
TABLO
22 Ocak 2015 01:20:20
Toplumsal sistemler, matruşka bebekleri gibi birbirinin içinden çıkarlar.
İlkten, ilkel toplum vardı. Köleci toplum onun içinden çıktı. Feodal toplum köleci toplumun içinden ! Kapitalist toplum feodal toplumun, Sosyalist toplum da kapitalist toplumun içinden çıktı. Bunları insanlık gördü, yaşadı. Sosyalizmden bir sonraki toplum biçimi sayılan komünist toplum ise henüz teoride…Sosyalizmin ustaları, komünist topluma, bir dünya devrimi sonucu ulaşılabileceğini söylüyor.Şu an ütopya, ama bilimdışı değil.
Çünkü tarih nehri ileriye akıyor. Sosyalist toplum dahil tüm toplumsal sistemlerin tarihsel birer kategori olduğunu insanlık yaşayarak öğrendi. Dünyaya kazık kakan sistem yok. Tümü gel-geç..
Toplumsal sistemlerin son ikisinin birbirine dönüşebilme özelliği var. Yani,sosyalist toplum biçiminden kapitalist topluma dönüş olanaklı. Çünkü her ikisinin altyapısı aynı. Ama, kapitalist bir toplumdan feodal bir topluma dönüş olanaklı değil. Çünkü altyapıları farklı. Tamam tarih nehri zaman zaman dirsek yapıyor, ama sonuçta yine yoluna devam ediyor. Tarihi tersine akıtmanın olanağı yok.
Günümüzde şeriatçı devletler, birer tarihsel kalıntı,ucube. Çünkü, altyapılarına kapitalist ilişkiler egemen, üstyapılarına ise köleci topluma doğru derinleşen feodal kültür ve değer yargıları; sosyal yaşam biçimi, hukuk sistemi, vb…
Teorik olarak, kapitalist toplumsal ilişkilerin üstyapıda yansısını bulması gerekir. Anılan toplumlarda bu, “zecri” (despotik) önlemlerle engelleniyor. Batı, özellikle petrol çıkarları gereği, kendilerine biat ettikleri sürece bu gibi ucube toplumların yaşamasına izin veriyor.
İçinde bulunduğumuz dönemde tarihin dümeni, kapitalist/emperyalist ülkelerin elinde.Ama onlar da 19.yüzyılın ortalarından bu yana için için çürüyorlar..
Türkiye, Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana, devletçiliği de deneyerek, kapitalist bir toplumsal yapıya kavuştu. Cumhuriyet devrimiyle, bu anlamda çağdaşlaştı, üstyapısına kapitalist topluma özgü değer yargıları egemen oldu. Batılılaştı.Ancak, çok sürmedi bu. Son elli küsür yıl içinde karşıdevrimin etkisi altına girdi, sonuçta emperyalizmin güdümünde “geri kalmış” ya da moda bir deyimle, “gelişmekte olan” bir ülke haline geldi.
Muhteremler şimdi çağdaş toplum değerlerini alaşağı edip Ortadoğu tipi despotik bir din devleti kurmaya uğraşıyorlar. Yahut tarih nehrini tersine akıtmaya !..
Türkiye hala Batı’ya bağımlı kapitalist bir ülke.Onu, feodal bir topluma dönüştürmenin olanağı yok. Ancak, zecri önlemlerle, üstyapısını geriye taşımak; topluma yeni bir yaşam biçimi ile değer yargıları dayatmak olanaklı. Bu zaten yavaş yavaş yapılıyor da..Bunun yolu da despotik bir yönetim kurmaktan geçiyor.
Burada soru ÅŸudur:
Ne derece başarılı olur bu ?
Muhteremlerin bu konuda kafası karışık. Ne yapacaklarını onlar da bilmiyor. Dincilik, şoven milliyetçilik, Osmanlıcılık bunların kafasında ve icraatlarında iç-içe geçmiş durumda ! Her uygulamaları birbiriyle çelişiyor. Şu yandan bakıyorsunuz dinci, bu yandan bakıyorsunuz şoven milliyetçi, dahası Osmanlıcı ! Kategorik olarak bir sebze çorbası !..
Ama, ilkeli (!) oldukları tek nokta var: Ne pahasına olursa olsun iktidarda kalmak !..
Eğer önümüzdeki seçimde halkın tercihi yine bunlar olursa,Türkiye belirsiz bir süre için çok karmaşık, çok sancılı bir döneme girecektir. “Uygun olmayan” seçim sonuçlarının paralel turnikesinden geçirilerek iptali bile sözkonusu olabilecektir.
Bugünkü tablo bu !..
İşin özeti: Muhalefete, Atatürkçü aydınlara, cumhuriyetçi kitlelere çok iş düşüyor…
Ama, nerede onlar ?!..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletiÅŸim
Müftü Mahallesi AteÅŸ Ahmet Sokak CerrahoÄŸlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.EreÄŸli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Åžikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








