Yeni Ufuk Gazetesi  - Kdz Ereğli ve Zonguldak bölgesel haberler
 
logo
  •  
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » MEDYA
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » TÜM HABERLER
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » ARŞİV ARAMA
    •  » HABER ARA
    •  » SEKTÖR
    •  » KÜNYE
  • ZONGULDAK
  • KDZ.EREĞLİ
  • ALAPLI
  • GÜLÜÇ
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • POLİTİKA
  • MAGAZİN
  • YAŞAM
  • DÜNYA
  Son Dakika |  Çetin Bozkurt’a 177 yıl hapis istemi
  Son Dakika |  Batı Karadeniz Su Ürünleri Kooperatifleri Kafes Balıkçılığına karşı birleşti
  Son Dakika |  Kandilli’de iş kazası geçiren madenci devletten yardım bekliyor
  Son Dakika |  Kdz. Ereğli’de asfalt ihalesi sonuçlandı
  Son Dakika |  Kafes Balıkçılığı projesinde kritik dönemeç: Kooperatif karşı çıktı
  Son Dakika |  Kdz.Ereğli’de işe yerleştirme vaadiyle dolandırıcılık iddiası
  Son Dakika |  TTK’da yaş sınırı 35’ten 32’ye düşürüldü
  Son Dakika |  Belediye Başkanına saldıran zanlı tutuklandı
  Son Dakika |  AK Parti'de büyük değişim başlıyor
  Son Dakika |  Son Dakika.. Gökhan Demirtaş serbest bırakıldı
05 Mayıs 2026 Salı
ÇÖZÜMÜN  ADRESİ HALK!

ÇÖZÜMÜN ADRESİ HALK!
08 Haziran 2014 19:17:18

Yazar : Sina Çıladır

        
PKK’yı, Kürt Sorunu’nun tarafı olarak “ulusal” çerçeve içinde ele almak yanlıştır. İki bakımdan :
Birincisi PKK, siyasi mücadeleyi silahla da sürdüren bir şiddet örgütüdür. Tüm dünyadaki şiddet örgütlerinin Irak-Türkiye kesimindeki bir parçası ya da uzantısıdır. PKK, bu niteliğiyle sadece ulusal ya da Türkiye’ye özgü bir fenomen değildir; uluslar arası bir kimliğe de sahiptir.
İkincisi, PKK bağımsız/otonom bir örgüt de değildir. Kuzey Irak Kürt Bölgesinde konuşlanmış, Kürt yönetiminden ve onun arkasındaki ABD’den destek alan ve dolayısıyla ABD’nin bölgedeki çıkarlarına hizmet eden bir taşeron örgüttür de.
PKK’nın bu konumu, Kürt hareketini, kendi kaderini tayin etmek isteyen, bunun için mücadele eden devrimci bir halk hareketi olmaktan çıkartmaktadır.
PKK, dışa bağımlı ırkçı bir hareketin Türkiye odaklı silahlı gücüdür. Hedefi, Türkiye’yi bölmek, ABD’nin bölgede gitgide zayıflayan elini güçlendirmektir.
PKK’ya bakarken, arkasındaki çok yıldızlı bayrağı görmemek hata olur.
 
