
DEMOKRATİK BİR EYLEM : KAZIK KAKMAK !
07 Aralik 2015 23:13:36
Bahçeli gitmemekte direniyor.
Kılıçdaroğlu da…
Oysa, demokrasinin evrensel teamüllerine aykırı bu. Gelenek şöyle diyor :
“Başarısız olan gider, gitmelidir.”
Bizim demokrasimiz, evrensellik ölçüsünün dışında kaldığından, tam tersi bir işleyişe sahip. Lafa dökmek gerekirse şöyle bir şey çıkıyor ortaya :
“Başarısız olan gitmez, kazık kakar !..”
Bu yaklaşım, demokratik bünyemizin bütün gözeneklerine sinmiş durumda. Siyasal partilerden demokratik kitle örgütlerine kadar, her alandaki yönetsel pozisyonlar, kazık kakmayı çok kolaylaştıran bir yapılanmaya sahip bu yüzden.
Bundandır, siyasal partilerde olsun, kitle örgütlerinde olsun, yöneticilik, özellikle başkanlık, mesleğe dönüşmüş durumda.
Kimileri için milletvekillği de !.
Siyasal partilerde kazık kakma eylemi gayet demokratik bir işleyişe ve “hukuki” tabana dayanıyor :
Aşağıdan yukarıya doğru kongreler yapılıyor, delegeler seçiliyor, genel kongrelerde üst delegeler, kazık kakmanın organik avadanlığı olarak tepedekilerce manipüle ediliyor. Bu şekilde kazık kakma eylemi, fena halde demokratik ve hukuki bir zemine oturuyor.
Demokrasi kisvesi altında sürdürülen bir dikta düzenidir bu !
Kongreler, seçimler fasa-fisodur. Delegeleri kafesleyen malı götürüyor ! Kafesleme işi aşağıdan yukarıya doğru yapıldığı için, en demokratik biçimini tepede buluyor. Mevcut yönetim, maça 3-0 galip başlıyor.
Bahçeli, genel kongre için 2018’i şavulluyor. Ayak sürüyor.
Kılıçdaroğlu ise, aşağıdaki kongrelerin beklenmesi taraftarı.
Muhalefetin bir kısmını kafeslediği “eski” delegelerle genel kurula gitmek riskli çünkü…
Vaktiyle kafeslenmiş yönetimlerle aşağıdan yukarıya doğru kongrelere gitmek ve üstkurul delegelerini eski kafeslerden çıkartmak daha akılcı !..
Kazık çakmanın demokratik altyapısı ile başkanlık ve genel yöneticilikler, mesleğe bu şekilde dönüşüyor. Kitle örgütleri için rol modeli oluyor ayrıca.
“Efendim sizin mesleğiniz nedir ?”
“Parti genel başkanı..”
Yahut:
“Falanca belediye, dernek, oda, vakıf, vb. başkanı…”
Yerelden sallayalım:
Ereğli Belediye Başkanlığı, ara dönemlerdeki kısa süreli “inkıtalar” sözdışı, yarım yüzyılda sadece üç belediye başkanı gördü. Sonuncusu (bundan önceki) yirmi yıldır o koltukta oturuyordu.
TSO Başkanlığı, bir tür rotasyona bağlanmış gibi. Aynı isimler kırk yıldır nöbetleşe aynı koltuğa oturuyor…
Atatürkçü Düşünce Derneği’nden Gazeteciler Cemiyeti’ne kadar bir çok demokratik kitle örgütünde de farklı bir durum yok. Meslek odaları da öyle…
Bir oturan, bir daha kalkmıyor !..
Bundandır, son yerel seçimde belediye yönetiminin el değiştirmesi ile dün kongrede CHP ilçe örgütü yönetiminin tepeden tırnağa yenilenmesi halkta ve CHP üyeleri arasında heyecan yarattı.
Başarısız olanlar gitti, yerlerine yenileri geldi.
Soru ÅŸu :
Yeni gelenler de geleneğe uyup kazık kakarlar mı ?
Başarılı olurlarsa sorun yok. Aksi halde onların da değişmesi için üzerimize düşeni yapacağız elbette… Bu bizim işimiz.
Son söz:
Ülkemizin yöremizin Kazıklı Voyvoda’lara değil, demokrasiyi iyi özümsemiş yöneticilere gereksinmesi var…
Delegeler kişilikli olmalıdır.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletiÅŸim
Müftü Mahallesi AteÅŸ Ahmet Sokak CerrahoÄŸlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.EreÄŸli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Åžikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








