
NE YAPMALI
26 Haziran 2013 22:40:43
Düne kadar AKP'yi destekleyen,ama halk ayaklanması üzerine mırın-kırın etmeye başlayan neoliberallerin şu günlerde başbakana yönelttikleri edepli bir eleştiri var,Şöyle;
"Söylemleriniz çok sert.Bu halkı böler.Oysa halkı birleştirmeniz gerekmez mi?.."
Neoliberallerin unuttukları (!) bir şey var;
AKP zaten,ABD'nin de desteğiyle,halkı bölerek iktidara geldi!.. AKP'nin iktidarını sürdürebilmek için aynı yolda yürümesinden başka çaresi yok! Onun hedefi milli güçleri mümkün olduğu kadar etkisiz hale getirip iktidarını sürdürmek ve ülkeyi bölüp laik rejimi dinci bir rejime dönüştürmek!..Güzelim ülkemizi ABD'nin çıkarları doğrultusunda ortadoğu'nun ikinci israil'li yapmak!..AKP bu doğrultuda yürüyor..
Halkı birleştirme görevi,AKP'nin değil,işçi sınıfının önderliğindeki milli-demokratik güçlerin görevidir..
Gezi direnişleri,-deyim yerinde ise-bunun altyapısını hazırladı.Yurt çapındaki direnişlerin hemen hepsine,millicilerin yanısıra AKP ve BDP tabanından da katılımlar oldu. Anti-kapitalist Müslümanlar, çevreciler,apolitik gençler,ateistler liberaller vb.direnişe renk kattılar.
Bu gelişme karşısında paniğe kapılan Başbakan,"camide içki içtiler""türbanlı kadına saldırdılar" şeklindeki gerçek dışı iddialarıyla,kendi tabanındaki kan kaybını önlemeye çalıştı..
Çünkü,Başbakan da biliyor ki gezi eylemlerine kendi tabanından destek verilmesi yani onu iktidara getiren yüzde 50'nin çatlaması ABD kökenli "böl-yönet" tezgahının sonu olacaktır.
Bugün milli güçlerin asli görevi,halkın çoğunluğunu AKP iktidarına karşı birleştirmektir.
"Biz önce kendi içimizde birleşelim ötesine bakarız" mantığı yanlış bir mantıktır.
Burada bir soru ortaya çıkıyor.
AKP ve BDP tabanlarının hiç değilse bir kısmının millici güçlerle el-ele vermesi nasıl sağlanabilir?
Birlik şiarına, aynı zamanda,sınıfsal bir içerik de kazandıracak! Yani, AKP ve BDP'nin tabanlarının geniş bir kesimini oluşturan emekçilere, dincilik ve ırkçılıkla kamufle edilen sömürü çarkını afişe ederek!..Onları bu doğrultuda bilinçlendirerek!.. Bölücülüğün ve dinciliğin,emekci kitlelerinin yaşam kalitelerinde on paralık bir iyileştirme sağlayamayacağını sabırla anlatarak!..
Bu görev,milli mücadelenin de en kararlı gücü olan işçi sınıfı devrimcilerin ya da radikal sosyalistlerin görevidir.
Sınıfsal mücadele,açık işgal koşullarında bile askıya alınamaz; olsa olsa tali plana düşer.
Birlik, büyük şiardır!Ama, bu doğrultudaki yanlış politikalar,ayrımcılığa kan naklinde de bulunabilir.
Bu açıdan bakıldığında,"AKP şu veya bu şekilde çekilsin,yerine CHP+MHP+İP koalisyonu kurulsun" formülasyonu,uygulanabilirlik şansının hemen hiç olmaması bir yana, teorik olarak,AKP'nin tabanı ile BDP'nin tabanını karşıya alan, en azından görmezden gelen soyut bir formülasyondur.
Birlik böyle sağlanamaz!
Çünkü yukarıdaki formül, üç partinin çok çok milliyetçi laik tabanlarını birleştirir. Yani bu günkü sayısal denge (50+50)sonuçta yine varlığını korur.
Bu nedenle,birlik şiarının kapsamını AKP ve BDP tabanındaki emekçileri de içine alacak bir çapa kavuşturmak şarttır.
Peki kim yapacaktır bunu?
CHP ve MHP,parti olarak, gezi direnişlerinin dışında! BDP, AKP'nin kuyruğunda! İP ise, birlik sorununa gitgide derinleşen milliyetci bir perspektiften yaklaşıyor!.. Sınıfsallığı unuttu!.. Soyut bir halk ve özgürlük kavramlarına sarıldı!..
Oysa, sınıf gerçeğini külleyen, bu nedenle AKP ve BDP'nin tabanlarına söyleyecek sözü olmayan bir devrimci hareketin, öngörülen hedeflere ulaşması mümkün değildir! Salt millici bir politika ile, örneğin BDP'nin tabanından bir tek kişi kazanamazsınız!..
1908'den bu yana yaşanan iniş-çıkışlar bunu öğretiyor bize..
Marx, "gerçek devrimcidir" der,
Gerçeği yakalamadan onu değiştiremezsiniz!..
Günümüz Türkiye'sinin en önemli gerçeği,iktidar olmak için,"birlik"kavramına sınıfsal bir derinlik kazandırmanın şart olduğu gerçeğidir.
Aksi halde mevcut konjöktürün milli demokratik güçler lehine bozulması hayal olacaktır!..
Geçenlerde Ulusal TV'de soruları yanıtlayan İP Sekreteri eski dost Hüseyin Karanlık, sık sık kesilen o öfkeli,aşırı heyecanlı konuşmasında şunun altını çiziyordu.
"Vatan elden gidiyor! Sağcısı-solcusu ile herkes birleşmeli!.."
Vatanın bir yere gittiği yok sevgili Hüseyin! Giden AKP!
Yeter ki sol akıllı olsun!..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








