
SEÇİM DEĞİL, REFERANDUM !
01 Nisan 2015 22:38:32
Başbakanlık danışmanı Etyen Mahsupyan dedi ki:
AKP seçimi kazanamazsa biter!..
Etyenin bu saptaması çok da harcıalem bir saptama değil. Eski solcu, eski liberal, eski Gülenci ve yeni AKPli Etyenin sözleri bir bakıma malumun ilamı! Seçimi kazanamazsa AKP gerçekten biter! Ama, AKPnin bitmesi, yeni AKPlilerin ortaya çıkmayacağı, daha doğrusu çıkamayacağı anlamına da gelmez. Çünkü AKP, çok partili yaşamla birlikte start alan karşıdevrimin vitrine çıkarttığı son partidir, ama onun yenilgisiyle karşıdevrim sonlanmaz! Sonlanması için AKPnin temsil ettiği karşıdevrimin de yenilmesi, yarım kalan Cumhuriyet devriminin yeniden inşaası gerekir.
Bunun için de tüm Cumhuriyetçi güçlerin el ele vermesi!..
Haziran seçimi bunun bir turnusolü olacaktır.
Ya karşıdevrim güven tazeleyecektir ya da AKPnin yenilmesiyle ağır bi yara alacaktır; Karşıdevrimci sürecin devrimci sürece dönüşmesi şansı doğacaktır.
Bunu onlar da biliyor. Bundandır, seçimi yitirmemek için ellerindeki tüm olanakları kullanacaklardır.
Seçmene bu noktada büyük görev düşüyor. Muhalefet partilerinin bilinen kibiri/megalonomisi, seçim ittifaklarının bu kez de yaşama geçirilmesini neredeyse imkansız kılıyor. Ama seçmen bunu tabanda gerçekleştirebilir. Örneğin MHPli seçmen, partisinin milletvekili çıkartma umudu olmayan illerde, duruma göre, oyunu CHPye veya bu kez seçime iddialı katılan Vatan Partisine verebilir.
Bu formül, CHPli seçmen için de geçerlidir, Vatan Partili seçmen için de, öteki Cumhuriyetçi partilerin seçmeni için de
Seçmenler, önümüzdeki genel seçimin, devrim-karşıdevrim arasında bir referandum olacağını bilinçlerine çıkartmak ve oylarını nafileleştirecek bir savrukluktan/bağnazlıktan kaçınmak zorundadırlar.
Kafayı çalıştırmanın tam zamanıdır!..
BU MU ÖZGÜRLÜK?!
Geçen gün eşimle birlikte Bozhanedeki çay bahçesinde birer çay içerken, tam önümüzden, ikisi bisiklet üzerinde, birisi de bisikletini iterek götüren üç genç kız geçti. Genç kızlar topuklarına değen uzun pardösüler giymişlerdi, başları da türbanlıydı.
Bisikletini iterek götüren genç kızın yüzünü hiç unutmayacağım. Utanç, bağışlanma, korku, özgüven yoksunluğu iç-içe geçmişti genç kızın yüzünde! Ne olur beni garipsemeyin, beni yargılamayın der gibiydi.
O, her genç kız gibi özgürce bisiklete binmek, spor yapmak istiyordu.
Ama, aldığı ortaçağ kültürü ile bunun kılık-kıyafetindeki yansısı, besbelli ki onu geriyor, adeta çevresinden yardım istiyordu
Ona hem içim sızladı, hem de gösterdiği cesarete, ortaçağ kültürüne başkaldırmasına hayran oldum.
Bizim neoliberaller, kadını örten, başını bağlayan baskıları, bir başka deyişle kadına yönelik en bağnaz cins saldırısını, özgürlük şekerine bulamaya çok meraklıdırlar! Onlara göre demokrasinin önkoşuludur bu! Herkes istediğini giymekte özgür olmalıdır
İyi ama, bir genç kızı, küçücük yaşlarda tesettüre sokan zorbalığın, yahut kadına yönelik en bağnaz cins saldırısının özgürlükle, demokrasiyle ne ilgisi vardır!... Siz gelin de bunu, uzun pardösüsü yüzünden bisiklete binmekte zorlanan genç kıza sorun bir de!
Utanmanız yoksa!..
Bisiklet, genç kız için erkek-egemen toplumda bir özgürlük aracıdır/simgesidir.
Ama, tesettürlü genç kız, o özgürlük aracından özgürce giyinerek yararlanacağı özgürlüğe sahip değil!..
Bu mudur demokrasi?
Asıl demokrasi, bisikletiyle ortaçağ kültürüne başkaldıran tesettürlü genç kızın cesaretidir!..
Onu hiç unutmayacağım
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








