
23 NİSAN
23 Nisan 2013 15:38:15
İlkten bir saptama yapalım:
Osmanlı-Türk devletinden başka 700 yıl ayakta kalabilmiş Müslüman devlet yok yeryüzünde!
Neye borçluyuz bunu?
Devletin kendisini yenilemesine,en azından bu doğrultuda çaba göstermesine ve sonuçta bunu başarmasına!..
Osmanlı, toplumların eşitsiz gelişme yaşasına koşut olarak Batı ülkelerinden geri kaldı. Tarihçiler ve toplumbilimciler bunun ayrıntıları üzerinde dururlar; Geri kalma olayını,toplumsal dinamiklerin yetersizliği ile izah ederler. Bunun kaçınılmaz sonucu olarak ,Batının 19 yüzyılın başlarından itibaren mal ve sermaye ihtiyacı yolu ile Osmanlı ekonomisini ve dolayısıyle devlet politikalarını manipule ettiğini vurgularlar. Yarlaşık olarak yüz yıl süren bu süreç, Osmanlı'nın yarı-sömürgeleşme sürecidir!
Osmanlı, geri kalmaya; iki meşruiyet ve Tanzimatla "Batıcı" tepkiler vermiş,ama bunlar devletin daha da Batı'ya bağlanmasıyla sonuçlanmıştır!..
Kabul etmek gerekir ki, Cumhuriyet devrimi olmasaydı, Osmanlı kökenli müslüman bir Türk devleti de bugün varolmayacaktı. Cumhuriyet devrimi; Osmanlı devletini ,daha doğrusu onun kalıntılarını çağdaş bir devlete dönüştürme olayıdır!
Kimileri Türkiye Cumhuriyeti'ni Osmanlıdan bağımsız bir devlet olarak algılarlar.
Yanlıştır bu! Hiçbir devlet gökten zembille inmez; mutlaka bir soy,dil kültür ve hatta toprak geçmişine sahiptir. Türkiye cumhuriyeti, kurtuluş savaşından da geçerek Osmanlıyı her alanda dönüştürmüş,sonuçta tam bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti ortaya çıkmıştır.
Bu bir devrimdir!
Her devrim,kendi idelojik,ekonomik,siyasi ve kültürel ilkelerini,toplumu özgür kılmak ister.
Cumhuriyet devrimlerinden sonra da böyle olmuştur bu: İslam eksenli Osmanlı devletinin içinden, ekonomide devletciliği öne alan milliyetci-laik bir devlet çıkarılmıştır.
Besbelli ki ortada dönüştürülecek bir yapı olmasaydı, dönüşüm de olmazdı!.
Peki, dönüşümü kim sürdürecekti?
Türklerin yetiştirdiği en büyük devrimci olan Atatürk,bu görevi yeni yetişen kuşaklara,gençler ile çocuklara vermiş;devrimi onlara emanet etmiştir.Bugün kutladımız 23 Nisan bayramı, tam bağımsızlık ilkesinin, cumhuriyetin yetiştirdiği kuşaklara emanet edilmesini simgeler.
Günümüzün İktidar sahipleri ise bunun tersini yapıyor; Osmanlıyı çağdaşlaştıran Cumhuriyet devrimini, bu kez tersine dönüştürerek tarihsel gelişime dirsek yaptırmak istiyorlar! Bunu da, yeni bir kuşak yetiştirerek onlara emanet etmek istiyorlar. Çok çocuk 4+4+4 eğitim sistemi, kur'an kursları,medreselerin yeniden açılması projesi , vb. tersine dönüşümün insan malzemesini oluşturmayı amaçlıyor!
Şu an, "devrim mi kazanacak karşı devrim mi" sorusu ortadadır! Bu sorunun yanıtını Cumhuriyetçi kuşaklar verecektir!..
Ulusal egemenlik ve çocuk bayramı geleceğe de ışık tutsun.
Osmanlı-Türk devletinden başka 700 yıl ayakta kalabilmiş Müslüman devlet yok yeryüzünde!
Neye borçluyuz bunu?
Devletin kendisini yenilemesine,en azından bu doğrultuda çaba göstermesine ve sonuçta bunu başarmasına!..
Osmanlı, toplumların eşitsiz gelişme yaşasına koşut olarak Batı ülkelerinden geri kaldı. Tarihçiler ve toplumbilimciler bunun ayrıntıları üzerinde dururlar; Geri kalma olayını,toplumsal dinamiklerin yetersizliği ile izah ederler. Bunun kaçınılmaz sonucu olarak ,Batının 19 yüzyılın başlarından itibaren mal ve sermaye ihtiyacı yolu ile Osmanlı ekonomisini ve dolayısıyle devlet politikalarını manipule ettiğini vurgularlar. Yarlaşık olarak yüz yıl süren bu süreç, Osmanlı'nın yarı-sömürgeleşme sürecidir!
Osmanlı, geri kalmaya; iki meşruiyet ve Tanzimatla "Batıcı" tepkiler vermiş,ama bunlar devletin daha da Batı'ya bağlanmasıyla sonuçlanmıştır!..
Kabul etmek gerekir ki, Cumhuriyet devrimi olmasaydı, Osmanlı kökenli müslüman bir Türk devleti de bugün varolmayacaktı. Cumhuriyet devrimi; Osmanlı devletini ,daha doğrusu onun kalıntılarını çağdaş bir devlete dönüştürme olayıdır!
Kimileri Türkiye Cumhuriyeti'ni Osmanlıdan bağımsız bir devlet olarak algılarlar.
Yanlıştır bu! Hiçbir devlet gökten zembille inmez; mutlaka bir soy,dil kültür ve hatta toprak geçmişine sahiptir. Türkiye cumhuriyeti, kurtuluş savaşından da geçerek Osmanlıyı her alanda dönüştürmüş,sonuçta tam bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti ortaya çıkmıştır.
Bu bir devrimdir!
Her devrim,kendi idelojik,ekonomik,siyasi ve kültürel ilkelerini,toplumu özgür kılmak ister.
Cumhuriyet devrimlerinden sonra da böyle olmuştur bu: İslam eksenli Osmanlı devletinin içinden, ekonomide devletciliği öne alan milliyetci-laik bir devlet çıkarılmıştır.
Besbelli ki ortada dönüştürülecek bir yapı olmasaydı, dönüşüm de olmazdı!.
Peki, dönüşümü kim sürdürecekti?
Türklerin yetiştirdiği en büyük devrimci olan Atatürk,bu görevi yeni yetişen kuşaklara,gençler ile çocuklara vermiş;devrimi onlara emanet etmiştir.Bugün kutladımız 23 Nisan bayramı, tam bağımsızlık ilkesinin, cumhuriyetin yetiştirdiği kuşaklara emanet edilmesini simgeler.
Günümüzün İktidar sahipleri ise bunun tersini yapıyor; Osmanlıyı çağdaşlaştıran Cumhuriyet devrimini, bu kez tersine dönüştürerek tarihsel gelişime dirsek yaptırmak istiyorlar! Bunu da, yeni bir kuşak yetiştirerek onlara emanet etmek istiyorlar. Çok çocuk 4+4+4 eğitim sistemi, kur'an kursları,medreselerin yeniden açılması projesi , vb. tersine dönüşümün insan malzemesini oluşturmayı amaçlıyor!
Şu an, "devrim mi kazanacak karşı devrim mi" sorusu ortadadır! Bu sorunun yanıtını Cumhuriyetçi kuşaklar verecektir!..
Ulusal egemenlik ve çocuk bayramı geleceğe de ışık tutsun.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








