
HİTLER
08 Ocak 2016 21:41:09
Bir ülkede, Adolf Hitler, siyasal gündeme bir kıyısından da olsa oturduysa eğer, orada azıcık durmak gerekir. Özellikle de Başkanlık sistemi tartışılıyorsa o ülkede
Bizdeki gibi !
Baştan başlayalım:
Kimdir Hitler ?
Adolf Hitler, 1889 yılında, Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun sınırları içindeki Braunaauda doğdu.Babası gümrük memuruydu.Hitlerin çocukluğunun büyük bölümü, Y.Avusturyanın merkezi olan Linzde geçti. Tembel,başarısız bir öğrenciydi. 1905 yılında ortaöğretimini tamamlayamadan okuldan ayrıldı. Bir süre çeşitli işlerde çalıştı. Anne ve babasının ölümünden sonra Avusturyanın başkenti Viyanaya yerleşti.
Güzel sanatlara ilgi duyuyordu. İki kez Güzel Sanatlar Akademisinin sınavlarına girdiyse de başarılı olamadı. Geçimini posta kartları ve reklam afişleri çizerek sürdürdü.
Psikolojik sorunları olan bir gençti.İçine kapalı, çevresindeki insanlarla zor ilişki kurabilen birisiydi. Yalnız yaşamayı seviyordu. Alman olmayanlara ve özellikle Yahudilere karşı içi nefret doluydu.
1913te Münihe geçti. 1.Dünya Savaşı sırasında Avusturya ordusuna katılması için askere çağrıldı. Ancak, kişisel sorunları nedeni ile orduya alınmadı. Bu onda düşkırıklığı yarattı. Savaş başlayınca bu kez gönüllü er olarak Bavyera Piyade Alayına katıldı. Ön saflarda çarpıştı. Yaralandı. Demir Haç Nişanı aldı. Onbaşılığa yükseltildi.
Savaştan sonra ise, ordu adına siyasal etkinlikleri izleyip rapor etmekle görevlendirildi. İlk düzgün işi, ordu ajanlığıydı.
1919da Alman İşçi Partisine üye oldu. Bütün zamanını partiye ayırabilmek için ordudaki görevini bıraktı. Partisinin adı, aynı yıl, Nasyonel Sosyalist Alman İşçi Partisi (Nazi Partisi) olarak değiştirildi. Nasyonel Sosyalist, milliyetçi sosyalist anlamına geliyordu. Bu parti, gerçekte sosyalist değil, ırkçı/faşist bir partiydi. Parti üyeleri, sosyalistlerin ve komünistlerin toplantılarını basıyor, şiddet gösterileri yapıyordu. Şiddet olaylarının başını, partinin önde gelenlerinden Ernst Röhümün örgütlediği SAlar çekiyordu. Hitler, şiddet olaylarına aktif olarak katılıyordu. Hitlerin şiddet yanlısı tavrı ile ırkçı propaganda yöntemleri parti içinde tartışılmaya başlanmıştı. Ancak partinin şiddet olayları yoluyla adını duyurması ve taraftar toplamaya başlaması üzerine Hitlerin adı giderek sivrildi. 1921de sınırsız yetkiyle partinin başkanlığına getirildi.
Almanya açlıkla, sefaletle boğuşuyordu. Savaştan sonra kurulan Weimar cumhuriyeti ne ekonomik ve sosyal ne de siyasal sorunları çözememişti. Hitler, eski askerlerin de desteğini alarak bir darbe planladı. Ancak, başarılı olamadı. Bir birahanede planlandığı için birahane darbesi olarak anılan bu olay, Alman siyasal mizahının başlıca konusu haline geldi.
Hitler tutuklandı, beş yıla mahkum edildi. Ancak kısa bir süre sonra tahliye edildi.
Nazi Partisinin iktidara gelişinin temelinde, özellikle 1929 dünya krizi sonrasında dibe vuran ekonomik kaos ile siyasal istikrarsızlık önemli rol oynadı. Hitler, 1932 yılında cumhurbaşkanlığına aday oldu, ama seçilemedi. Seçimi Hinderberg kazandı. Ertesi yıl yapılan seçimlerde de tek başına iktidar olamadı. Ancak, cumhurbaşkanı Hinderberg, sanayi çevrelerinin de baskısı ile Hitleri şansölye (başbakan) olarak atamak zorunda kaldı. İktidarı ele geçiren Hitler, 1933 seçimlerinde, iktidar gücünü de kullanarak yüzde 44 oy aldı;ancak, yine tek başına iktidar olamadı. Bu kez, öteki sağcı partilerle ittifak kurarak iktidarını sağlamlaştırdı. Bu süreçte muhaliflerini şiddet yöntemleriyle ezdi; bir çoğunu tutuklatarak yargılanmalarına bile imkan veremeden öldürttü. 1933-1945 yılları arasında totoliter bir polis devleti kurdu. O, artık diktatördü. İktidarını iyice sağlamlaştırmak için devlet desteğiyle bir Gençlik Örgütü kurdu. 10 yaşına gelen her Alman çocuğu bu örgüte zorla üye kaydediliyor ve 18 yaşına kadar faşist/ırkçı bir eğitimden geçiriliyordu. 18 yaşına gelince de Nazi Partisine üye kaydediliyordu. Şiddet ve baskı ortamında yoksul halk; kömür, gıda, giysi dağıtımlarıyla uyutuluyordu.Hitlerin asıl amacı tarihsel haksızlığa uğrayan Almanyanın topraklarının Doğuya doğru genişlemesiydi.
Kavgam ismindeki kitabında bunun tarihsel temellerini açıklıyor, Alman ırkının yüceltilmesinin, arınmasının önündeki en önemli engel olarak da Yahudileri görüyordu. İnsanlığın bugün de nefret ve utançla andığı Yahudi katliamları özellikle 1935i izleyen yıllarda zirve yaptı
Hitlerin, Almanyayı ikinci dünya savaşı sırasında yenilgiye uğrattığını ve 1945 yılında bir sığınakta intihar ettiğini biliyoruz.
Çağdaş tarihin tanıdığı bu en namlı psikopat caninin adının Türkiye gündemine düşmesi, velevki kötüleyerek de olsa, iyiye işaret değildir.
Hele hele başkanlığın tartışıldığı günümüz koşullarında !..
Hep söylerim: Faşizm, gökten zembille inmez. Objektif-subjektif koşulları vardır. Kimi zaman, Almanyada olduğu gibi, seçimle de işbaşına gelebilir !..
Demokrasi eşittir seçim demek, yanılgıdır. Demokrasi, bir değerler sistemidir. Seçimlerin kutsanabilmesi için, o değerler sistemini koruması ve ileriye taşıması gerekir. Aksi halde seçim, antidemokratizmin aleti haline gelir.
Hitler Almanyasında olduğu gibi !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