0     0     0
 
PKK’nın uzunca bir aradan sonra yeniden hareketlenmesi;  yol kesip adam ve çocukları kaçırması, araçları yakması, vb. iki şeyi gösteriyor:
İktidar, Güneydoğu’da bilinçli olarak ipin ucunu kaçırmıştır ! Bu bölgede devlet, çoktandır şeklen vardır, gerçekte yoktur.
Ama öte yandan AKP’nin ünlü “çözüm süreci”, PKK’nın da görece olarak pasifize edildiği bir süreç olmuş; Kürt sorunu giderek iç-politikanın çok da etkin olmayan bir aracına dönüşmüştür. Çözüm süreci, hızla çözümsüzlüğe doğru yol almaktadır. PKK’nın son eylemleri buna bir tepkidir.
Şu sorulmalıdır:
Bu ironik süreçte kim kimi kullanıyor, niçin, nasıl ?
Her iki taraf da birbirini kullanıyor! PKK ve onun legal uzantıları, milliyetçi argümanlarla bölgeyi siyaseten de Kürtleştirirken, AKP’de cumhurbaşkanlığı ile bir yıl sonraki genel seçimlerden önde çıkmak için Kürtleri kullanmaktadır !..
Bu çift yanlı pragmatik politikaların nerede ve nasıl sonuçlanacağı şu an belli değildir. Başka bir şey de var:
Diyelim ki AKP iktidardan düştü. CHP ile MHP bir koalisyon hükümeti kurdu. Bu durumda koalisyon hükümeti, AKP’nin Kürt politikasını red mi edecektir? Ederse alternatif politikası ne olacaktır ?
CHP’nin berrak bir Kürt politikası yok.
MHP’nin Kürt politikası ise hamasi klişelerden ibaret.
Türkiye’nin en önemli sorunlarından birisi de, muhalefetin berrak bir Kürt ve PKK politikasına sahip olmayışıdır bugün !
Bu durumda CHP ile MHP’nin ya iktidar olma gibi bir vizyonları yok; ya da Kürt sorununu önümüze geldiği zaman düşünürüz gibi oportünist yaklaşım içindedirler.
Hangisi ?
İkisi iç-içe !..
Ben kendi adıma Kürt sorununun önümüzdeki bir yıl içinde somut çözümlere kavuşacağını sanmıyorum.
Esas gürültü, Cumhurbaşkanlığı seçimi ile genel seçimden sonra kopacaktır.
AKP kalsa da böyle olacaktır bu, gitse de !
Çünkü sorun yine ortada olacak ve çözüm bekleyecektir.
Ne AKP’nin bu sorunu radikal çözümlere kavuşturacak gücü ve niyeti vardır ne de muhalefetin !
Bu aşamadan sonra “ver kurtul” bile, çözüm değildir !..
Çünkü verseniz de kurtulamazsınız ! Durmadan yenilerini isteyeceklerdir !..
Çözüm nedir peki ?
Çözümün adresi halktır ! Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, vb. halk !
Emperyalizmin taşeronu konumundaki ırkçı/bölücü hareketlerin ülkemizin geleceğini nasıl karartacağına tüm etkin mozayik inanırsa, sorun kendiliğinden çözülür.
Bu aslında bir halk iktidarı sorunudur da !..
Tamam bu gelecek için fazla ütopik bir yaklaşım oldu. Ama, başka radikal çözüm yoktur.
Çünkü CHP gitgide sağa kayıyor, MHP bildiğiniz gibi, İP gibi sol partiler AKP ile flört halinde !..
Bir ülkede, spontane sokak hareketlerinin kendilerine iktidarı armağan edeceğine inanan bir muhalefet varsa, o ülke ayvayı yemiş demektir !..
Çünkü bizim demokrasi kültürümüz, “halk beni istemiyor, hadi bana eyvallah” diyecek kadar rafine bir kültür değil !
Spontane kitle hareketleri, özellikle neo-liberalizmin eteklerinin tutuştuğu şu dönemde, mevcut yönetimin daha despotlaşmasına yol açar.
Öndersiz, başı boş kalmış, provoke edilmiş kitle hareketleri faşizmin altyapısını oluşturur !..
Biz bu filmi 12 Mart ve 12 Eylül’de yakından gördük, yaşadık !..
Son günlerdeki kitle hareketleri içinde yüzü-gözü sarılı ve elleri Molotoflu/silahlı bir takım kimselerin görülmeye başlanmasının sırrı, burada gizlidir:
Terörün kendisine özgü bir mantığı vardır. Onlar, kitle hareketlerinin pankartların sallanıp türkülerin okunduğu edilgen “demokratik” hareketler olarak kalmasının kimseye bir şey vermeyeceğini düşünürler. Hedefleri, kitlelerle kolluk güçlerini mümkün olabilecek en yaygın ve sert şeklinde yüz yüze getirmektir. Kolluk şiddetinin kitleleri düzene karşı bilinçlendireceğini ve daha aktif mücadele yolları aramaya iteceğini düşünürler. Onlar için en ideal yönetim biçimi faşizmdir !.. Demokrasi kavgası, asıl faşizme karşı verilen kavgadır !..
İşin ilginci, aynı şeyi egemenler de düşünür. Halk hareketlerinin şiddet öğeleri içermeye başlaması, onlar için, despotik bir yönetime yönelmenin harika bahanesi olur !..
Egemenle bireysel şiddeti buluşturan nokta burasıdır !
Kitle hareketleri, ancak, onlara yol gösterecek bir önderlerinin olması halinde etkili olur ve provokasyonlara kapanır.
Var mı kitle hareketlerinin siyasi önderi bugün? Gezi olayları bu soruya olumsuz yanıt vermemize imkan tanıyor.
Sonuç ne olmuştur ?
AKP’nin daha da despotik önlemlere yönelmesi !..
Türkiye’nin en önemli sorunu, muhalefet boşluğudur bugün. Sol’un yetersizliğidir !  Bu yüzden kitlelerin devrimci enerjisi, egemenler ile terör gruplarının işine yarıyor !..
  
