
ÇÖZÜMÜN ADRESİ HALK!
08 Haziran 2014 19:17:18
PKKyı, Kürt Sorununun tarafı olarak ulusal çerçeve içinde ele almak yanlıştır. İki bakımdan :
Birincisi PKK, siyasi mücadeleyi silahla da sürdüren bir şiddet örgütüdür. Tüm dünyadaki şiddet örgütlerinin Irak-Türkiye kesimindeki bir parçası ya da uzantısıdır. PKK, bu niteliğiyle sadece ulusal ya da Türkiyeye özgü bir fenomen değildir; uluslar arası bir kimliğe de sahiptir.
İkincisi, PKK bağımsız/otonom bir örgüt de değildir. Kuzey Irak Kürt Bölgesinde konuşlanmış, Kürt yönetiminden ve onun arkasındaki ABDden destek alan ve dolayısıyla ABDnin bölgedeki çıkarlarına hizmet eden bir taşeron örgüttür de.
PKKnın bu konumu, Kürt hareketini, kendi kaderini tayin etmek isteyen, bunun için mücadele eden devrimci bir halk hareketi olmaktan çıkartmaktadır.
PKK, dışa bağımlı ırkçı bir hareketin Türkiye odaklı silahlı gücüdür. Hedefi, Türkiyeyi bölmek, ABDnin bölgede gitgide zayıflayan elini güçlendirmektir.
PKKya bakarken, arkasındaki çok yıldızlı bayrağı görmemek hata olur.
0 0 0
PKKnın uzunca bir aradan sonra yeniden hareketlenmesi; yol kesip adam ve çocukları kaçırması, araçları yakması, vb. iki şeyi gösteriyor:
İktidar, Güneydoğuda bilinçli olarak ipin ucunu kaçırmıştır ! Bu bölgede devlet, çoktandır şeklen vardır, gerçekte yoktur.
Ama öte yandan AKPnin ünlü çözüm süreci, PKKnın da görece olarak pasifize edildiği bir süreç olmuş; Kürt sorunu giderek iç-politikanın çok da etkin olmayan bir aracına dönüşmüştür. Çözüm süreci, hızla çözümsüzlüğe doğru yol almaktadır. PKKnın son eylemleri buna bir tepkidir.
Şu sorulmalıdır:
Bu ironik süreçte kim kimi kullanıyor, niçin, nasıl ?
Her iki taraf da birbirini kullanıyor! PKK ve onun legal uzantıları, milliyetçi argümanlarla bölgeyi siyaseten de Kürtleştirirken, AKPde cumhurbaşkanlığı ile bir yıl sonraki genel seçimlerden önde çıkmak için Kürtleri kullanmaktadır !..
Bu çift yanlı pragmatik politikaların nerede ve nasıl sonuçlanacağı şu an belli değildir. Başka bir şey de var:
Diyelim ki AKP iktidardan düştü. CHP ile MHP bir koalisyon hükümeti kurdu. Bu durumda koalisyon hükümeti, AKPnin Kürt politikasını red mi edecektir? Ederse alternatif politikası ne olacaktır ?
CHPnin berrak bir Kürt politikası yok.
MHPnin Kürt politikası ise hamasi klişelerden ibaret.
Türkiyenin en önemli sorunlarından birisi de, muhalefetin berrak bir Kürt ve PKK politikasına sahip olmayışıdır bugün !
Bu durumda CHP ile MHPnin ya iktidar olma gibi bir vizyonları yok; ya da Kürt sorununu önümüze geldiği zaman düşünürüz gibi oportünist yaklaşım içindedirler.
Hangisi ?
İkisi iç-içe !..
Ben kendi adıma Kürt sorununun önümüzdeki bir yıl içinde somut çözümlere kavuşacağını sanmıyorum.
Esas gürültü, Cumhurbaşkanlığı seçimi ile genel seçimden sonra kopacaktır.
AKP kalsa da böyle olacaktır bu, gitse de !
Çünkü sorun yine ortada olacak ve çözüm bekleyecektir.
Ne AKPnin bu sorunu radikal çözümlere kavuşturacak gücü ve niyeti vardır ne de muhalefetin !
Bu aşamadan sonra ver kurtul bile, çözüm değildir !..
Çünkü verseniz de kurtulamazsınız ! Durmadan yenilerini isteyeceklerdir !..
Çözüm nedir peki ?
Çözümün adresi halktır ! Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, vb. halk !
Emperyalizmin taşeronu konumundaki ırkçı/bölücü hareketlerin ülkemizin geleceğini nasıl karartacağına tüm etkin mozayik inanırsa, sorun kendiliğinden çözülür.
Bu aslında bir halk iktidarı sorunudur da !..
Tamam bu gelecek için fazla ütopik bir yaklaşım oldu. Ama, başka radikal çözüm yoktur.
Çünkü CHP gitgide sağa kayıyor, MHP bildiğiniz gibi, İP gibi sol partiler AKP ile flört halinde !..
Bir ülkede, spontane sokak hareketlerinin kendilerine iktidarı armağan edeceğine inanan bir muhalefet varsa, o ülke ayvayı yemiş demektir !..
Çünkü bizim demokrasi kültürümüz, halk beni istemiyor, hadi bana eyvallah diyecek kadar rafine bir kültür değil !
