
MİLLİYETÇİLİK VE ULUSALCILIK (1)
15 Nisan 2014 20:52:32
Politik kavram kargaşasının iki nedeni vardır:
Cehalet ve kavramların göreceliği.
Bu ikisi iç-içedir.
Cehalet, toplumu manipülasyona açık hale getirir. Kavram çarpıtmaları cehaletten beslenir.
Kavramların göreceliği ise kavram kargaşasının temel nedenidir.
Örneğin milliyetçiliği alalım..
Nedir milliyetçilik ?
Milleti oluşturan temel karakterleri savunmaktır.
Nedir onlar ?
Toprak birliği, Pazar birliği, dil birliği ve kültür birliğidir.
Milleti; aynı topraklar üzerinde yaşayan, tek pazarda bütünleşmiş, aynı dili kullanan ve aynı kültürel kökten gelen insanlar oluşturur.
Biliyoruz ki milletler kapitalizmin şafak vaktinde devrimlerle ortaya çıktı. Gün gelecek devrimlerle yok olacaktır.
Bu açıdan bakıldığında millet, tarihsel bir kategoridir. Doğar, yaşar ve teorikman ölecektir.
Milliyetçilik kapitalizmle örtüşen bir kavramdır. Milli demek, (kapitalizmin egemen sınıfı olan) burjuva demektir.
Kapitalizmin ideolojisi liberalizmdir.
Yönetim biçimi demokrasidir.
Kapitalizm ve ona koşut olarak burjuvazi, başlarda, 17. yüzyıl ile 19. yüzyılın sonları arasında devrimciydi. Toplumu din baskısından arındırmış, parçalanmış durumdaki toprakları ve pazarı bütünleştirmiş, feodal beylerin kulu olan bireyleri özgür yurttaşlar haline getirmiş demokratik bir yönetim kurmuştu.
Tekelci dönemde kapitalizm; ideolojisi, kültürü, egemen sınıfı ile birlikte gericileşti. Toplumsal gelişmenin önünde set haline geldi. Buna koşut olarak demokratik rejimler, biçimselleşti, sistem doğası gereği saldırganlaştı, ırkçı bir boyutlanmaya uğradı. Milliyetçilik, gerçekte ırkçılığı reddederken, emperyalizm ya da tekelci kapitalizm, döneminde ırkçı ve saldırgan bir değişime uğradı. Buna, faşizm diyoruz.
Örneğin günümüz Türkiyesinde milliyetçilik deyince akla ilkten ırkçıların gelmesinin nedeni budur.
Zamanında adam gibi bir burjuva demokratik devrim yapamamış, feodal kalıntıların gerek altyapıda ve gerekse üstyapıda defterini dürememiş bizim gibi ülkelerde devrimci milliyetçiliğin hala yaşamasının iki nedeni vardır :
Emperyalizm sultası.
Feodalizmin varlığı.
Ulusalcılık da denilen antiemperyalist ve antifeodal akım, emperyalizm çağının milliyetçiliğidir. Irkçı değil, bütünleştiricidir, laiktir, demokrattır, kısaca devrimcidir.
Burası tamam.
Tamam olmayan şu soru :
Ulusalcılık sosyalizm ile el ele tutuşabilir mi ?
Daha somut bir ifadeyle, Kemalizm ile sosyalizm arasında aşılmaz bir duvar var mıdır, aksi mi ?
Gelecek yazıda
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








