
SANDIĞA SIRT DÖNMEK DOĞRU MU?
14 Subat 2014 21:38:28
Bizim halkımız kanaatkar,özverili, gerektiğinde vatanı için hiç düşünmeden canını veren,namuslu, cesur bir halktır.
Ama,balık hafızalıdır.Ayrıca çabuk gaza gelir, kolay kandırılır.
Bunun en somut toplu örneklerini seçimlerde yaşarız. Seçimlerde özellikle üçkağıtçı siyasetçilerin prim yapmasının nedeni budur.
Üçkağıtçı siyasetçilerin ötekilere kıyasla çok olması,seçimleri de bir üçkağıtçılık arenasına çevirir.
En uçuk projeleri en usturuplu yalanlarla halka kakalama mahareti,partiler için olsun, tek tek siyasetçiler için olsun başarının anahtarıdır,öyle kabul edilir.
Toplu üçkağıtçılık, siyasal terminolojide, “popülizm” adını alır. Türkçesi, halk dalkavukluğudur.
Kitlelerin oyları,yalan-dolan,uçuk vaatler ve dalkavuklukla dolandırılır. Tezgahın bütününe demokrasi denilir.
Demokrasi, ironik bir yaklaşımla,halkın, seçkinler yönetimi için süreli olarak kazıklanması tezgahıdır.
Tezgahın işleyişinde sık sık görülen çuvallamalar, yukarıdaki ironiden kaynaklanır: Seçkinler yönetiminin halk yönetimi olarak sunulması bir illüzyondur!..
Bu kaçınılmazdır,çünkü,bu ikisinin sınıfsal çıkarları zıt karakterdedir.
Peki bu böyledir diye 30 Mart’ta sandığa gidip oy atmayacak mıyız?
Yok canım atacağız..
Dünyadan az-çok haberli olanların sorunu da burada düğümleniyor işte!..
Benim bildiğim kadarıyla radikal solun bir kısmı, çok ca yaptıkları gibi,bu kez de seçimi yadsıma eğilimde! Bunu, kendilerine ters düşmemek için yapıyorlar/yapacaklar.
Yanlış bu! Sandığa gitmek gerekir.” Sandığa gitmek yurttaşlık görevidir” klişesini yeniden yorumlamak gerekir.
Peki niçin?
İki nedenle:
Seçim etkinlikleri, yalanlarla gerçeklerin çarpıştığı bir arenadır.
O arenada gerçeklerin gücünü kitlelere duyumsatmak, bu yolla onlara bilinç aktarımında bulunmak gerekir. Seçkinler yönetimleri dünyaya kazık çakacak değildir! Halk kitlelerini,toplumsal antagonizmaların kilidini açacak bir anahtar olarak geleceğe hazırlamak gerekir.
Oy atarak da,mevcut koşullarda halka en yakın siyasal odakları kitlelere biraz daha yaklaştırmak gerekir…
Sandıksal demokrasi bir seçkinler tezgahıdır,kitlelerin balık hafızasından,kolay kandırılması özelliğinden feyz alır. Öyle ama,yine de kitlelere gerçekleri götürmenin bir yolu,bir imkanıdır da! Bu imkana sırt dönmek,görece olarak seçkinler yönetimine kan naklinde bulunmak anlamına gelir.
Sandıksal demokrasinin ne olup olmadığını hiç gözardı etmeden,gelecek için bu imkandan yararlanmak gerekir.
o o o
Zaman zaman bana da soruyorlar:
Ereğli’de seçimi kim kazanır?
Bilmiyorum.
Ama,inşaata-ranta dayalı zihniyet kazanmamalıdır!
Üretkenliği ve halkı burnunun ucuna koyan her kim olacaksa,o kazanmalıdır.
Çünkü Ereğli’nin ve halkın ihtiyacı bu!..
Üçkağıtçılık yerel siyasete egemen olduğu sürece kentin de halkın da iki yakası bir araya gelmez!.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletiÅŸim
Müftü Mahallesi AteÅŸ Ahmet Sokak CerrahoÄŸlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.EreÄŸli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Åžikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








