
KURT KANUNU
21 Mart 2013 15:45:46
Ergenekon savcısının, başta eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ olmak üzere kimi paşalar, İP Genel Başkanı, milletvekilleri, gazeteci-yazarlar için istediği ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, günün konusu ! Gündemde, onunla birlikte, AKP’ye yönelik silahlı saldırılar da var. İkincisi henüz yorumlanabilecek kıvama gelmediği için, bugün ilki üzerinde duracağım. Apo’nun çağrısına ise yarın.
Savcının mütalaası, mühalefet kesiminde tepkilere yol açtı. Özetle şöylenen şu :
“Ergenekon davasında hukuk çiğnendi, adil bir yargılama yapılmadı !”
Eleştiriler yerindedir.
Şu var ki, bunun tersinin olması da sözkonusu değildi ! Ergenekon’un evlere şenlik kurgusu, buna koşut olarak yapılan tutuklamalar, tutukluluk sürelerinin ısrarla uzatılması, davanın içinden çıkılamaz bir mecraya sürüklenmesi, niyetin başka olduğunu gösteriyordu.
Neydi o ?
İktidar karşıtı etkin kişilerin nötralize edilmeleriydi !
Mütalaa bunu gösteriyor ! Ağır cezalar, bunu perçinleyecektir.
Ben bunu bekliyordum. Çünkü, Ergenekon siyasi bir davadır; siyasi davalarda hukukun değil, siyasetin borusu öter !
Öyle de oldu ! Dahası, öyle de olması kaçınılmazdı.
Şunun için :
İktidarda karşıdevrim oturuyor. Amacı, Cumhuriyet Devriminin tüm kazanımlarını, değerlerini, kadrolarını yok etmek, onun yerine dinci bir rejim getirmektir.
Bu bir tür kurt kanunudur !
Malum :
Kemal Tahir’in deyişiyle, kurtlukta düşeni yemek kanundur !
1908’i esas alacak olursak, 105 yıllık siyasal tarihimiz, devrim-karşıdevrim gelgitleriyle doludur.
Somut ifadesini iktidar değişikliklerinde bulan altlı-üstlü tasfiyeler, kimi zaman yargısız, kimi zaman da kitabına uydurulmuş yargılamalarla gerçekleştirilmiştir.
Örneğin 27 Mayıs’ın Yassıada davaları, içeriği bakımından tam ters ifadesini Silivri’de bulmuştur.
Zaten siyasal davalarda hukuk aramak, safdilliktir !
İttihatçıların “ya devlet başa, ya kuzgun leşe” sloganı günümüze de ışık tutuyor.
İktidarı ele geçiren karşıdevrimciler, kaçınılmaz olarak “kendi” yasalarını uygulayacaklardır. Mevcut yasalar onların “kendi” yasalarıyla örtüşmüyorsa, yeni yasalar çıkartacaklardır.
Cumhuriyetin kuruluşu sırasında da böyle olmuştur bu, darbeler dönemlerinde de !. Bugün yaşanılan “demokratik” maskeli tutucu düzende de böyle olacaktır, oluyor da zaten !...
Buna tipik bir örnek olarak, MİT soruşturması sırasında apar-topar çıkartılan yasa gösterilebilir.
o o o
Peki bu noktaya nasıl gelindi ?
Kabul edilmelidir ki, Türkiye’nin karşıdevrimin eline geçmesinin nedenlerinin başında, ilerici-devrimci güçleri silip süpüren 12 Mart ve 12 Eylül darbeleri ile, demokrasi mücadelesini TBMM’nin Grup Odaları’na hapseden muhalefet partilerinin edilgenliği yer alır.
Kimse mızıldamasın ! “Yargıyı bitirdiler, ülkeyi bölüyorlar” diye feryat etmesin ! Karşıdevrimin paldır-küldür iktidara yürümesini kitlelerle bütünleşerek önleyemeyenlerin bugün ağlayıp sızlamaları, evin gül gibi kızının başına bir iş geldikten sonra eve çelik kapı taktırmaya benziyor !..
Peki hiç umut yok mu ?
Kısa vadede tek umut, Başkanlık uğruna Türkiye’yi bölünmenin eşiğine getirenlerin kendi içindeki (Erdoğan-Gülen) çatlağıdır ! Apo’da, çatlağın genişlemesine yol açacak megalomanik tavrını sürdürürse, AKP çok geçmeden enkaza dönüşür ! ABD de, AKP’nin arkasından usulca (!) çekilip yeni alternatifler aramaya koyulur.
Dedik ya, düşeni yemek kanundur !
Muhalefetin kitlelere fiilen önderlik yapma kararlılığını ve cesaretini göstermesi halinde sürecin daha da hızlanması sözkonusu olabilir.
Bakalım..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








