
DURUM
23 Agustos 2012 15:47:21
Haftanın en önemli olayı ABD Dışişleri Bakanı Clinton’un Türkiye ziyaretiydi.
Ziyaretin nedeni, Suriye’deki silahlı “muhalifler”in (siz CIA ve MOSSAD’ın dünyanın dörtbir yanından derledikleri ipten kazıktan kurtulmuş paralı askerler şeklinde de algılayabilirsiniz) Esad rejimini kolay kolay deviremeyeceğinin anlaşılmasıydı.
Esad rejimi direniyordu; çünkü yalnız değildi. Rusya, Çin ve İran gibi antiamerikan ülkeler, Suriye’nin bölünmesine, Esad rejiminin devrilmesine karşıydılar.
Bu nedenledir ki Bayan Clinton’nın Türkiye ziyaretinden, Suriye’ye karşı bir ortak operasyon kararı çıkmadı. Beklemeye aldılar.
Türkiye, şu yandan bakarsanız, Esad rejiminin bitirilmesinin en önemli aktörü!
Ama bu yandan bakarsanız, Irak’ın uşak olmayan kesimi ile İran, Suriye ve Rusya tarafından kuşatılmış çok riskli bir coğrafya!
Bu tablo, Türkiye’yi hem savaş kulvarına hem de ABD’ye biraz daha bağımlı hale getiriyor.
İki ucu kirli değnek!..
Uluslararası siyaset ile stratejik dengelerden haberi olmayan, kendisini ABD’nin kollarına teslim etmiş AKP iktidarı, basiretsiz politikaları yüzünden bu kez de PKK’nın Kuzey Suriye’de birkaç kenti ele geçirmesi ile bölücü cephesinin genişlemesine yol açtı.
Bu, ABD’nin umurunda değildir! ABD’nin bilinen pragmatizmi, kötüsü gelirse, Türkiye’nin kuzeydeki komşularının ortak hedefi haline gelmesine göz yumabilir!..
Dahası var:
İç ve dış düşmanlara karşı en büyük güvencimiz olan TSK’nın da; gözaltılar, tutuklamalar ve haksız emekliliklerle moral motivasyonu sıfıra inmiş durumda!
TSK’nın, en güçlü olması gereken günümüz koşullarında bu duruma getirilmesi ülkemizin en önemli handikaplarından birisidir; belki de başlıcasıdır!.
İran sözcülerinin, “Sıra Suriye’den sonra Türkiye’ye gelecek” şeklindeki açıklamalarını, bu tablo karşısında, yabana atmamak gerekiyor!..
İçinde bulunduğumuz koşullar, antiamerikan ve antiemperyalist cumhuriyetçi güçlere, çok daha duyarlı ve aktif olmaları misyonunu yüklüyor.
Anamuhalefet partisi CHP, TBMM sınırları içine hapsedilmiş içi-boş eylemciliğini kitlelerin önünde bir direnme siyasetine dönüştürmelidir!.
CHP’nin en büyük zaafı, kendisini parlamentoya kilitlemesidir.
Oysa siyaset kitlelerin içinde ve kitlelerle birlikte yapılır.
Sevgili okurlar, Ramazan Bayramınızı kutluyor; sizlere sağlık ve mutluluk diliyorum.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








