
CUMHURİYETTEN CUMHURİYETE !..
30 Ekim 2014 00:53:04
Bu sabah, Cumhuriyetimizin 91.yılı nedeniyle yazılmış 10u aşkın yazı okudum.
Havuz yazarları ile iktidar yanlısı liberallerin yazdıkları yazıların özeti şöyleydi :
Cumhuriyetin yeni bir yoruma ihtiyacı var !
Açıkça söylenmemekte beraber iktidarın açılım politikası ile reformları (!) Cumhuriyetin yeni yorumunun tezahürleri olarak görülüyor, öyle yorumlanıyordu.
Atatürkçü yazarlar ise, her zamanki gibi, Cumhuriyeti 1920li yılların içeriğiyle idealize ediyorlardı.
Tabii, iktidara bir sürü laf da sokarak !..
Okuduğum yazılarda şu sorunun net şekilde ortaya konulduğunu göremedim:
Yaşadığımız süreç, devrim süreci midir, yoksa karşı devrim süreci mi ?
Bunu ben yanıtlayayım :
Karşıdevrim sürecidir ! Ta 1946dan, çok partili yaşama geçişimizden bu yana böyledir bu. Bunun doğal sonucu olarak, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, artık milli ve demokratik bir devlet olduğunu söylemek mümkün değildir.
Karşıdevrimciler, Atatürkün kurduğu laik cumhuriyeti, bir İslam cumhuriyetine dönüştürme yolunda önemli mevziler elde ettiler.
Hedefleri, İslamcı yeni Osmanlı Devletini kurmaktır. Bunu zaten gizlemiyorlar da. 2023 yılı, hedefe ulaşacakları yıl olarak saptanmış durumda.
Devrimlerin karşı devrimlere yenik düştüğü görülmemiş bir şey değildir.
Sovyetler Birliğinin çöküşü ile Çinin aynı yolun yolcusu konumuna gelmesi, sosyalist devrimlerin kapitalizme yenik düşebileceğini bize öğretiyor.
Adam gibi birer demokratik devrim yapamamış ülkelerde hala devrim-karşı devrim gelgitlerinin yaşanması da bunu doğruluyor.
Ülkemizi de bu kategori içinde ele almak mümkündür:
Cumhuriyet Devrimimiz, altyapısında kapitalizmin inşası sürecini ileri mevzilere taşımış, milli burjuvazinin önderlik ettiği bir demokratik devrim değildi.
Feodal altyapının üzerine radikal küçükburjuvazinin önderliğinde oturtulmuş sıra dışı bir demokratik devrimdi.Bunu çok iyi bilen Atatürk tarihi ilerlemeyi, reformlar yoluyla yukarıdan aşağıya inşa etme yolunu tutmuştu. Bu da devrimci sürecin sürekli olarak kendisini yenilemesini öngörüyordu.
Devrimci sürecin 1946da karşı devrimci sürece dönüşmesiyle Cumhuriyetimizin milli-demokratik içeriği de değişmeye başladı. Bugün gelinen nokta, Cumhuriyet Devriminin ipinin çekilmesi noktasıdır !..
Soru şu:
Karşıdevrimci süreç, yeniden devrimci bir sürece dönüşebilir mi ?
Bu, teorikman mümkün.
Ama, geçmişe özlem yazıları döktürerek, umut tacirliği yaparak olmaz bu ! Halkın önüne geçmek gerekir. Tarihi yapan halk kitleleridir; ama, sağlam bir önderliğe sahip olması koşuluyla !..
Cumhuriyet Devrimimiz bize bunu öğretiyor !..
Halk kitleleri, ona yol gösterecek, tarihi ilerletecek bir önderliğe sahip değilse, karşıdevrim hedefine doğru şıngır-mıngır yürür ! Yürüyor da zaten !..
Cumhuriyetimizin en büyük sorunu, kendisini kör raydan kurtarıp yeniden devrimci raya oturtacak önderlere sahip olmamasıdır.
Ona önderlik yapamıyorsanız, halka kızmaya ne hakkınız vardır ?!
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








