
KADINA İKİ BAKIŞ
19 Ekim 2013 17:40:50
Soru:
Kadını algılama konusunda emperyalist kültür ile dinci-şeriatçı kültür arasında ne fark vardır?
“Kullanım” farkı!
Şeriatçı kültürde kadın, büyük ölçüde iç-sömürüye tabidir.
Emperyalist kültürde hem iç ve hem de toplumsal sömürüye!
Şeriatçı kadını bir ‘iç-hizmet’ materyali olarak algılar.
İkincisi cinsel meta ve ucuz emek olarak!..
İki durumda da kadın sömürülür. İtiraf etmek gerekir ki, emperyalist/kapitalist sömürü, daha rezilcedir!..
Tuhaftır, bu rezil sömürü, “demokrasi” kisvesi altında gerçekleştirilir.
Ötekinde, din buyruğu olarak…
Şeriatla yönetilen ülkelerde kadın sömürüsünü demokrasi şekerine bulamanın anlamı yoktur. Çünkü o toplumlarda demokrasi kavramı bulunmaz.
Kadın sömürüsü Batı (emperyalist) toplum ile bizim gibi, şeriatçı bir düzene yönelmiş toplumlarda “demokrasi” şekerine bulanır.
Şeriatçılığa geçiş aşamasındakiler, demokrasi kavramını, kadını örtmenin aracı olarak algılarken, emperyalist ülkelerde, kavram, kadını açmanın ya da meta’laştırmanın aracı olarak algılanır. Emek sömürüsü, diğer sömürü biçimidir.
Kadın kapitalist-emperyalist ülkelerde hem ucuz emektir, hem de cinselliğinin metalaştırıldığı bir “hammadde”!
Ülkemize bakıyoruz..
AKP iktidarı, dini bir simge olan türbanın kamuda serbest bırakılmasını “demokrasinin bir gereği” olarak kakalıyor!
Liberaller de iktidarı alkışlıyor.
Oysa, laik bir ülkede, dini bir simgeyi kamu kuruluşlarının içine sokmak, laikliğin fiilen reddi anlamına gelir.
Bu, antidemokratizmdir.
Emperyalist kültür, Türkiye’ye 1946’da karşıdevrimle girdi. Türkiye, mini etekle, erotizmle, pornografiyle o dönemde tanıştı. Hippi felsefesi, devrimci gençliği kafakola aldı. Gençlerin devrimci-ulusal bilinci zehirlendi, kadın hızla bir cinsel objeye dönüştürüldü. Bir yandan fabrikalarda ve tarlalarda ucuz emek olarak sömürülürken, öte yandan da kadının cinselliğinin değişik biçimlerde pazarlanmasının yolları açıldı. Sınıfsal mücadeleyi ıskalayan Yeşilçam sokak sinemacılığı, hepsinin üzerine tuz-biber ekti.
Gün geldi kadın cinselliğinin pazarlanması, “uygarlık” “modernlik” kavramları ile özdeşleştirildi.
Hala o günleri yaşıyoruz.
Emperyalist kültürün kadın profilinin laiklikle özdeşleştirilmesi provokasyonu da şeriatçılığın bitinin kanlanmasıyla zirve yaptı.
Şeriatçılar, halen, laik yaşam biçimini, “Cahiliye” ile özdeşleştiren bir kara-propaganda pompalıyorlar topluma!..
Emperyalist kültürle şeriatçı kültürün görece olarak ters düştüğü kavşak da kadında kesişiyor bugün! ABD’nin Ortadoğu için tasarladığı “ılımlı İslam” projesinin bir nedeni de, şeriatçıların kadını toplumsalyaşamdan dışlayan kültürü! Evine kapanan kadın, doğal olarak, cinsel meta olmaktan çıkıyor.
Kadınımız emperyalist kültür ile şeriatçı kültür arasında sıkışmış durumda.Cumhuriyet kadını emperyalistler ve dinciler tarafından eritilmek isteniyor.
Şu sorunun yanıtına geldik galiba:
Türkiye için bu konuda hiç umut yok mu?
Gazetedeki çalışma masamın hemen karşısında bir fotoğraf var. Fotoğrafta bir genç kız, kollarını iki yana açmış, polisin sıktığı tazyikli suyu göğüslüyor. Fotoğraf gezi olayları sırasında çekilmiş.
Onlar oldukça, umut daima vardır!..
Onlar oldukça laik Cumhuriyet kadını da hep olacaktır!..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletiÅŸim
Müftü Mahallesi AteÅŸ Ahmet Sokak CerrahoÄŸlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.EreÄŸli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Åžikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








