
MISIR
31 Agustos 2013 02:19:17
Dinciliğin freni yoktur! Katı şeriatçı bir düzen kuruncaya kadar yürümek isterler!..Tabii halk kitleleri önlerini kesmezse!..
ABDnin ılımlı İslam konsepti, bu yüzden ayvayı yedi. Bir başka deyişle arap baharı çuvalladı!..
Araplar için rol modeli olarak gösterilen Türkiyede bile durum farklı değil: AKP iktidarının da freni boşalmış durumda!
İktidarın Mısıra böylesine ilgi duymasının nedeni şu soruda özetlenebilir:
Mursi gibi biz de duvara toslar mıyız?..
Estağfurullah!.. Hiç olur mu öyle şey!.. Türkiyede nede olsa demokrasi var!..
Mursi, demokrasi vaadiyle seçimleri kazandı. Aldığı oy yüzde 42ydi. Seçmenin yarısı sandık başına gitmemişti! Yani Mursi yönetimi, azınlık yönetimiydi!..
Çok geçmedi, Mursi, Müslüman Kardeşler gibi fanatik yandaşlarının da baskısıyla, katı bir şeriatçı düzene yöneldi. Örneğin kadınların denize girmelerini ve pazardan muz almalarını (?!) yasakladı. 9 yaşındaki kız çocukları ile evlenmenin yolunu açmaya çalıştı. Bir erkeğin ölen eşiyle ilk sekiz saat içinde sevişmesini meşru gören girişimlerde bulundu!..
Kadın haklarına getirilen yasaklamalar, şeriatçılığın nüfus kağıdıdır zaten!.. Bizde de gidişat bu değil mi? Bunların aklı bel altındadır!..
Mısır halkı bunun üzerine ayaklandı.
Dünyanın her yerinde silahlı kuvvetler ya da ordular, fizikman halkın üniformalı kesimini oluşturur. Çünkü ordunun en geniş kesimi emekçilerdir.
Bu, Mısırda da böyledir, Türkiyede de, ABDde de
Bu yüzden hiçbir ordu, halk kitlelerinin genel isteklerini görmezden gelemez. Eğer bir ülkede halkın çoğunluğu, örneğin şeriatçı-faşist bir yönetime hayır diyorsa, ordu bunu içselleştirmek zorundadır.
Mısırda ordunun yönetime el koymasının nedeni budur.
Yok, bir ordu halkın çoğunluğunun istemlerine karşı küçük bir tutucu azınlığın çıkarlarını koruyan bir konuma kayarsa, orada halk kitleleri, kendi silahlı güçlerini yaratır! Kübada olduğu gibi!..
Ordusuz devrim de olmaz, karşıdevrim de!..
Bizim tarihimiz de bunu doğrulamıyor mu?
1908,1923,1960,1970,1980!..
Son ikisi sözdışı, ordunun başı çektiği yönetimler, halkın genel eğiliminin tercümanı olmuştur. Ordunun son ikisindeki yanlış tavrı, genel aflarla tashih edilmiştir.
Bunun bir yenisi, şu sıralar ABDnin Türkiyeyi bölme planının ekseninde usul usul gündeme taşınıyor!.. Haksız yere mahkum edilen asker ve sivil aydınlarla birlikte Aponun ve içerdeki PKKlıların serbest bırakılması cinliği tezgaha yatırılıyor!..
Freni boşalmış dinci-mezhepçi hareketlerin gün gelip demokrasi duvarına toslamalarında orduların, halkın aksi yöndeki eğilimine aracılık yapmaları olgusu anlaşılabilir bir durumdur.
ABD bu yüzden, Mısırda ordunun yönetime el koymasına darbe demiyor. Çünkü darbenin arkasında Mısır halkının çoğunluğunun bulunduğunu biliyor. Mısır ordusunun yönetime el koymasında ABDnin de rolü vardır. Çünkü Mısır ordusunu büyük ölçüde ABD finanse ediyor.
ABDnin ünlü pragmatizmi, Mısırda bir kez daha açığa çıktı.
Demokrasiyi sandıkla özdeşleştirmek, formalist bir yaklaşımdır. Halkın yarısının desteğini gerekçe göstererek demokrasiden saparsanız eğer, o zaman meşrutiyetiniz kalmaz! Mısıra dönersiniz!.. Silahlı güç kendi hukukunu yaratır. Mısırda olduğu gibi!..
Demokrasi vaadiyle aldığınız oylara ihanet ederseniz, halk kitlelerinin buna karşı çıkmaya hakkı vardır.
Demokrasi bir değerler sistemidir.
Sandık, demokrasinin biçimidir. Biçim, eğer içeriği yansıtmaz hale gelirse, sandık da meşrutiyetini yitirir!..
Mısırda olduğu gibi!..
o o o
Türkiyeyi yönetenlerin özellikle dış politikada ne kadar yetersiz kaldıkları son Suriye ve Mısır olayları ile iyice netleşti.
Politika ileriyi görme sanatıdır. Hergele Meydanına benzeyen Afrika ile Ortadoğuda iyi şeyler yapmak istiyorsanız, ileriyi görmek zorundasınız! Libyadan Suriyeye ve Mısıra uzanan ülkelerdeki gün gün değişen politik gelişmelere sadece dinciliği ve mezhepciliği, belirli bir mezhebi referans alarak yaklaşırsanız, çuvallamanız işten değildir! Şeriatla yönetilen Suudi Arabistanın boyalı sakallı 90lık kralının Ortadoğuyu, bizim başbakandan çok daha iyi okuduğu Mısır olayı sırasında iyice ortaya çıktı.
Suudi Arabistanın şeriatçı kralının Mursiye karşı askeri yönetime destek vermesi buna tipik bir örnektir.
Türkiye dış politikada sefilleri oynuyor!..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








