
NELER OLUYOR?
31 Aralik 2013 20:23:33
Yılın sonuna doğru çok ilginç gelişmeler yaşamaya başladık.
Örneğin AKP, TSK'nın çökertilmesi operasyonunun faturasını,iktidar ortağı cemaate kesti!..
Peşinden Adalet Bakanı,Ergenekon,Balyoz gibi sonuçlanan davaların yeniden görülebileceğinin işaretini verdi.Özeleştiri bile yaptı!..
İktidarın sözcüsü ise,Fethullah Gülen'i Türkiye'ye davet etti!..
Başbakan'sa,yolsuzluk-rüşvet operasyonunun üstünü örtemeyeceğini anlayınca,azıcık çark eder gibi oldu;konuşmalarının,daha doğrusu bağırıp çağırmalarının eksenini,"komplo"dan,"hukukun üstünlüğü"ne kaydırmaya; Örneğin "Babam olsa,oğlum olsa rüşvet olaylarının üzerine gideriz" türünden laflar etmeye başladı...
Kafaları karışık ve korkuyorlar!..
Erdoğan ne yapmak istiyor?
Burası belli:Koltuğunu kurtarmak!
İki yol deniyor:
1. Gülen'le(cemaatle) yeniden uzlaşmak.Olmazsa,askere sırt yaslayıp Gülen'i dize getirmek
2. İlki uzak bir olasılık,ikincisi ise olmayacak duaya amin!..
Sam Amca ise bir başka tezgah peşinde.Tezgahın formülü,cemaat ya da Gülen ikilisi ile CHP'yi puştluğun mikserinde harmanlayıp iktidar yapmak!..
Türkiye,2014'e bu ironik senaryolarla giriyor..
Bir yandan TSK'nın çökertilmesinin faturasını cemaate yüklemeye çalışacaksın,öte yandan da el-etek öperek Gülen'i Türkiye'ye çağıracaksın!?.
Bu taktik,komik bile değil,düpedüz hıyarlık!
Hocaefendi kaçın kurası! Türkiye'ye döndüğü an,uygun bir tezgahla tutuklanma olasılığını hesap edemez mi!..
Bunu geçelim:
Hocaefendinin derdi,AKP değil,Erdoğan! Eğer tersi olsa,iktidarı tümüyle karşısına alsa,operasyonların tüm Türkiye'ye yayılması sözkonusu olabilirdi.
Öyle olmadı! Olmazdı da! Erdoğan'ı,yakın çevresinin yolsuzluk rüşvet iddiaları ile köşeye sıkıştırıp teslim almak yerine ABD'nin tezgahladığı senaryoya koşut bir iktidar alternatifi yaratmak,cemaatin başlıca gündem maddesi bugün.
Evet,bir uzlaşma olacak;ama,Erdoğan'la değil!
Peki kiminle?
CHP ile!.
ABD'nin Cemaat-Gül-CHP formülü ısıtılmaya başlandı bile! CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun konuşmalarında cemaate tek söz söylememesi;durumu,yolsuzluk-rüşvet edebiyatı ile idare etmesi bu açıdan anlamlıdır.Kılıçdaroğlu'nun bilinen "iktidar olacağız"klişesi dışında geleceğe ilişkin işaretler vermemesi,örneğin "ulusal iktidar" önerilerini gündemine almaması bazı şeylerin CHP tabanı ile halktan gizlendiği anlamına geliyor bence.
Kılıçdaroğlu ve çevresi ola ki şöyle düşünebilir:
"Günümüzün en önemli meselesi,AKP iktidarından kurtulmaktır! Gerisine bakarız!.."
Oysa,kiminle veya kimin desteğiyle iktidar olunacağı sorusu,iktidarın hem kimliğini ve hem de geleceğini belirleyen çok önemli bir sorudur.
İçinde bulunduğumuz koşullarda bu sorunun iki sağlıklı yanıtı vardır.
1. Doğrudan seçmenin/halkın çoğunluğuna yaslanarak..
2. Tüm ulusal güçlerle el ele vererek...
İkinci şık daha akla yakındır bugün.
Gülen'lerde el ele tutuştunuz mu,kolunuzu kurtaramazsınız!
Kılıçdaroğlu,cemaatli ABD senaryosuna "evet" der mi?Demediyse,dememelidir!
Cemaatle ortak olmanın bedelini AKP ağır şekilde ödüyor!..
Kılıçdaroğlu ekibine ders olmalıdır bu!..
Not: Sevgili okurlarımın yeni yılını,kirden-pastan arınmış aydınlık bir Türkiye'de hep birlikte olma dileğiyle kutluyorum.Yeni yıl size gönlünüzden geçenleri getirsin.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








