
TUNALI HİLMİ?NİN ANAYASA TASLAĞI
19 Ekim 2011 12:50:41
Cumhuriyet Devrimi’nin kökleri Jöntürk toprağında yatar.
Jöntürk hareketi, İttifak-Terakkiyi, o da Kemalist hareketi yaratmıştır.
Bu devrimci zincir, birbirine halkalanarak yepyeni bir Türkiye ortaya çıkarttı.
Gerici güçler, laik Türkiye Cumhuriyetini yıkmaya çalışıyorlar. Başarılı oldular da!.
Halen üzerinde çalışılan anayasa, bunu hukuken de yerli-yerine oturtabilir. Bu olasılık uzak değil.
20.yüzyılın başlarında, son soluklarını alıp vermekte olan Osmanlı Devletinin başında ünlü despot II. Abdülhamit vardı. Abdülhamit dönemi, geleceğini gören bir caninin giderayak toplumdan, özellikle de aydınlardan bir öç alma, şiddet yoluyla tahtını koruma içgüdüsünün dışavurumu şeklinde geçmiştir.
Jurnaller, hafiye orduları, Yıldız sarayının altındaki zindanlarda aydın katliamı, basına sansür, vb. bu dönemin alamet-i farikalarıdır.
Daha sonra Jöntürk Hareketini yaratacak olan bir avuç aydın, bu dönemde, kıyıma uğramamak için yurtdışına çıkmış, devrimci etkinliklerini yurtdışında sürdürmüşlerdir.
Tunalı Hilmi bunlardan birisidir. Dr. Şefik ( Hüsnü ), Dr. Akil Muhtar, Nuri Ahmet ilk akla gelen diğer isimlerdir.
Tunalı Hilmi, Gülhane Askeri Tıbbiyesinde öğrenci iken devrimci fikirlerle tanışmış, yoğun baskılara dayanamayarak yurtdışına çıkmış ve İsviçre’de bir yandan pedoji tahsil ederken, diğer yandan da kurduğu gizli örgüt aracılığı ile özgürlük mücadelesini sürdürmüştür.
Tunalı Hilmi’nin yer altı örgütü, daha sonra İttihat Terakki hareketine katılacaktır.
Bütün bunları niye yazıyorum? Nereye bağlayacağım lafı?
Şuraya:
Cumhuriyetin ilanından sonra iki dönem Zonguldak milletvekilliği de yapan Tunalı, sadece teorik değil, pratik siyasetin de önemli isimlerinden birisiydi.
Örneğin Abdülhamit despotluğunun gemi azıya aldığı 20.yüzyılın başlarında (1902’de) başında kalem aldığı Halk Hâkimiyeti Risalesi ( Broşürü ) ile buna ek olarak yayınlandığı Anayasa Tasarısı dikkate değer çalışmalardır.
Tunalı, halk hâkimiyeti için aşağıdan yukarıya bir örgütlenme modeli önermekte, iktidarı esas olarak emekçilere dayandırmaktadır.
Modele göre; yönetim, Köylüler Meclisi ile Ahali ( Halk ) Meclislerinin denetiminde olacaktır.
O kadar ki, polisleri bile “ mahallinde “ halk seçecektir.
Tunalı, anayasa taslağında kadın-erkek eşitliği ile basının ve “ahalinin” düşüncelerini serbestçe açıklama özgürlüğünü savunuyordu.
Örneğin tasarının 53. maddesinde şöyle:
“ Cemiyet Merkezi broşürler, tebliğler ve bir tek de gazete yayınlayacaktır. Yayınlara devrimci bir ifade hakim olacak, süslü, klasik lisan değil, halk dilini ve Türkiye’de konuşulan bütün dilleri kullanacaktır. “
Nerden nereye geldik! Tunalı’nın, 109 yıl önce önerdiği devrimci önermeleri şu yana koyalım, yeni anayasadan laiklik ilkesini bile çıkarma peşinde bizimkiler!..
Hep diyoruz ya: Türkiye, tarihin anaforuna yakalandı. Mutaf ( urgancı ) çırağı gibi geri geri gidiyor!..
Durun bakalım, ne zamana kadar sürecek bu? Uzun süreceğini sanmıyorum.
Tunalı Hilmi’ler hala ayakta çünkü!..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








