
75.YIL
11 Kasim 2013 15:58:34
Canlılar doğar, yaşar ve ölür.
Doğa yasasıdır bu.
İnsan da bu doğa yasasının dışında değildir.
Atatürk de değildi. Doğdu, yaşadı ve öldü.
Bugün O’nun 75. ölüm yıldönümü.
Atatürk, özellikle ölümünden sonra, birbirinin zıddıymış gibi görünen iki çevrenin sistemli saldırısına uğradı.
Bunların birisi, Türkiye’yi yeniden Batı’ya bağımlı hale getirmek isteyen emperyalizmin işbirlikçileriydi.
Ötekiler, dincilerdi; şeriatçılar, Osmanlı kalıntıları…
Emperyalizmin işbirlikçileri, Atatürk’ü bir “put” haline getirip kavramın (Atatürk bir isim değil, kavramdır) içini boşaltma yolunu tuttular.
Bir başka deyişle Atatürk kavramını, kılık-kıyafete indirgeyen formalist bir yol tuttular.
Atatürk’ün çağdaşlık ilkesini; melon şapka,frak ve papyona indirgediler. Oraya buraya büstlerini, heykellerini diktiler; Atatürk’ü, Atatürkçülüğün tam bağımsızlık ve her türlü gericiliği reddeden özünden uzaklaştırdılar. Atatürk’ü Atatürk olmaktan çıkarttılar, bir “form”a dönüştürdüler.
Bunlara sol literatürde, “Gardrop Atatürkçüleri” denilir.
Bu tipler hala var.
Atatürk’e ve laik Cumhuriyetimize şeriatçı bir referansla yaklaşanlar ise, Atatürkçü Türkiye algısını, putlara tapılan Cahiliye ile özdeşleştirip onu yıkma yolunu tuttular.
Halen bu süreç içindeyiz.
Pastayı emperyalistler pişirdi, kesme işi şeriatçılara verildi.
Kabul etmek gerekir ki, emperyalizmin işbirlikçilerinin yöntemi, daha akılcı ve “zarif”tir!
Çünkü onlar, Atatürk”e sahip çıkar görünüp içini boşaltıyorlar.
Ötekiler tümüyle yıkıyorlar!..
Aradaki bu yöntem ve üslup farkı, bugün, “AB ve ABD ile AKP iktidarı arasındaki sıcak bir anlaşmazlık” şeklinde karşımıza çıkıyor. Şu var ki, zıt değil, yöndeş bir çelişkidir bu! ABD’nin ünlü pragmatizmi, kendi dışındaki her türlü rejimi tolore edecek bir çap ve esnekliktedir.
Ulusalcılık kavramının gerek işbirlikçiler ve gerekse şeriatçıları fena halde rahatsız etmesinin nedeni budur.
Ulusalcılık, Atatürk’le özdeşleşmiş bir kavramdır.
Atatürkçülük eşit ulusalcılıktır.
İşbirlikçiler ile şeriatçıları el ele tutuşturan mücadele platformu da budur.
“ Asker vesayetinden arınma” tezgahında dokunan bu paydaşlık, şeriatçı müdahalelerin ağır basmasıyla, şu günlerde azıcık sarsılmış görünüyor. Ama, görünüşe aldanmayın! Sam Amca, ikisini de kucağında yer açma maharetine sahip bir kulağı kesiktir!.
“Atatürk gönüllerimizde yaşıyor” klişesi günümüzde çok şey ifade etmiyor artık!
Atatürk’e sahip çıkmak için O’nu 75 yıldır yok etmeye çalışan gerici ittifaka karşı dişe diş bir mücadele vermekten geçiyor.
Bu mücadele içinde yoksanız, “Atatürkçü” olsanız ne yazar, olmasanız ne?!..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletiÅŸim
Müftü Mahallesi AteÅŸ Ahmet Sokak CerrahoÄŸlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.EreÄŸli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Åžikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








