
4+4+4 FORMÜLÜ
25 Mart 2012 17:25:28
Bir toplumsal gelişmeyi veya olayı doğru kavramak ve buradan kalkarak doğru yorumlamak başka şeydir; onu desteklemek veya karşı çıkmak başka şeydir.
Bunu 4+4+4 olayında bir kez daha yaşadık:
4+4+4 olayı, Başbakan Erdoğan’ın “dindar nesil yetiştireceğiz” sözlerinin eğitim alanındaki yansısı ya da somutlaşmasıdır.
Niçin “dindar nesil” ?
Tabii ki dinci bir rejim için!..
Bu, 4+4+4 olayının doğru kavranmasıdır; yahut 4+4+4 formülünün, AKP’nin siyasal vizyonu içindeki önemli yerinin doğru saptanmasıdır.
Kabul etmek gerekir ki AKP iktidarı kendi açısından “doğru” bir çizgi üzerinde:
Bir yandan, dinci gidişatın önünü kesme olasılığı bulunan başta TSK olmak üzere tüm Kemalist kurum ve kadrolar gözükara yaptırımlarla edilgenleştirilirken; öte yandan da dinci rejimin ilerde dayanacağı “dindar” kadroları yetiştirme yolunun açılması kendi içinde “akılcı” bir tutumdur.
Peki, Türkiye açısından doğru bir vizyon mudur bu?
Değildir.
Çünkü; AKP’nin vizyonu tarihsel gelişim yasalarına aykırıdır. Türkiye’yi tarihsel ve toplumsal bakımlardan geriye götürmeyi amaçlayan antirasyonel, antidemokratik bir ideolojik-siyasal çizgidir bu!..
Bu çizginin destekçileri arasında emperyalist mihrakların da bulunması, hareketi anti-ulusal bir kulvara da taşımaktadır!
Buradan kalkarak şunu söyleyebiliriz:
AKP hareketini bu şekilde doğru yorumlamak, tek başına bir işe yaramaz! Olayı doğru yorumladığınız halde gelişimine karşı çıkmasanız, hem “ilerici-aydın” saflarının dışına düşersiniz; hem de görece olarak dinci harekete hizmet etmiş olusunuz!..
Bugün birçok “Kemalist”, “Sosyalist aydın” bu konumda!..
Bu durum en çok küçük yerleşim birimlerinde somutlaşıyor. AKP hareketini doğru kavrayıp doğru yorumlayan birçok “ilerici aydın” , dinci gidişatla mücadele edecek yerde, kapalı kapılar ardında zihinsel mastürbasyon yaparak kendisini tatmin ediyor; bu şekilde rahatlıyor!..
Bu, bence, alenen “dönek” olmaktan çok daha utandırıcı bir pozisyondur!..
ÇIKIŞ YOLU!
Yerel gibi görünen sorunlar aslında ulusaldır; çünkü yerel sorunlar, ulusal sorunların izdüşümünden başka bir şey değildir.
Türkiye’nin iki temel ekonomik sorunu var;
1) Gitgide makası açılan dış ticaret açığı.
2) İşsizlik.
Türkiye ekonomisi dış borçla ayakta duruyor; iktidar yandaşlarının “büyüme” dediği, aslında dış borca dayalı tüketim çılgınlığından başka bir değil! Makas, bir satıp iki alma nedeniyle gitgide açılıyor.
İşsizlik de bundan besleniyor! Üretimin görece yetersizliği, işsizliği büyütüyor.
Ereğli’nin temel sorunları da farklı değil:
Borca dayalı tüketim çılgınlığı ile işsizlik başlıca sorunlar!
Ereğli’de 10 bin civarında açık işsiz var. Buna karşılık istihdama dönük yatırımlar nerdeyse sıfır!..
Ereğli ekonomisinin çarkları, Erdemir’in yarattığı katmadeğerler ve emekli maaşları ile kör-topal dönüyor!..
Bu yapılanma, gitgide, küçük bir azınlığı zenginleştirirken halk kitleleri, görece olarak, yoksullaşıyor.
Peki çare?
Çare, istihdama dönük yatırımlardır!
Başka çıkış yok!..
Hele Ereğli gibi sadece yassı çelik üretip satan, buna karşılık iğneden ipliğe her gereksinimini dışarıdan alan bir kent için hiç yok!..
İyi de yatırımı kim yapacak?
Örneğin önemli bir istihdam kapısı olan tersaneleri kim ayağa kaldıracak?
Devlet tabii!
Şu var ki, devlet pek oralı değil!
Teşvik’in adı var, kendi yok!..
Bu nedenle herkesin, belli-başlı kurum ve kuruluşlardan siyasal partilere kadar tüm Ereğli’nin el-ele verip bu konuya yoğunlaşması gerekiyor!
Başka? Başta belediye olmak üzere işadamlarının istihdama dönük yatırım alternatifleri yaratmak için güç birliği yapması gerekiyor.
Seçimlerden bu yana defalarca yazdım:
Herkesle, her kurumla, kendi partisi dahil tüm partilerle, demokratik kitle örgütleri ile, basınla kavgalı olan bir yerel yönetimle bu olmaz!
Sayın Belediye Başkanımız Halil Posbıyık, bu toplumsal-siyasal üslubu ile Ereğli’ye zarar vermeye başladı!..
Örneğin Ereğli Belediyesi maddi imkânları geniş bir belediye. Ama, istihdama dönük hiçbir yatırımı yok!
Söz gelimi denizi olmayan Eskişehir’in CHP’li Belediyesi, Porsuk çayı kıyısındaki tersanesinde gemi üretiyor. Atölyeler kuruyor. Raylı sistem gibi, beton fabrikaları gibi yatırımlara girişiyor… İstihdam yaratıyor.
Bir de Ereğli’ye bakın!.. Trilyonlar sahil süslemesine harcanıyor!..
İşsizler ne olacak peki?!
Bu kafa değişmelidir!..
Yoksa, dedikoduyla, tezviratla, çocuksu tezgahlarla bir yere varılmaz!..
Olsa olsa bir avuç yandaşa yarar bu sistem!..
Mevcut politik kirliliğin ortadan kaldırılması ve istihdama dönük yatırımlara girişilmesi için kolların sıvanması gerekiyor!..
Bunun için de geçmişteki hatalardan arınılması, köklü bir özeleştiri yapılması ve maddi-manevi bakımlardan zarar verilen tüm kuruluşlardan; siyasetçilerden, basından vb. özür dilenmesi gerekiyor! Başta da Erdemir yönetimi ile Türk Metal yönetiminden!..
Kirliliğin üzerine temiz sayfa açılamaz!
Çünkü gene kirlenir!..
Önce özür!..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