KADROLAŞMA SORUNU
 
Yeni belediye yönetiminin, “yeni” olduğunu duyumsatmakta biraz gecikmesi, Ereğli kamuoyunda yanlış değerlendirmelere yol açtı. Deniliyor ki; “Dr. Uysal yönetimi, Posbıyık’ın 20 yılda biriktirdiği ve özenle yetiştirdiği kadrolarla yoluna devam edecek galiba !..”
Kimileri konuya, daha da paranoyal yaklaşımlarda bulunuyor ki, bunu tartışma ortamına taşımak yanlış olacaktır.
Dürüst olmak gerekirse, AKP’nin Ereğli’de seçimi kazanması bir mucizedir. Çünkü geçen yerel seçimlere göre CHP ile AKP arasında 21 puanlık bir fark vardı. AKP’nin bu farkı kapatıp üstüne 1 puan da koyarak seçimi kazanmasını başka türlü izah etmek zordur.
Biliyoruz ki, AKP bu başarıya, Türk Metal sendikasının aktif desteği ve AK parti Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Ercan Candan’ın olağanüstü performansı ile bir avuç muhalif basının geniş kitleleri etkileyen yayınları sonucu ulaştı. Dr. Uysal’ın lekesiz kişiliği ile CHP’den transfer edilen birkaç belediye meclis üyesinin belirli yerlerde dengeleri AKP lehine bozması tali etkenlerdi.
Bunlara CHP ile Posbıyık’ın yandaşlarını da eklemek gerek.
Kamuoyunca şuna benzer anekdotlar kulaktan kulağa yayılıyor :
“ Ak Parti yerel iktidarı da ele geçirdi ama, belediyeyi ele geçiremedi !..”
İçinde mizah öğesi de bulunan bu tür yorumlar, gerçekte, kadro yenilenmesinin zorunlu olduğu düşüncesini de içeriyor.
Bu nokta da şöyle bir soru açılabilir :
Tepeden tırnağa tüm kadroyu yenilemek şart mıdır ?
Olmaz öyle şey ! Zaten mümkün de değildir.
Kadrolaşmaktan kasıt, yönetim kademelerinin değişmesidir ki görece olarak küçük bir azınlığı kapsar.
Yönetim felsefesi değişmeyecekse, eskinin kafaca devamı olunacak’sa, onların bile değişmesi şart değildir !
Yok, rantçı yönetim felsefesinin değiştirilmesi, halkçı bir felsefeye dönüştürülmesi öngörülüyorsa, yönetim kademelerinin değişmesi sorunlu hale gelir. Çünkü eski’yle, eskilerle yeni bir şey yapamazsınız !..
Belki ironiktir ama, Dr. Uysal yönetimi bir yandan kadro sıkıntısı çekiyor, öte yandan’sa tüm kadrolar dolu !..
Bu sorunun çözümü için çaba gösterildiği biliniyor. Ama, pat diye olacak şey de değil bu ! Sabırlı olmak gerekiyor…
En önemli sakınca şu :
Yönetim kadrolarının değişmemesi, yeni yönetimin halkın karşısına yeni bir yüzle çıkmasını geciktiriyor!..
Oysa halk, haklı olarak yeni şeyler bekliyor.. 
Özellikle de esnaf!..

