
YEREL SEÇİMLERİN PERDE ARKASI..
27 Mayis 2013 14:19:52
AKP hükümeti, daha önce aksini söylemesine rağmen, yerel seçimleri öne alma eğiliminde. AKP sözcüsü Çelik, son yaptığı bir açıklamada, gelecek Mart’ı da dile getirdi. Besbelli ki hava koklanıyor, Muhalefetin olası tepkisi test ediliyor.
Yerel seçimin öne alınması AKP’nin işine gelir. Çünkü Suriye ile PKK konusundaki hatalı politikaları, AKP’ye güç kaybettirmeye başladı. Daha da kötüsü, geçecek zaman, bunun telafisi olanağını da sunmuyor AKP’ye!
Tam tersi! Geçecek zaman, AKP’nin PKK ve Suriye batağına biraz daha batmasına yol açacak! Bu da haliyle seçimlere yansıyacak!.
Bundandır, bir “baskın seçim” olasılığı giderek güç kazanıyor.
Zaten AKP’nin önümüzdeki yerel seçimde bir başka açıdan da işi zor! AKP, ilerde eyalete dönüştürmeyi düşündüğü metropollerin tümünü ele geçirmek istiyor. Öncelikle de İzmir’i!..
Oysa son gelişmeler, AKP’yi, “Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olma” konumuna sürükledi!..
Örneğin, bırakın İzmir’i, ilkeli ve popüler bir siyasetçi olan Mustafa Sarıgül’ün aday gösterilmesi halinde İstanbul’un CHP’ye geçmesi olasılığı büyük! Bu da AKP için yangın demektir! Çünkü, İstanbul, en görkemli rant merkezlerinin önde geleni!..
Belediye seçimlerinde yer yer adayların öne çıkmasının nedeni, hem doğru ve hem de yanlış tercihlerle bağlantılıdır.
Örneğin “A” partisi, yanlış aday saptaması halinde, favori olduğu bir il veya ilçede seçimi kaybedebilir. Bu, tüm partiler için geçerlidir.
Yani doğru veya yanlış bir aday, halkın siyasal tercihinin karşı tarafa kaymasına yol açabilir.
Çünkü, Belediye seçimleri, Başkan adaylarında simgeleşir. Vitrinde onlar vardır; üstelik sadece seçim sürecinde değil, kazanmaları halinde tüm seçim döneminde de!.. Siyasal partilerin vitrin mankenleri başkanlardır.
Siyasal partilerin aday adaylarını seçime bir yıl kala açıklamaları gerekir. Çünkü adayların saptanmasına kadar geçecek süre, partilere, aday adaylarının kitleleler nezdinde test edilmeleri olanağını da sunacaktır.
Ama genelde böyle olmuyor! Bu bir yana, çoğu partide aday adayları bir tür aksesuar muamelesi görüyor. Çünkü, partilerin genel merkezleri adaylarını kapalı odalarda çoktan belirlemiş oluyorlar!..
Şu var ki merkezlerin aday tercihleri, kimi zaman, hatta çoğu zaman, kitlelerin tercihleriyle örtüşmüyor!.. Bu da siyasal fay kaymalarına yol açıyor!..
Partilerin aday saptarken önyargılı davranmaları da fay kaymasında etkili oluyor!..
Bu durum, öte yandan, ilkesizliği de besliyor! Sağ-sol çizgiler, adayların kişiliğinde iç-içe geçip kimliklerini yitiriyor.
Sonuçta, uydurma demokrasimiz, hem parti-içinde, hem de seçim sisteminde suçüstü yakalanıyor!..
Aday adaylarının erken açıklanıp adayların da tüm parti üyeleri tarafından saptanacağı bir önseçim parti-aday paradoksunu asgariye indirebilir. İlkeli olmayan tercihlerde büyük ölçüde ortadan kalkabilir.
Partileri esir alan o kör olası pragmatizm ve yandaş-yalaka tutkuları sanıyorum önümüzdeki seçimde de varlığını koruyacaktır.
Hem popüler ve hem de ilkeli adaylar saptamak, yani hem kitlelerin sempati duyduğu ve hem de ideolojik-politik tutarlılığı olan adaylar bulmak kolay değildir.
Uydurma demokrasimiz bu konuda da çok cömert değil.
Bundandır, siyasal partiler, o lanetle popülizm de etkisiyle, çoğu yerde popülariteyi öne alıp ilkelerden vazgeçiyorlar!
Böylece hem kitlelere, hem kendilerine ve hem de demokrasi kavramına ihanet ediyorlar!..
İlkeli bir adayla seçimi kaybetmek, uzun vadede ilkesiz bir adayla kazanmaktan çok daha sağlıklıdır.
Biz bunu, özellikle son dönemde, Ereğli’de de yaşamıyor muyuz ?!..
CHP bu kez ilkesizliğe prim veren tercihlerden kaçınmalıdır!..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








