
BİR TAZMİNAT HİKAYESİ
06 Nisan 2016 00:36:54
Geçenlerde Yeni Ufukun Bürosuna giderken, eski bir avukat dosta rastladım yolda..Emekten yana iyi bir hukukçu olmasının yanısıra şakacı bir arkadaştır kendisi
Beni görür görmez, sağ elimin işaret ve başparmağını birbirine sürterek para işareti yaptı
Sonra da ekledi:
Sen o parayı daha çok beklersin ! Adamın hiçbir şeyi kalmadı. Evi bile yok, yeğeninin otelinde yatıyor
Alamayacağımı söylediği para, yerel Demokrat gazetesinden kazandığımız tazminattı. Adamdan kastı da, o gazetenin sahibi Yalçın Keleşti.
Ben de şakalaştım onunla:
Hibe edelim öyleyse
Olmuyormuş.
Sonra başka konulara geçtik.
Avukatımız Rüştü İlkay Turhanın çabası sonucu 7 yıl gibi kısa bir süre sonunda dava lehimize sonuçlanmıştı. Ama, doğrusunu söylemem gerekirse, ondan sonrasını bilmiyordum. Hatta, ne kadar tazminat kazandığımızı bile !
İlgisizliğimin nedeni şuydu:
İki yıldır bir kitap üzerinde çalışıyorum, bütün zamanımı o alıyor. Yeni Ufuktaki yazılarımı bile bu yüzden çoğu kez aksatıyorum
Son zamanlarda Doğu Perinçek dostumun isteği üzerine bir-iki yazı da Aydınlıka gönderdim ayrıca
Hiç zamanım yok kısaca
Büroya gidince bizim çocuklara tazminat işinin hangi aşamada olduğunu sordum. Durum şöyleymiş:
Demokratın sahibi Keleş, 140 bin lira tutarındaki tazminatı yasal süre içinde ödememiş veya ödeyememiş. Bunun üzerine avukatımız normal prosedür gereği icraya başvurmuş ancak bizim önümüzde, uygulama aşamasında bir başka icra dosayı daha varmış. Biz de ikinci sıraya girmişiz. Bizden sonra bekleyen başka dosyalar da varmış.
Bu, normal bir prosedürmüş. Ancak, normal olmayan bir şey de varmış. Şuymuş o:
Keleş, bizim dava sonuçlanmak üzereyken, uzun süredir yanında çalışan Hülya Çokere biri 60 bin, öteki de 120 bin lira olmak üzere toplam 180 bin liralık, borç senedi vermiş ! Senetler zamanında ödenmeyince, bu kez alacaklı icraya başvurup Demokrat gazetesinin gelirlerine el koydurmuş.
İlginç olan, sözü edilen alacaklının Demokrattaki görevini sürdürmesiymiş. Nitekim, icra sürecinin ilk basamağında jenerikte de adı bulunuyormuş. Bunlar, belgeliymiş
Ayrıca, umuma açık yerlerde sık sık birlikte görünüyorlarmış
Yani, icralık halleri yokmuş !..
Anladınız tabii, bu ilginç dosya nedeniyle bizim tazminat alacağımız bir başka bahara kalmış !..
Değerli avukatımız İ.Turhan buna çok kızmış ve şöyle demiş bizimkilere:
Mahkemeye başvursak, hiçbir hakim bu durumu inandırıcı bulmaz
Avukatımız, ayrı bir dava açmak için bizimkilerden ilkten 6 bin lira istemiş. Sonra davayı ücretsiz açacağını söylemiş. Ama, dava filan açmamış !.. Bizimkiler de üzerinde durmamışlar
Hukukçu dostlara göre, çok sık olmasa da kimi borçlular böyle yollara başvurabiliyorlarmış
Ama, en azından inandırıcı biçimde ! Bizimki inandırıcılığı bir yana hukuken mizahmış!.. Örneğin borç senetleri bir işadamına verilse yasal ve etik olmamakla beraber, inandırcı olabilirmiş.
Ama, aynı işyerinde çalışan birisine verilmesi..İşte bu olmazmış !..
Dahası varmış: Demokratın sahibine toplam 180 bin lira borç veren Çokelin bu durumda bir vergi sorunu ortaya çıkıyormuş. Hukukçu dostların iddiasına göre, kendisi hakkında suç duyurusu yapılması halinde ucu tefeciliğe kadar uzanan bir soruşturmanın açılması sözkonusuymuş ve cezası çok ağırmış
İddialar/yorumlar böyle
Üzüldüm
Oysa bunlara hiç gerek yoktu.
Demokrat benim elimde büyüdü. Ona zarar gelmesini istemem.Ayrıca, orada çalışan çocukları da düşünürüm. Taraflar dostça-kardeşçe bir araya gelip uygun taksitli bir ödeme planında anlaşsalardı keşke
Bizim tarafın yargı sürecinde zaten 100 bin liralık bir fedakarlıkta bulunduğunu biliyorum.
Karşılığı bu olmamalıydı !
Sevdiğim, delikanlı bir kişi olarak bildiğim Yalçın Keleşe yakıştıramadım bunu. Borç namustur çünkü !..
Para gelir gider, ama bazı şeyler giderse bir daha geriye gelmez !..
Keşke bu satırları yazmak zorunda kalmasaydım
Gerçekten üzgünüm
Bundan sonra ne mi olur ?
Ona bizimkiler karar verecek. Çünkü para-pul konuları, benim dışımdaki konular çoktandır
o o o
Son söz olarak şunu söyleyeceğim:
7 yıllık yargı sürecinde olsun, kesin karardan sonra olsun, eline kalem verdiklerimizin yalancı tanıklıklarına, bizden görünüp de karşıya çalışan Truva atlarının ikiyüzlülüklerine, ucuz ayakoyunlarına sessiz/tepkisiz kaldıysak eğer, paraya-pula, metelik vermeyen, insancıl, meslek ahlakına sahip kişiliğimle ilgiliydi.
Bunu anlayamadılar ne yazık !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








