
SEN OLMASAYDIN?
11 Kasim 2012 18:18:49
Koç Grubu’nun 10 Kasım’da gazetelere verdiği Atatürk’ü anma ilanı, grafikal tasarım açısından bir harikaydı.
İlanın şu sözü de, anmaya her bakımdan cuk oturuyordu :
“ Sen olmasan..Biz olmazdık…”
İlandaki ölüme ilişkin rakam tasarımı da, Gazi’nin sonsuza kadar yaşayacağını ve ona bağlılığı vurguluyordu. Dedim ya, tasarım harikaydı, bu nedenle ses getirdi.
Koç Grubu’nun simgesi, ilana sınıfsal bir içerik kazandırıyordu; yahut ben öyle algıladım.İlandaki “Biz” sözcüğü, ilk tohumları Atatürk döneminde atılan milli bir sanayi ve “müteşebbis” yaratma politikasının günümüzdeki ürünü olan Batıcı laik burjuvaziyi tanımlıyordu bence. Hani şu, “Patronlar Kulübü” TUSİAD’ta örgütlenen laik elitleri !..
Gerçi bunların artık milliliği filan kalmamıştı, hemen tümü global pazarın birer oyuncusu haline gelmişlerdi. Ama, kabul etmek gerekir ki, örneğin AKP’nin tabanını oluşturan tutucu Anadolu ticaret burjuvazisine göre, “Atatürkçü” ve “milli” kavramları çok daha yakışıyordu onlara.
Koç Grubunun ilanı, bu açıdan bakıldığında, “milli” bir içerik de taşıyordu. Bu nedenle, “Biz” sözcüğü, Türkiye ile, Türk halkıyla da özdeşleşiyordu. İlan, hem ulusal ve hem de sınıfsal bir mesaj içeriyordu özetle.
İlana bakarken, çizgilerin büyülü güzelliğini ve sözcüklerin şaşırtıcı derinliğini bir kez daha duyumsayıp sarsıldım.
“Sen olmasan biz olmazdık” sözcükleri, son tahlilde Cumhuriyet Devriminin “hülasası” gibiydi.
Koç Grubunun Atatürkçü entelektüel zerafetini, isimsiz grafik sanatçısı ile birlikte kutluyorum.
0 0 0
Atatürk’ü anma törenlerine dev halk katılımı, Cumhuriyet Devriminin ve O’nun önderinin her bakımdan tasfiye edilmesi girişimlerine karşı bir protestoydu özünde. Kitleler Atatürk’e ve O’nun eseri olan laik cumhuriyeti içtenlikle bağırlarına basıyorlardı.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile 10 Kasım’daki yığınsal gösteriler, gelecekten umudunu kesen küçükburjuva aydınları için de bir uyarı oldu.
Ankara merkezli Açılım Grubun benimle yaptığı söyleşi de Cahit Akçam şunu sordu bana :
“Gelecek için umudunuz tükendi mi ?..”
Akçam’a, tarih nehrinin daima ileriye aktığını, zaman zaman yaptığı dirseklere bakıp umutsuzluğa kapılmanın yanlış olacağını söyledim.
Akabindeki 10 Kasım gösterileri geleceğin aydınlık olacağının müjdesi gibiydi.
Umutsuzluk bir tür depresyondur.
Hem bireyi ve hem de toplumu içine kapar; meydan egemenlere, karşı devrimcilere kalır !
29 Ekim ile 10 Kasım’daki dev gösteriler tüm teslimiyetçi duygular gibi karamsarlığı da eledi !..
Türkiye uyanıyor !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








