
TÜRK MESELESİ!
26 Mart 2013 16:26:40
Kürt meselesinden sonra bir de Türk meselesi çıktı başımıza !
Anayasadan Türk sözcüğü çıksın mı çıkmasın mı sorusu tartışma konusu ! Saçlı-sakallı koca koca akil adamlar, konu üzerinde saatlerce laf üretiyorlar; konunun ince nüanslarına girip muhataplarına feyk atmaya çabalıyorlar !..
Tartışmalar oraya vardı ki, Türkiye Cumhuriyetinin Türkleri, Kürtçüler ile oryantalist aydınlar ve AKP katında; Romanlar, Boşnaklar, Arnavutlar, Lazlar, Gürcüler, vb. milli azınlık statüsünde ele alınmaya başlandı !
Bunlar, her ne kadar gizlemeye de çabalasalar, soruna yaklaşımları ırkçı bir yaklaşımdır.
Çünkü bunların ve dincilerin, Türkiye Cumhuriyeti deyimi ile görünüşte bir alıp veremedikleri yok. Dertleri Türklük ! Yani, soy-sop !..
Türkiye Cumhuriyeti devrimle kuruldu. Devrimin başını çeken güçler arasında Türkler çoğunluğu oluşturuyordu. Bu nedenle, devlete, Türkiye Cumhuriyeti adı verildi.
Türkiye Cumhuriyetine vatandaşlık bağı ile bağlı olan tüm azınlıklar, Türk sayıldı.
Çünkü millet olmanın koşulu budur.
Millet kavramını anımsayalım :
Toprak birliği (Aynı topraklar üzerinde yaşıyor olmak ).
İktisadi yaşantı birliği (Bütünleşmiş tek pazar).
Dil birliği (Tüm milli toplulukların iletişiminin tek dille sağlanması ).
Kültür birliği (Türkiye topraklarında yaşayan tüm milli toplulukların kültürlerinin bileşkesi).
Bu yaklaşım her milli topluluğun anadillerinin ve kültürlerinin yadsındığı anlamına gelmez. Topluluğun kendi içindeki iletişim dili, anadildir. Ancak, tüm milli azınlıkların anadilinin ortak iletişim dili olması mümkün değildir ! Böyle bir kargaşayı hiçbir ülke kaldırmaz ! Örneğin Rusyada onbeşe yakın dil konuşulmaktadır; ama, ortak dil Rusçadır. Millet olmanın aynı toprak üzerinde yaşamanın getirdiği bir zorunluluktur bu.
Kültür Birliği ise, zaten zaman içinde, kaynaşarak ortak bir kültür doğmasına yol açmıştır.
Türk kültürü nerede başlar, Kürt kültürü ya da Boşnak Kültürü nerede biter, bunu ayırmak imkânsızdır. Kültür birliği denilince, soy kültürünü aşan kolektif bir kültür anlaşılır. Şiir diliyle ifade edecek olursak, Homeros da bizimdir, Mevlana da, Yunus Emre de bizimdir, Dadaloğluda, Pir Sultan da, Nazım da, Necip Fazıl da, Gökalpde
Etnik kültürlerin ortak dille ifade edilen ürünleri, kültür ve dil birliğinin önemini ve gerekliliğini vurgular.
Hiçbir soy, hiçbir dil, hiçbir kültür ötekinden daha değerli değildir. Önemli olan tümünü bir potada eritip ortak bir dille, kültüre, vb ulaşmaktır.
Türkiye Cumhuriyeti bunu sağladı.
Yok, bir milli azınlık, sadece kendi dilimi kullanacağım, sadece kendi kültürüme sahip olacağım, sadece kendi pazarım olsun derse, orada ayrılma bilinci öne çıkar, Ayrılma hakkı esastır; ama, ulusal ve sınıfsal çıkarlar, ayrılma hakkını meşru kıldığı koşullarda !
Türkiyeyi bölüp ABDnin kucağında piyon devlet kurmak isteyen Kürt şovenlerinin istemi, Türkiyenin ulusal ve emekçilerin sınıfsal çıkarları ile çelişir.
Ben kendi adıma, Kürtlerin ayrılma istemlerine bu açıdan bakıyorum !..
Kürt şovenleri de, Başkanlık uğruna Türkiyenin bölünmesine çanak tutan AKP de, son analizde, emperyalizmin hizmetindedirler !..
Bu kabul edilemez !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








