
İNCİR ÇEKİRDEĞİ !..
07 Temmuz 2013 19:19:16
Mısırda ordunun iktidara el koyması bizde yeni bir tartışma başlattı :
Mursinin alaşağı edilmesi darbe miydi, yoksa devrim mi ?
İncir çekirdeği türünden bir tartışmadır bu !
Ama yine de Darbe kavramını biraz açmakta yarar var :
Darbenin ne olup olmadığı bellidir. Esas önemli olan darbelerin hangi koşullarda ortaya çıktığıdır.
Sorunun yanıtı özetle şöyledir :
Parlamentarist sistemin kilitlendiği koşullarda !..
Şöyle bir toplumsal tablo vardır ülkede :
Halk kitleleri ayaklanmıştır. Eskisi gibi yönetilmek istememektedir. Kaotik bir durum vardır. İç-çatışmalar baş göstermiştir. Yönetenler ve genelde parlamentarist sistem çözüm üretemez haldedir. Yani, ülkeyi eskisi gibi yönetememektedir. Kilitlenmiştir !..
Demokrasisi oturmamış ülkelerde, bu koşullar, darbe koşullarıdır.
Darbe eğer, halkın çoğunluğunun taleplerini yerine getirmek için yapılmışsa, buna devrim denilir. Aksi ise, bir azınlık diktası kurmak için yapılmışsa, buna da karşıdevrim ya da faşist darbe denilir.
Ordusuz devrim de olmaz, karşıdevrim de !..
Burada önemli olan, yönetime kimin adına ve kimin çıkarları için el konulduğudur ? Halkın mı, egemenlerin mi ?
Unutmayalım ki, ordu, gökten zembille inmez ! Her ordu, sınıfsal açıdan bakıldığında, halkın üniformalı kesimini oluşturur. Her ordu, bu açıdan, birer halk ordusudur.
Orduyu yönetenler, bürokrat burjuva kökenli generaller, halk ayaklanmasını egemenler lehine de bastırabilir, tersini de yapabilir. Darbeleri niteleyen temel kriter budur.
Örneğin bizim yakın tarihimizdeki 27 Mayıs ile 12 Martı birbirinden farklı kılan kriter budur.
o o o
Mısırda ordunun yönetime el koyması nedir ?
Ordu,halkın çoğunluğunun talepleri doğrultusunda yönetime el koyduğu için, buna devrim denilir. Halk devrimi nitelemesinde bulunmak da yanlış olmaz. Devrimin başını halk çekmiştir; ordu, araç olmuştur.
Ama yine de acele etmemek gerekir. Çünkü, iktidara gelenlerin nasıl bir yol izleyeceklerini henüz bilmiyoruz.
Murside, bir benzetmeyle, ileri demokrasi vaadiyle iktidara gelmişti. Ama, tam tersini yaptı; yukarıdan aşağıya şeriatçı bir düzen kurma hevesine kapıldı.
Bunun üzerine halk kitleleri, Mursiye verdikleri avansı geriye çekti
Mısırda yaşananların özeti budur.
o o o
Bizim iktidar ve muhalefet partilerimiz, Mısırda ordunun yönetime el koymasına adeta refleksi bir tepki verdiler; darbedediler ve darbeye karşı çıktılar.
Ama öte yandan Batı ülkeleri ile Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Suudi Arabistan gibi şeriatçı ülkeler, yeni yönetimi alkışlamaktan geri durmadılar.
Niye ? Çünkü kulakları Batıdaydı!
Ortadoğu, ABDnin ve ABnin arka bahçesidir.
ABDnin, ABnin dış politikalarının kilit sözcüğü ise pragmatizmdir.
Emperyalistler yeni durumda kimden yararlanabileceklerse onun yanında saf tutarlar.
Ve asla halkın genel eğilimlerine karşı çıkmazlar.
ABDnin Mübarek ile Mursinin devrilmelerine sesini çıkartmamasının nedeni budur.
Oysa, Mübarekin arkasında da ABD vardı, Mursinin arkasında da !..
Mısır halkının ayaklanması, kuşkusuz yeni yönetimin daha demokratik bir yönetim olmasına yol açacaktır. Büyük bir olasılıkla Mısırda laik bir rejim kurulacaktır. Şu var ki bunun sürekli olacağını garantisi de yoktur.
Ama bugün için son gelişmelerin ABDden bağımsız olması olasılığı çok zayıftır. Ama bu, Mısır halkının büyük direnişine gölge düşürmez. Çünkü gün gelecek Tahriri dolduran milyonlar ABDyi de ülkelerinden kovacaktır. Zaten BOP çöküyor !..
Bizimkiler diyorlar ki; Bu olay azınlığın çoğunluğa zulmüdür.
Azınlık ve çoğunluk göreceli kavramlardır.
Örneğin Mursi, halkın yüzde 56sının oyları ile iktidara geldiğinde, temel programı Mısırda ileri demokrasi kurmaktı.Halk kitleleri bu programa oy vermişti. Ama Mursi vaatlerini tutmadı, aldığı oylara ihanet etti, halkı kandırdı. Sandıkta aldığı oy, bu kez yüzde 50nin altına düştü. Yani Mursinin iktidarı, azınlık iktidarına dönüştü.
Halka karşı girişilen şiddet, azınlığın çoğunluğa zulmü haline geldi !
Bu örneği biz ülkemizde de yaşıyoruz.
Hemen vurgulayalım ki, iktidarların sandıkta değişmesi, daha sağlıklı bir yol gibi görünür. Ama, sandıktan demokrasi çıkması koşuluyla! bu yolun tıkandığı, alınan oylara ihanet edildiği koşullarda başka mücadele yöntemleri de devreye girebilir.
Demokrasi, sadece sandıktan ibaret değildir.
Dünyada sandıktan çıkmış devrim de yoktur zaten !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








