
YEREL LİSTELER
08 Nisan 2015 21:34:00
Sağdan soldan soran eden oluyor:
Abi sen ne diyorsun bu işe?..
Bu iş, AKPde, Ereğli-Alaplı bölgesinin milletvekilliği adaylığının Alaplıya kaydırılması ile, CHPde Ereğliye tahsis edilen 2. sıra kontenjan adaylığının tepeden indirilmesi, yerel siyasetçilere yüz verilmemesi
İlkten şunu söyleyeceğim:
Ben, bölgeciliğe/kentçiliğe, her türlü bölücülüğe karşı birisiyimdir. Bir partinin milletvekili adaylarının listelerde kentin coğrafi parselasyonuna göre konumlandırılması bana göre yanlıştır. Etnik kökeni, doğum yeri, ikamet ettiği il/ilçe neresi olursa olsun, listelerde ,işi adam gibi götürebilecek çapta siyasetçilere yer verilmesinin daha doğru olacağına inanırım.
Ama pek öyle olmuyor. Partiler adaylarını belirlerken, genelde ilin merkez ilçesi ile en kalabalık ilçesine öncelik tanıyorlar. Bunun gerekçesini de, ilçelerin oy potansiyelleri ile yerel siyasetçilerin halkla iç-içe olmasına bağlıyorlar.
Bu formalist yaklaşım, çoğu zaman, kentin siyaset kalitesi ile milletvekilliğinin genel entelektüel düzeyinin düşmesine yol açıyor.
Ancak bu partiler için önemli değil. Onlar, TBMMndeki kelle sayısına bakıyorlar. Kellenin içinin dolu veya boş olması kimsenin umurunda değil. Çünkü bizim özürlü demokrasimizde partiler de elit azınlıklar tarafından yönetiliyor. Onların da listelerde seçilebilecek sıradaki yerleri her zaman hazır oluyor.
Şimdi gelelim belli başlı iki partinin yerel listelerine
AKPnin Ereğli-Alaplı bölgesine ayrılan 2.sıranın, Alaplının eski Belediye Başkanlarından Faruk Çaturoğluna verilmesi, teknik faul! Çünkü, son yerel seçimde AKP, belediye başkanlığını CHPye kaptırdı. Seçim yitiren küçük bir ilçenin yerel siyasetçisine listede seçilebilecek bir yer verilmesi, yenilginin ödüllendirilmesi anlamına geliyor!
Buna karşılık, kurulduğundan bu yana Ereğlide yerel seçimi kazanamayan AKPye, son seçimde belediye başkanlığı koltuğunu armağan edenler arasında önemli bir rolü olan milletvekili Ercan Candan ile Ereğlinin ıskalanması da teknik faul!
Çünkü bu durumda, yerel seçimi kazanan ekip cezalandırılmış oluyor!..
Ancak AKP, neyi nerede ve ne zaman yapacağı ve ayrıca kullandığı kriterler belli olmayan bir parti! Bilmiyorum, bu iki teknik faulün gerekçesi nereye bağlı? AKP Ereğli ilçe örgütü ile belediyedeki karışıklığa mı, Fethullahçı iddialarına mı, yoksa bir başka nedeni mi var? Örneğin, tepede kurulan kimi sıcak ilişkilere mi?..
CHPye gelince
CHPnin liste sıralamasında teknik faul yok! Yerel seçimi kaybeden ekibin adaylık verilerek ödüllendirilmesi düşünülemezdi. Öyle de oldu.
Ancak, 2.sıraya Ereğlide ikamet etmeyen, ama Ereğli doğumlu aday atanırken, cinsiyet tercihinin, beklendiğinin aksine kadınlardan yana kullanılmaması yanlıştı.
İtiraf etmeliyim ki ben, 2.sıra kontenjan adaylığı için başvuruda bulunan Önay Alpago konusunda yanıldım. Çiller hükümeti döneminde devlet bakanlığı da yapan eski CHPli Alpagonun, üst düzey bazı vaatler almadan pat diye aday adayı olmayacağını düşünüyordum. Demek öyle değilmiş! Bu, Alpagonun siyasal kariyerini çoktan kapattığı, ancak bunun bilincine çıkmadığı anlamına geliyor ki, üzüldüm.
