
BİR İLERİ BİR GERİ
08 Subat 2013 17:59:46
Laiklik..
Şeriatçılık..
Liberallik..
Neoliberallik..
Dindarlık..
Dincilik..
Kürtçülük..
Ulusalcılık..
Say sayabildiğine!
Siyaset soframızın günlük "menü"sünün vazgeçilmezleri bunlar!..
"Menü"nün demirbaşları ise, Ulusalcılık, Kürtçülük ve dindarlık ile dincilik!..
Bunların üçünün öne çıkmasının nedeni, siyasal iktidarın Türkiye'de tersine ya da tarihsel akışa ters bir toplumsal rejim yaratma sevdası!..
Yaşadığımız süreçte, ilerici-gerici kavramları da eni-konu karmaşık hale geldi bu yüzden!..
Bu aslında doğal. Çünkü ilerici gibi, gerici kavramı da, bunlara nerden baktığınıza bağlı olarak değişir, göreceleşir. Zaten tüm kavramlar gibi, ilerici-gerici kavramları da göreceli kavramlardır.
Konu önemli, bu yüzden baştan alacağız:
Soruna geniş ölçekli bir bakış açısından yaklaştığımızda, şunu görüyoruz:
Üretici güçlerin önünü açan, gelişmesini sağlayan her üretim biçimi (sistemi) ileriyi temsil eder. Aksi, geriyi, gericiliği!..
İlkel toplumdan köleci topluma, köleci toplumdan feodal topluma, ondan kapitalist topluma, sonuç olarak da kapitalizmden sosyalist topluma geçişin dinamikleri ileriyi temsil ederler.
İlkel toplumdan bu yana olan tarihsel akış, kitlelere (topluma) varolandan çoğunu verebileceğini gösterenlerin kazandıklarını bize öğretiyor.
Buna göre, ilerici-gerici kavramları, esas olarak, belirli bir tarihsel dönem içinde anlam kazanıyor. Tarihsel akış, bu iki kavramı zamanla birbirine dönüştürüyor.
Soruna bu açıdan yaklaştığımızda, örneğin islamı varoluşundan bu yana "gerici" sayan oryantalist (Batı Hayranı) bakış açısının yanlış olduğu ortaya çıkıyor.
Çünkü:
İslam, köleci toplumun çözülme sürecinde, İslam öncesinin (Cahiliye) reddi şeklinde ortaya çıkıyor. Cahiliye, bu nedenle, islama, negatif rol modelliği de yapıyor!
İslamın, dönemin önemli ticaret merkezleri olan Mekke ve Medine'de varoluşu ve gelişmesi, şüphesiz rastlantı değil. İslam, kitleleri karşısına, daha üstdüzeyde bir ekonomik ve sosyal yapılanma öngörüsüyle çıkıyor ve bunu yaşama geçiriyor. İslamın, o dönemde, ta İspanya'ya kadar geniş bir coğrafyada örgütlenmesinin temel nedeni bu!
Örneklersek; vergi indirimi, ticaretin geliştirilmesi, halkın yaşam koşullarının iyileştirilmesi şeklinde somutlaşan hareket, üstyapıda da yansısını buluyor. İslamla birlikte bilimsel-kültürel gelişmeler de hızlanıyor. Örneğin matematikte, trigonometrede, astronomide, tıpta, vb. Batı'yı geride bırakan çok önemli gelişmeler yaşanıyor.
Özetle islamın (Doğu'nun) o tarihsel dönemde ileriyi-ilericiliği temsil ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
Peki sonra? Sonra devran dönüyor. 18.yüzyılın sonralarından itibaren toplumların eşitsiz gelişme yasasına koşut olarak Doğu (İslamcı düzenler), Batı'da yeni gelişen toplumsal düzenin ya da kapitalizmin gerisinde kalıyorlar. Çünkü kapitalizm, Doğu'da ve Batı'daki dinci sistemlere (feodalizm) göre, daha iyi ekonomik ve sosyal imkânlar sağlıyor kitlelere; üretici güçlerin gelişmesini hızlandırıyor. Halk kitlelerine sınırlı da olsa özgürlükler getiriyor.
Bu arada feodal İslamcı düzenler (örneğin Osmanlı) de, aynı ikibete uğruyor. Kapitalizm ve onun ideolojisi olan liberalizm ilerici bir kimlik kazanırken, Batı'daki ve Doğu'daki dinci rejimler, ideolojileri ve toplumsal sistemleri ile gericileşiyor.
Bu süreç ne zamana kadar sürüyor peki?
19.yüzyılın başlarına kadar! Kapitalizmin tekelleştiği emperyalizm aşamasına kadar!..
Sonra devreye, 20.yüzyılın başlarında sosyalizm giriyor; bu kez dünün ilerici ideolojisi olan liberalizm ile onun siyasal sistemi olan burjuva demokrasisi gericileşiyor, yerini sosyalist örgütlenmeye bırakıyor. Aynı nedenle! Yeni gelişen toplumsal düzen, kitlelere daha çok ekonomik ve sosyal imkânlar sunuyor; üretici güçlerin daha hızlı gelişmesini sağlıyor. Bilimin, sanatın önünü açıyor...
Günümüz Türkiyesine bu açıdan baktığımızda, İslam ile liberalizmin ileriyi değil, geriyi-gericiliği temsil ettiklerini görüyoruz.
Niçin geriyi temsil ediyorlar?
Çünkü bunlar, üretici güçlerin gelişmesini her bakımdan engelliyorlar. Bu, üstyapıda da yansısını buluyor; kültürel-sanatsal gelişmeler engelleniyor! Bundandır günümüz Türkiyesinde ilericiliği, sosyalizmle el-ele tutuşan Cumhuriyet Devrimciliği temsil ediyor.
Yeri gelmişken şunu da vurgulamamız gerekiyor:
İslam, bir inanç olarak elbette varlığını koruyor. Tıpkı liberalizm gibi! Ama, sistemleri ile artık bir tarihsel kalıntı olarak!
Soruna bu açıdan yaklaşıldığında, dindarlık laiklik ilkesinin kapsamı içinde köşesine çekilirken, dincilik ya da şeriatçılık çağdışı bir sistem olarak ayak sürüyor!..
Biz bunu günümüz Türkiyesinde de yaşıyoruz. Dinci iktidar üretici güçlerin gelişmesini sağlayamıyor. Gelişme dinamiklerinin önünü kesiyor. Kitlelere daha üstdüzeyde ekonomik-sosyal imkanlar sunamıyor.
Öyle de olması gerekiyor! Amiyane bir tabirle geri vitesteki bir aracı ileriye götürmenin imkanı yoktur!..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








