
"ÇETE"NİN HEDEFİ?
22 Aralik 2013 20:07:29
Olaylara "çakma" nedenler yaratıp olanları gündemden düşürme taktiği, bilinen ucuz bir taktiktir.
Siyasal iktidar, yolsuzluk operasyonunda bu taktiği izliyor.
Söyledikleri şöyle özetlenebilir:
"AKP'yi devirmek için iç ve dış mihraklar el ele verdi. Son rüşvet operasyonu, Gezi'nin devamından başka bir şey değil. Bütün bunları devletin içine yuvalanmış bir çete organize ediyor."
Özetin özeti:
Operasyon, "çete" tezgahı!..
Operasyonun "tezgah" olduğu da şu gerekçeye dayandırılıyor:
"Operasyondan İstanbul Emniyet Müdürü ile yardımcılarının, valinin, içişleri bakanının haberinin olmaması olayın tezgah olduğunu gösteriyor."
Operasyonu, savcılığın talimatı ile yürüten ve sonradan görevden alınan polis müdürleri içişleri bakanına gidip, "Efendim oğlunuzu gözaltına alacağız, haberiniz olsun"deselerdi, olay "tezgah" olmaktan çıkacak mıydı?
Hiç kuşkunuz olmasın! Çünkü olay, olay haline gelmeden narkozlanıp uyutulacak; şimdi, "niye bize haber vermediniz" diye görevlerinden alınan polisler, bu kez de, "niye bize haber vermeden şunu bunu izliyorsunuz" diye görevden alınacaklardı!..
Operasyon henüz oralara uzanmadığı halde Ankara ve İstanbul'daki çok sayıdaki polis müdürünün görevden alınması, bu olasılığı akla getiriyor. Belli ki benzeri emrivakilere uğramamak için alınan bir önlem bu...
Fıkrayı bilirsiniz:
Nasrettin Hoca'nın evini soymuşlar. Hoca kahvede yana yakıla anlatmış başına gelenleri. Arkadaşları hocayı adeta topa tutmuş:
"Kapına-pencerene niye mukayyet olmadın? Kış uykusunda mıydın ki hırsızı duymadın? İnsan her ihtimali düşünüp kapıya bir de içerden asma kilit takmaz mı?.."
Hocanın yanıtı ömürdür:
"Ulan"demiş "İyi güzel söylüyorsunuz da, hırsızın hiç mi kabahati yok yahu!.."
Al bu fıkrayı, vur "tezgah"a!..
Dahası var:
Bir sayın Bakan da, "tezgah"ı şöyle detaylandırıyor:
"Soruşturmaların gizliliği esastır. Bunu ihlal eden kim olursa olsun suç işlemiştir.İhbar ediyorum."
Biz de diyoruz ki:
Sayın Bakan! Balyoz, Ergenekon, 28 Şubat, Casusluk zanlıları için niçin uygulanmamıştı bu? O zaman siz neredeydiniz?..
Gelelim şu "çete" lafına..
Fethullah Gülen'in avukatı açıklama yaptı:
"Müvekkilimin operasyon olayı ile hiçbir ilgisi yoktur."
Aynı gün TV'de verdiği vaazda Hocaefendi şöyle dedi:
"Herkes haddini bilmeli!.."
Bir gün sonra da verdi veriştirdi; operasyonun ortaya çıkarttığı gerçeği şöyle yorumladı: Haramilik (soygunculuk)!Peşinden bir de okkalı beddua etti.
Özetle AKP-Cemaat kavgası gitgide derinleşiyor. Cemaat bir yandan, AKP bir yandan güç gösterisinde...
Şu var ki gösterilerin bastığı zeminin birisi çürük! Zaten, ötekiler de "tezgah"larını oraya kurmuş durumdalar!..
"Çete"nin seçim öncesi zımmen Erdoğan'ın üzerine gitmesi, AKP içinde bir başka lider alternatifine yöneldiği anlamına da geliyor.
"Çete"nin hedefi, AKP değil, Erdoğan!..
Aksi durumda, "çete", kendi ayağına kurşun sıkmış olur ki, ABD'nin rahle-i tedrisinden geçmiş bir "çete"ye hiç yakışmaz bu!..
Sonunda uzlaşacaklardır! Ama, Erdoğan'sız!..
Bu arada, Kılıçdaroğlu'nun ABD'ye davet edilmesi, operasyonun ikinci günü ABD Ankara Büyükelçisi ile yemek yemeleri, bir başka "tezgah"ı da akla getirmiyor değil!.
Anasının gözü Sam Amca, Türkiye'nin geleceğini "dizayn"mı ediyor ne?!..B planının üvertürü mü?
Yakında kokusu çıkar.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