Spontane kitle hareketleri, özellikle neo-liberalizmin eteklerinin tutuştuğu şu dönemde, mevcut yönetimin daha despotlaşmasına yol açar.
Öndersiz, başı boş kalmış, provoke edilmiş kitle hareketleri faşizmin altyapısını oluşturur !..
Biz bu filmi 12 Mart ve 12 Eylülde yakından gördük, yaşadık !..
Son günlerdeki kitle hareketleri içinde yüzü-gözü sarılı ve elleri Molotoflu/silahlı bir takım kimselerin görülmeye başlanmasının sırrı, burada gizlidir:
Terörün kendisine özgü bir mantığı vardır. Onlar, kitle hareketlerinin pankartların sallanıp türkülerin okunduğu edilgen demokratik hareketler olarak kalmasının kimseye bir şey vermeyeceğini düşünürler. Hedefleri, kitlelerle kolluk güçlerini mümkün olabilecek en yaygın ve sert şeklinde yüz yüze getirmektir. Kolluk şiddetinin kitleleri düzene karşı bilinçlendireceğini ve daha aktif mücadele yolları aramaya iteceğini düşünürler. Onlar için en ideal yönetim biçimi faşizmdir !.. Demokrasi kavgası, asıl faşizme karşı verilen kavgadır !..
İşin ilginci, aynı şeyi egemenler de düşünür. Halk hareketlerinin şiddet öğeleri içermeye başlaması, onlar için, despotik bir yönetime yönelmenin harika bahanesi olur !..
Egemenle bireysel şiddeti buluşturan nokta burasıdır !
Kitle hareketleri, ancak, onlara yol gösterecek bir önderlerinin olması halinde etkili olur ve provokasyonlara kapanır.
Var mı kitle hareketlerinin siyasi önderi bugün? Gezi olayları bu soruya olumsuz yanıt vermemize imkan tanıyor.
Sonuç ne olmuştur ?
AKPnin daha da despotik önlemlere yönelmesi !..
Türkiyenin en önemli sorunu, muhalefet boşluğudur bugün. Solun yetersizliğidir ! Bu yüzden kitlelerin devrimci enerjisi, egemenler ile terör gruplarının işine yarıyor !..
KADROLAŞMA SORUNU
Yeni belediye yönetiminin, yeni olduğunu duyumsatmakta biraz gecikmesi, Ereğli kamuoyunda yanlış değerlendirmelere yol açtı. Deniliyor ki; Dr. Uysal yönetimi, Posbıyıkın 20 yılda biriktirdiği ve özenle yetiştirdiği kadrolarla yoluna devam edecek galiba !..
Kimileri konuya, daha da paranoyal yaklaşımlarda bulunuyor ki, bunu tartışma ortamına taşımak yanlış olacaktır.
Dürüst olmak gerekirse, AKPnin Ereğlide seçimi kazanması bir mucizedir. Çünkü geçen yerel seçimlere göre CHP ile AKP arasında 21 puanlık bir fark vardı. AKPnin bu farkı kapatıp üstüne 1 puan da koyarak seçimi kazanmasını başka türlü izah etmek zordur.
Biliyoruz ki, AKP bu başarıya, Türk Metal sendikasının aktif desteği ve AK parti Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Ercan Candanın olağanüstü performansı ile bir avuç muhalif basının geniş kitleleri etkileyen yayınları sonucu ulaştı. Dr. Uysalın lekesiz kişiliği ile CHPden transfer edilen birkaç belediye meclis üyesinin belirli yerlerde dengeleri AKP lehine bozması tali etkenlerdi.
Bunlara CHP ile Posbıyıkın yandaşlarını da eklemek gerek.
Kamuoyunca şuna benzer anekdotlar kulaktan kulağa yayılıyor :
Ak Parti yerel iktidarı da ele geçirdi ama, belediyeyi ele geçiremedi !..
İçinde mizah öğesi de bulunan bu tür yorumlar, gerçekte, kadro yenilenmesinin zorunlu olduğu düşüncesini de içeriyor.
Bu nokta da şöyle bir soru açılabilir :
Tepeden tırnağa tüm kadroyu yenilemek şart mıdır ?
Olmaz öyle şey ! Zaten mümkün de değildir.
Kadrolaşmaktan kasıt, yönetim kademelerinin değişmesidir ki görece olarak küçük bir azınlığı kapsar.
Yönetim felsefesi değişmeyecekse, eskinin kafaca devamı olunacaksa, onların bile değişmesi şart değildir !
Yok, rantçı yönetim felsefesinin değiştirilmesi, halkçı bir felsefeye dönüştürülmesi öngörülüyorsa, yönetim kademelerinin değişmesi sorunlu hale gelir. Çünkü eskiyle, eskilerle yeni bir şey yapamazsınız !..
Belki ironiktir ama, Dr. Uysal yönetimi bir yandan kadro sıkıntısı çekiyor, öte yandansa tüm kadrolar dolu !..
Bu sorunun çözümü için çaba gösterildiği biliniyor. Ama, pat diye olacak şey de değil bu ! Sabırlı olmak gerekiyor
En önemli sakınca şu :
Yönetim kadrolarının değişmemesi, yeni yönetimin halkın karşısına yeni bir yüzle çıkmasını geciktiriyor!..
Oysa halk, haklı olarak yeni şeyler bekliyor..
Özellikle de esnaf!..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








