
SEÇİMLERİN KADERİ...
24 Ocak 2014 21:40:01
30 Martta sandığa gideceğiz.
Sandık,demokrasinin olmazsa olmazı sanılır.Oysa demokrasi sandıktan ibaret değildir;demokrasi bir değerler sistemidir.Sistemin kaptan köprüsünde ise burjuvazi oturur.
Demokrasinin, halk yönetimi anlamına gelmesi gerçekte bir ironidir.Demokrasilerde halk değil,sermaye sınıfı ya da burjuvazi egemen güçtür.Demokrasi,gerçekte,sermaye sınıfının maskeli diktatörlüğüdür!..
Burjuvazinin,sandığı demokrasi kavramıyla özdeşleştirmesinin nedeni,sınıfsal egemenliğini halk iradesi ile örtüştürme cingözlüğünden başka bir şey değildir.
Sandıktan halk iradesi çıkar;seçimin galibi de o iradeyi temsil eder!
Bir başka ifadeyle halkı temsil eder! Seçimler,böylece,burjuvazinin,halk iradesine ipotek koyma aracına dönüşür.
Peki öyle de sandığa gitmeyelim mi?
Başa gelen çekilir! Gideceğiz elbette
Niçin?
Bu sorunun iki yanıtı var:
Kimisi,demokrasiye en yakın olanı seçmek için sandığa gidecek,kimisi de en uzak olanı!..
Uzak ve yakın göreceli kavramlardır.Ama,demokrasi göreceli bir kavram değildir.Çünkü dedik ya,sandığı da içine almak üzere bir değerler sistemidir i! Demokratik değerler sistemi,hangi siyasal partinin hangi yolun yolcusu olduğunu açığa çıkaran bir turnusoldur da.
AKP demokrat bir parti değil.Demokrasinin en temel ilkesi olan laisizmi reddeden İslamcı bir parti.Üzerine bastığı sınıfsal zemini ise tutucu Anadolu ticaret burjuvazisi oluşturuyor.
Muhalif pozisyondaki siyasal partilerin içinde SP gibi aynı yolun yolcusu partiler de var.
Anamuhalefet partisi konumundaki CHP ile MHP,milliyetçilik yorumları farklı da olsa,laik partiler.Bu nedenle,bunlar,demokrasiye daha yakın partiler.
Bundandır,önümüzdeki seçimlerde kendisine demokrat diyen,diyebilen kitlelerin bu iki parti ile İşçi Partisi gibi sol partilere oy vermeleri gerekiyor.Kendileriyle barışık olabilmeleri için zorunlu bu!
Tutucu partilerin kemik oylarıbir yana konulacak olursa,önümüzdeki seçimin de kaderini,iki arada bir deredeki bilinçsiz seçmen kitleleri tayin edecektir.
İdeolojik bağımlılığı olmayan bilinçsiz kitlelerin iyi ve kötü kavramlarına yaklaşımı,genelde ekonomik avantajlara dayalı pragmatik bir yaklaşımdır.
Nitekim,AKP,11 yıldır,ortayolcu kitlelerin oylarına bu yolla el koyuyor.Seçim öncesi dağıtılan,bulgur,nohut,makarna,vb.torbaları ile kömür çuvalları,bilinçsiz kitlelerin oylarına ipotek koymanın bir aracı haline geliyor.Devletin olanaklarını elinde tutan iktidarın bu konuda muhalefete göre daha avantajlı olması,doğaldır.
Bilinçsiz seçmen kitlelerinin oy tercihlerini etkileyen diğer etken ise;hırsızlık,yolsuzluk,rüşvet gibi,sadece hukuksal değil,genel ahlak kurallarına da ters düşen olaylardır.
Ucu iktidarın yakınlarına dayanan son rüşvet,yolsuzluk,nüfuz ticareti olayları,bu nedenle AKPnin paniklemesine yol açmıştır.
İktidarın hukuk kurallarını ve anayasayı paspas gibi çiğneyen polise,bürokrasiye ve adliyeye yönelik gözükara operasyonlarının nedeni,yeni yolsuzluk olaylarının patlamasını engellemek ve mevcut soruşturmaların üzerine örtmektir.
Buradan bakınca muhalefetin yolsuzluk olaylarına odaklanmasının doğru bir strateji olduğu söylenebilir.
Eksik ya da yanlış olan,mücadeleye kitlelerin seferber edilememesidir.
Son söz:
Bakalım bu seçimde de bulgur-nohut torbaları mı seçimi kazanacaktır, yoksa hukuk ve ahlak kuralları mı?
Görecegiz!
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








