürüdü
Kızılderede katledilen Çayanların rehberi de, Türkiyenin yetiştirdiği en büyük devrimci olan Atatürktü.
Atatürk bugün de öylesine dayatıyor ki kendisini, Tayyip Erdoğanlar bile, Çanakkale zaferinin kendilerine ışık tuttuğunu söylüyor, milli kurtuluş savaşından sözediyor son zamanlarda ! Davutoğlu, AKP hükümetinin milli hükümet olduğunu iddia ediyor !..
Anlayın işte
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