Buket Müftüoğlunun aday adaylığı, 2.sıranın kadın adaya verilmesinin önünü açan bir gelişmeydi. CHP Genel Merkezinin ayağına gelen bu şansı kullanmaması bence yanlıştı. Çünkü Müftüoğluna tabanda destek vardı. Benim bu değerlendirmem, 2.sıraya atanan Ünal Demirtaşın politik bakımdan yanlış tercih olduğu anlamına gelmiyor. (Partilerin seçim şanslarının analizi bir dahaki yazıya
)
SAVCI OLAYINDA İKİ TAVIR
Olayların haberleşme sürecinde yaşanan, siyasi bakış açısı ile mesleki (gazetecilik) bakış açısı arasındaki çelişki, savcının rehin alınıp öldürülmesi olayında bir kez daha yaşandı.
İktidar kanadı, bu haberin oto sansüre tabi tutulmasını öngören bir tavır sergiledi. Orada da durmadı, haberi bütün boyutlarıyla vermeyi sürdüren sosyal medyaya yasak getirdi.
Savcıyı kaçırıp öldürenlerin tavrı ile, iktidarın tavrı, birbiriyle zıt çelişki taşıyan siyasal tavırlardır.
Savcıyı kaçırıp öldürenlerin amacı, örgütlerinin propagandasını yapmak, Berkin olayı odağında kitle sempatisi toplamaya çalışmaktır.
İktidarın tavrı ise, kontr siyasal bir tavırdır. Yani, hem örgütün propaganda yapmasını engellemeye ve hem de istihbarat zafiyetini örtmeye yönelik bir tavırdır.
Haberi bütün boyutlarıyla kitlelere duyuran/gösteren tavır ise, mesleki bir tavırdır.
Gazeteci için önemli olan haberdir. Gazetecinin görevi, olayı en ince detaylarına kadar netleştirmek ve kitlelere taşımaktır. Bu onun varoluş nedenidir. Bunu yapmaması halinde mesleğinin temel ilkesine ters düşer.
Gazeteci için haber kutsaldır.
Siyasal iktidar olaya yaklaşımı kendi açısından haklı gibidir. Çünkü kaçırma ve öldürme olayının kitlelere taşınması, öteki siyasal tavra ya da yeraltı örgütünün tavrına hizmet gibi gözükmektedir.
Şu var ki, gazeteci, anılan haberi verirken, habere karşı tepkileri de vererek bir başka açıdan da mesleğin temel ilkesini yerine getirmiştir. Haber, bütün boyutlarıyla kitlelere taşınmıştır.
Haberi verme, tepkileri ver! O zaman haber, topal ördeğe dönüşür!..
Kaçırılma ve öldürülme olayının kitlelerde yaratacağı algının ne olup olmayacağı sorusunun yanıtını aramak, medyanın sorunu değildir.
Şu var ki son olayda, görevini yapmaktan öte bir iradeyi temsil etmeyen savcının vahşice öldürülmesi olayı, tıpkı IŞİDin cinayetleri gibi nefret yaratmıştır. Örgüt bu şekilde amacına ters düşe bir pozisyona kaymıştır. Sadece bu bile, olayı bütün boyutlarıyla kitlelere yansıtan medyanın, sadece mesleki değil, dolaylı şekilde ahlaki/siyasi açıdan da görevini yerine getirdiğini gösterir.
İktidarın olayı saklama çabası, istihbarat yetersizliğini örtme çabasıdır. Bu yaklaşım, onun mantığı açısından doğru olabilir. O, siyasal çıkarlarını korumak zorundadır. Ama, bunu yaparken, halkın haber alma hakkını/özgürlüğünü kısıtlama yoluna gidişinin demokratizmle örtüşmediği de ortadadır.
Despot iktidarların, öteden beri işlerine gelmeyen şeyleri halktan gizlemek için medyayı hedef alan tavrı, siyasal bir tavırdır, ama söyledik; bu, demokratik değil, baskıcı/buyurucu bir siyasal tavırdır. Siyasal terminolojide bunun adı faşizmdir
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








