
HANİ NEREDE ONLAR ?
02 Ocak 2015 13:08:13
Torba yasası ile maden işçilerine getirilen yeni haklar, Zonguldaktaki özel kömür işletmecilerinin de içyüzünü gözler önüne serdi.
Özelciler panik halinde ! İşçi çıkartarak yasayı zımmen protesto ediyorlar.
Umulan şu: İşsiz kalan işçiler eylem yapacaklar, bu da iktidarı seçim öncesi zor durumda bırakacak. Bazı tavizler koparılacak, işçilerin kafasına da şu kakılacak:
Bu koşullarda ben seni çalıştıramam ! Yeni yasayla getirilen hakları unutmazsan kendini kapının önünde bulursun ! Seç beğen..
İşçi, bu şekilde, işsizlikle, açlıkla terbiye edilmek isteniyor !..
Özelci nasıl bir işçi istiyor ?
Ağzı var, dili yok ! Asgari ücretle ortalama on saat çalışacak.
Kimi zaman sigorta hakkına da sırtını dönecek. Kesene yöntemiyle kemiklerine kadar soyulmaya tepki vermeyecek
Özalın TTKyı özel şirketlere açmasından bu yana işler böyle yürüyor..Bine yakın kaçak ocakta üretilen kömürler de özel kanallardan tüketim sürecine sokuluyor..
Özetle, şöyle böyle on yılı aşkın süredir işçilerin anası ağlıyor, patronlar servetlerine servet katıyor..
Daha da kötüsü, işçilere sahip çıkan da yok.
Muhalefet partileri
Sendikalar
Demokratik kitle örgütleri..
Basın
Üç maymun !..
Son olarak Kandillide işten atılan işçilerin kendilerini ocağa hapsetmeleri trajik yalnızlıklarını gösteriyor.
İşçi, sığınacağı hiç kimse olmadığı için, alınterini akıttığı ocağına sığınıyor.
Zonguldak eskiden bir mücadele kentiydi.Emeğin başkenti !
Bugün, haramilerin cenneti !..
Önderleri olmayan işçiler kaderlerine terk edilmiş durumda.
Sol partiler insafsızca sömürülen, iş cinayetlerinde ölen işçilere ağıt yakmaktan öte bir işleve sahip değiller.
Zonguldak, bugün işçi edebiyatının merkez üslerinden birisi sadece.Edebi malzeme deposu !..
0 0 0
Bir siyasetçi çıkıp da şu soruyu sormuyor:
Özel işletmeler istihdam yaratma konusunda tökezlemeye başladılar. Toplu işçi çıkarmalar bunu gösteriyor..Madenler devletindir. O halde devlet niçin bu işi kendisi yapmıyor ? Tam tersi, bir devlet kurumu olan TTKyı dilim dilim özel sektöre peşkeş çekiyor ?.
Maden işçileri, 12 Mart ve 12 Eylül faşist darbeleri sırasında bile hiç bu kadar yalnız kalmamışlardı !
Ne diyelim ?
Kader utansın !..
Çünkü ötekilerde utanma duygusu çoktandır tükenmiş durumda !
Not: Sevgili okurların yeni yılını kutluyorum. 2015, umarım, aydınlık geleceğin müjdesini veren gelişmelere gebe olur.
OSMANLICA
Osmanlıca tartışması absürd bir tartışmaydı.F-tipi operasyonun gürültüsü patırtısı içinde araya kaynaması iyi oldu.
Osmanlıca (ki bu adı Osmanlının ilk Batıya açılma projesi olan Tanzimattan sonra aldı), Türkçenin Arapça ve Farsça ile boğulduğu hibrit bir dildi; bir devlet diliydi ya da egemen sınıfların elit kesiminin diliydi.
Anadolu halkı, Osmanlı döneminde de Türkçe konuşuyordu. Yunus Emre, Pir Sultan, Kazak Abdal gibi halk sanatçıları şiirlerini, türkülerini Türkçe söylüyorlardı.
Divancılar ise Osmanlıca
Bu, özünde, egemen sınıf ile halk arasındaki çelişkinin kaçınılmaz bir sonucuydu. Yahut feodal parçalanmanın doğal sonucu.
Osmanlıca, içinde Arapça ağır bastığı için, Arap ABECEsi ile yazılıyordu. Arap alfabesini bilmek, Osmanlıca metinlerin anlaşılabilir hale gelmesine yetmiyordu.
Latin harflerine çevrilen bir Osmanlıca metni, daha sonra Türkçeye çevirmek gerekiyordu. Bugün de öyledir. Osmanlıca-Türkçe sözlük bunun için var. Türkçe Osmanlıca sözlük de
Cumhuriyet devrimiyle uluslaşma sürecine girilince, ulus ya da millet olmanın ana karakterlerinden birisi olması nedeniyle, dilbirliğinin sağlanması da zorunlu hale gelmişti. Atatürkün dil devrimi, Anadolu Türkcesini devlet dili haline getirdi. Arap ABECEsinden Latin ABECEsine geçiş, Türkçenin arınmasının, gelişmesinin yolunu açtı.
Türk Dil Kurumu bunun için kuruldu.Dilde de birlik giderek giderek böyle sağlandı. Türkçe ulusal dil haline geldi..
Okullarda arap ABECEsi öğretilebilir elbette; ama bu, Osmanlıcanın deşifre edilmesine yetmez. Ayrıca Osmanlıca sözcüklerinin Türkçe karşıtlarının da deşifre edilmesi gerekir. Ayrıca Osmanlıca sözcüklerin Türkçe karşıtlarının da öğrenilmesi gerekir.
Bence okullarda Osmanlıcanın öğretilmesi, İngilizce ya da Fransızcanın öğretilmesine benzer. Arap Alfabesi ve Osmanlıca, bir tür yabancı dile dönüşür. Herkes yine, Türkçe yazar, okur, konuşur.
Osmanlıca çıkışı fantezidir.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








