
BU NOKTAYA NASIL GELDİK?
08 Eylül 2015 20:34:16
Bu köşeyi sürekli izleyen okurlarımız anımsayacaklardır. Diyorduk ki, PKK silah bırakmaz/bırakamaz!..
Niçin?
Çünkü PKK, kökü Osmanlıya uzanan Kürt sorununun ifade biçimlerinden birisi. Buna militan/militarist siyaset diyoruz. Bu siyaset, Osmanlıda Kürt isyanlarıyla somutlaşıyordu.
Öteki, sivil siyaset.
Süreç içinde bunlar yer değiştiriyor.
Militarist siyasetin ağır bastığı dönemler, savaş süreci olarak; sivil siyasetin ağır bastığı dönemler de barış süreci olarak adlandırılıyor.
Savaş-barış, ikiz kardeşler! Biri diğerine dönüşebiliyor. Toplumsal/siyasal diyalektik bunu öngörüyor.
Çözüm süreci, sivil siyasetin öne çıktığı bir süreçti; bundandır, bu süreç, barış süreci olarak isimlendiriliyordu.
Şimdiyse, militan/militarist siyasetin öne çıktığı bir süreç içindeyiz. Yahut, savaş süreci içinde! Bunu izleyen süreç, yeniden barış süreci olacak. PKK tümüyle yok edilse de edilmese de böyle olacak bu.
Kürt sorunu radikal bir çözüme kavuşmadan, bu ikili süreç, yer değiştirerek varlığını koruyacaktır.
Şöyle de söyleyebiliriz:
Kürt sorunu salt militarist yöntemlerle kökünden çözülecek bir sorun değildir. PKK, tümüyle yok edilse bile (ki bu çok zor, çünkü öncelikle ABD/Barzani elimizi tutuyor) bu ifade biçimi, teorik olarak varlığını koruyacak.
AKPnin açtığı çözüm süreci, sivil siyasetin ön aldığı barış süreciydi. Ve kesinlikle yanlış değildi. Yanlış olan, sürecin çift yanlı olarak istismar edilmesiydi:
AKP, çözüm sürecini, genel seçimlerde daha avantajlı bir konum elde etmek için kullanmaya çalışırken, PKK da silahların sustuğu dönemi, yeniden girilecek savaş sürecinin bir hazırlık dönemi olarak kullandı: Silah-mühimmat yığınağı, stratejik noktaların tuzaklanması, militan devşirme vb
Hemen her gün kalkan şehit cenazeleri, çift taraflı pragmatik yaklaşımların yürek burkan sonuçlarıdır:
Kabul etmek gerekir ki, çözüm ya da barış sürecinden PKK, daha hızlı ve etkin biçimde yararlandı:
Militarist hazırlıkların yanı sıra HDPnin bir Türkiye Partisine dönüşmesi, bunun sonucu olarak TBMMne 80 milletvekili sokması bunun kanıtıdır.
Şunu düşünüyorum:
Muhalif parti ve sivil inisiyatiflerin, HDPyi AKPnin iktidardan indirilmesinin bir aygıtı olarak kullanma taktiği tuttu. Ama,HDP bu noktada, yeni durumu, Seni başkan yaptırmayacağız çıkışı ile bireyselleştirerek büyük hata yaptı. Sonu, yeniden silahların öne çıkacağı bir inatlaşma sürecinin startı oldu bu. Denilebilir ki, Türkiyeyi bugünkü noktaya HDPnin taktik hatası ile Başkanlık inatlaşmasının getirdiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Şu an, PKK, ateşkese dünden hazır. Çünkü kan kaybediyor. Ama, seçimlere kilitlenen iktidar bu olanağı sağlamayacaktır PKKya. Bu, içimizi yakan şehit cenazelerinin süreceği anlamına da geliyor.
Büyük resme baktığımızda, Kürt sorununun çözümsüzlüğe doğru yol aldığını söylemek yanlış olmayacaktır.
Çünkü pkk, ABDnin de arkalamasıyla Türkiyeyi bölmek istiyor.
Bu, kabul edilemez.
Özerklik sorunu ise, militarist siyasetle çözümlenecek bir sorun değil.
Kürt sorununun yeniden çözüm sürecine girmesi için, Türkiyenin gerçek anlamda demokratik bir iktidara sahip olması gerekiyor.
Seçim bunu sağlar mı, ben umutlu değilim. Kaos sürecektir.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