ETİKETLER : Yazdır

      Yorumlar

    Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
    Henüz bir yorum yapılmamış

     Diğer Yazıları


    • Zonkişot
      31-05-2011 | 03 : 15 50
    • NİHAYET !
      06-09-2024 | 00 : 16 39
    • CUMARTESİ NOTLARI
      31-03-2025 | 00 : 16 23
    • KANDİL/DEM ORTADA KALDI !
      01-04-2025 | 00 : 30 02
    • TARLABAŞI
      15-08-2022 | 18 : 52 30
    • İKTİDARIN KÜRT POLİTİKASI
      28-11-2024 | 00 : 11 23
    • KİM KİMLE BARIŞACAK ?
      14-01-2025 | 00 : 20 09
    • SOL, SANAYİ, ÇEVRE…
      25-11-2024 | 00 : 05 42
    • SURİYE’DE NELER OLUYOR ?
      02-12-2024 | 00 : 03 54
    • AB CHP’ye NİÇİN SOĞUK ?
      03-04-2025 | 00 : 34 13
    • DURUM
      17-05-2024 | 23 : 58 29
    • İPİN UCU...
      21-03-2025 | 00 : 25 49
    Tüm Yazıları

     Köşe Yazarlarımız


    • Sina Çıladır
      Sina Çıladır
      POPÜLİZM TEHLİKESİ !
    • Sina Çıladır J
      Sina Çıladır J
      DOĞRU YOL!..
    • civileme
      civileme
      MÜZEYYEN
    • Gamze Gayret
      Gamze Gayret
      SEN KİM? DENİZ YAVUZYILMAZ KİM? HARUN AKIN...
    • Zehra Çıladır
      Zehra Çıladır
      BİR VATANIMIZ VARSA ATATÜRK SAYESİNDE !
    • Hasan Hüseyin Yalvaç
      Hasan Hüseyin Yalvaç
      SEVGİLİLER GÜNÜ
    • M.Kademoğlu
      M.Kademoğlu
      Mesajlar eksik. Şimdi geri yükle Yükleniyor...
    • Melda Yenin
      Melda Yenin
      ELEŞTİRİ.. ONARMAK MI, YIKMAK MI?

     Çok Okunan Köşe Yazıları


    • BUGÜN
    • BU HAFTA
    • BU AY
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      POPÜLİZM TEHLİKESİ !
    • Editör Görseli
      Gamze Gayret
      SEN KİM? DENİZ YAVUZYILMAZ KİM? HARUN AKIN...
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      1 MAYIS RUHU !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      DERBİ !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      SÜREÇ VE OLASI SEÇİM İTTİFAK LARI…
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      YENİ ANAYASA
    • Editör Görseli
      Gamze Gayret
      KOTRA'NIN MHP İL BAŞKANLARI İLE SIKINTISI...SELİM ALAN GİBİ SODAYI SEN İÇMEK ZORUNDA KALABİLİRSİN SAYIN ALTUĞ....
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      APO İLE TRUMP !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır J
      DOĞRU YOL!..
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      DÜNYADA YENİ MEVZİLENME ?
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      CHP VE KİTLE DESTEĞİ
    • Bize Ulaşın
    • Künye
    • Reklam
    Yeni Ufuk Gazetesi  - Kdz Ereğli ve Zonguldak bölgesel haberler

    © yeniufuk.com.tr

     Künye - iletişim
     

    Mobil uygulamayı indirmek için tıklayınız


      Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
    Kdz.Ereğli/Zonguldak
      03723121008
      eregliyeniufuk@gmail.com
     
    İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
    Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.