
İTTİFAK OLMALI MI ?
18 Temmuz 2013 21:13:05
Siyaset kulislerinde önümüzdeki yerel seçimde CHP ile MHP’nin ittifak yapacağına ilişkin fısıltılar dolaşıyor !
MHP bunu yalanladı. CHP ise, “yan cebime koy” tavrı takındı !
Kestirmeden soralım :
İttifak olabilir mi ?
Niye olmasın !
Diyelim ki İstanbul Büyükşehir seçimleri…
MHP’nin İstanbul’u alması hemen hemen imkansız.
Ama, CHP, özellikle Sarıgül’ü aday gösterirse seçimi alabilir.
CHP-MHP ittifakı olursa, kesinlikle alır !..
Bu formül, CHP’nin MHP’ye kıyasla şansının bulunmadığı illerde, hatta ilçelerde, CHP’nin MHP’yi desteklemesi şeklinde uygulanır. Seçim sonucu garantiye alınır.
Eğer ittifak olursa, AKP şuan elinde bulundurduğu birçok ili ve ilçeleri kaybeder. Başta da Ankara ve İstanbul’u !..
Yok, ittifak olmazsa, CHP’nin ve MHP’nin oyları farklı yörelerde nafileleşir, aradan AKP sıyrılır.
CHP ile MHP’nin ittifak yapacağı söylentilerinden en çok rahatsız olan, doğal olarak AKP’dir.
AKP, olası bir ittifakın önüne geçmek için bütün kozlarını oynayacaktır.
Öte yandan, gezi direnişçileri ile İşçi Partisi’nin birlikte hareket etmeleri de sözkonusudur.
Bu ittfak, AKP tabanından değil, MHP ve CHP tabanından oy devşirir. Bu da, zımnen, AKP’nin ekmeğine yağ sürmek anlamına gelir !
Sol, bu tablo karşında ne yapmalıdır ?
Örneğin DSP ile İP, öteki sosyalist partiler ?
Bu kritik yol ayrımında iki tutum sözkonusu olabilir :
Sınıfsal tutum : Sol partiler, ötekilerle ittifaka girmeyi reddeder, sadece kendisine oy verir !
Ulusal tutum : Sol oyların nafileleşmemesi için kendi içinde ve dışında ittifaklara girişir.
Bunların hangisi doğrudur ?
Bu sorunun yanıtı, diyalektikte ya da çelişkiler biliminde gizlidir. Düğümü çözecek olan soru şudur :
Bugün Türkiye’de baş çelişki şudur :
Sınıfsal çelişki mi, yoksa ulusal çelişki mi ?
Baş çelişki, ulusal çelişkidir. Hedef, BDP ile birlikte ulusallığı reddeden AKP iktidarıdır.
Solun seçimlerdeki pusulası budur, bu olmalıdır.
İttifak politikasının nasıl hayata geçeceğine, ittifaka girişecek partilerin kurmayları karar verir.
Ulusal çelişkinin baş çelişki olduğu koşullarda temel siyaset, birleşebilecek tüm ulusal güçleri birleştirme siyasetidir.
Bundan sapan sekter bir tutum, ulusal harekete/cepheye zarar verir. Sadece bu kadarla kalmaz; gayrı-ulusal güçlere de, objektif olarak, kan naklinde bulunmuş olur.
Bu, solun, uygun yörelerde keşif uçuşları yapmayacağı, yapmaması gerektiği anlamına gelmez.Ben, genel bir yaklaşımdan sözediyorum.
Yarın da Ereğli ve Zonguldak’ı ele alacağım…
MHP bunu yalanladı. CHP ise, “yan cebime koy” tavrı takındı !
Kestirmeden soralım :
İttifak olabilir mi ?
Niye olmasın !
Diyelim ki İstanbul Büyükşehir seçimleri…
MHP’nin İstanbul’u alması hemen hemen imkansız.
Ama, CHP, özellikle Sarıgül’ü aday gösterirse seçimi alabilir.
CHP-MHP ittifakı olursa, kesinlikle alır !..
Bu formül, CHP’nin MHP’ye kıyasla şansının bulunmadığı illerde, hatta ilçelerde, CHP’nin MHP’yi desteklemesi şeklinde uygulanır. Seçim sonucu garantiye alınır.
Eğer ittifak olursa, AKP şuan elinde bulundurduğu birçok ili ve ilçeleri kaybeder. Başta da Ankara ve İstanbul’u !..
Yok, ittifak olmazsa, CHP’nin ve MHP’nin oyları farklı yörelerde nafileleşir, aradan AKP sıyrılır.
CHP ile MHP’nin ittifak yapacağı söylentilerinden en çok rahatsız olan, doğal olarak AKP’dir.
AKP, olası bir ittifakın önüne geçmek için bütün kozlarını oynayacaktır.
Öte yandan, gezi direnişçileri ile İşçi Partisi’nin birlikte hareket etmeleri de sözkonusudur.
Bu ittfak, AKP tabanından değil, MHP ve CHP tabanından oy devşirir. Bu da, zımnen, AKP’nin ekmeğine yağ sürmek anlamına gelir !
Sol, bu tablo karşında ne yapmalıdır ?
Örneğin DSP ile İP, öteki sosyalist partiler ?
Bu kritik yol ayrımında iki tutum sözkonusu olabilir :
Sınıfsal tutum : Sol partiler, ötekilerle ittifaka girmeyi reddeder, sadece kendisine oy verir !
Ulusal tutum : Sol oyların nafileleşmemesi için kendi içinde ve dışında ittifaklara girişir.
Bunların hangisi doğrudur ?
Bu sorunun yanıtı, diyalektikte ya da çelişkiler biliminde gizlidir. Düğümü çözecek olan soru şudur :
Bugün Türkiye’de baş çelişki şudur :
Sınıfsal çelişki mi, yoksa ulusal çelişki mi ?
Baş çelişki, ulusal çelişkidir. Hedef, BDP ile birlikte ulusallığı reddeden AKP iktidarıdır.
Solun seçimlerdeki pusulası budur, bu olmalıdır.
İttifak politikasının nasıl hayata geçeceğine, ittifaka girişecek partilerin kurmayları karar verir.
Ulusal çelişkinin baş çelişki olduğu koşullarda temel siyaset, birleşebilecek tüm ulusal güçleri birleştirme siyasetidir.
Bundan sapan sekter bir tutum, ulusal harekete/cepheye zarar verir. Sadece bu kadarla kalmaz; gayrı-ulusal güçlere de, objektif olarak, kan naklinde bulunmuş olur.
Bu, solun, uygun yörelerde keşif uçuşları yapmayacağı, yapmaması gerektiği anlamına gelmez.Ben, genel bir yaklaşımdan sözediyorum.
Yarın da Ereğli ve Zonguldak’ı ele alacağım…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








