
İki yanlış bir doğru etmez!..
08 Agustos 2011 14:26:58
Erdemir’in kuruluşu ile kırk küsur yıllık gelişim sürecini yakından yaşamış, bu konuda kitaplar, sayısız yazılar yazmış bir mütevazi kalem olarak, yerel yönetim ile Türk Metal-Erdemir sürtüşmesi üzerinde birkaç söz söylemek istiyorum.
İstiyorum, çünkü sürtüşmenin girmek üzere olduğu kulvar, sadece Ereğli’ye değil, Türkiye’ye zarar verecek gelişmelerin yaşanmasına yol açabilir. Bunu gören birisi olarak susup oturmak, kalem namusu ve sorumluluğu ile çelişecekti.
Kırk küsur yıl içinde yazdığım kitap ve yazılarımda hep şunu söyledim:
Ereğli’yi 8 bin nüfuslu bir sahil kasabasından 100 bin nüfuslu bir ağırsanayi kentine dönüştüren Erdemir’dir.
Erdemir, bugün de, Ereğli’nin toplumsal gelişiminin temel kuruluşudur.
Bu açıdan, Erdemir’e zarar vermek, Ereğli’ye zarar vermek anlamına gelir.
Orada da durmaz; askerlere ait ulusal bir kuruluş olan Erdemir’e zarar vermek, Türkiye’ye zarar vermek anlamına da gelir.
Ben bu gerçeği; Erdemir’in özelleştirmeden sonraki konumu ile buna koşut olarak yeniden yapılanmasının yol açtığı gelişmelerin nedenini geçenlerde birkaç yazı ile anlatmaya çalışmıştım.
Ama görüyorum ki, yerel politikacılığın dar sübjektivizmi ve onun yol açtığı kimi yaptırımlar, Erdemir olayına objektif bir yaklaşımı engelliyor!. Sapla saman birbirine karıştırılıyor!..
Erdemir çevresindeki son gelişmeler, ilk bakışta, incir çekirdeğini doldurmayacak sığ gelişmelerdir. Görünen ilk resim budur. Şu var ki, bu resmin bir de görünmeyen yüzü vardır.
Beni tedirgin eden, bu yazıyı yazmaya iten neden de bu zaten:
Yerel yönetimin Erdemir’e ait bazı sosyal tesisleri mühürlemesi, buna karşılık Türk Metal Sendikası ile İşverenin ortak bir şikayet dilekçesini işçilerin imzasına açması başta sözünü ettiğim sürtüşmenin somut gelişmeleridir.
Buraya kadar olan resim, tekrar ediyorum, etki-tepki yasasından kaynaklanan “olağan” gelişmelerin resmidir.
Peki, beni tedirgin eden ne?
İşçilerin güncel yerel siyasete direkt olarak sokulması! Bu son derece yanlış bir şeydir. İşçilerin güncel yerel sorunların çözülmesi için doğrudan öne çıkartılması, giderek vahim toplumsal olayların tetikleyicisi olabilir.
Türk Metal’e bakıyorum, ortada yok! iyi ama, işçileri temsil eden bir kuruluş olarak, eğer varsa, haksızlığa öncelikle Türk Metal’in tepki göstermesi gerekmez mi? Topu işçilere atıp kenara çekilmesi son derece yanlış, sorumsuz bir tavırdır!.
Son yazdığım ve Erdemir’deki işçi hareketleri ile sendikacılığın tarihini içeren kitabımda da anlatmaya çalıştığım gibi, işçileri kolektif eylemlere yönlendiren politikalar; Erdemir’e, Türkiye’ye ve Ereğli’ye ciddi zararlar verebilir.
Örneğin işçi bölünür, politik kamplara ayrılır.
Kolektif hareket, başka kolektif hareketlerin hazırlayıcısı olur! Giderek potaya, etnik ayrımcılık bile girebilir!..
Erdemir’in tarihi bunun örnekleriyle doludur.
Bu açıdan, imza kampanyasından ve işçilerin yararlandığı sosyal tesislerin kapısına mühür vurmak gibi yaptırımlardan derhal vazgeçilmelidir!..
Yanlışlarda ısrar etmek, tekrar ediyorum, Ereğli’nin cadı kazanına dönmesine yol açabilir!..
Bu da, öncelikle, siyasal iktidarın ekmeğine yağ sürmek anlamına gelir!..
CHP’li bir yerel yönetimin askerlerle kavga etmesi, sadece bu bile, gerekçesi ne olursa olsun, stratejik mevzilenmenin doğru kavranamadığını gösteriyor.
Benim önerim şu:
Karşılıklı yaptırımlardan vazgeçin! Sorunlarınızı, iyiniyet temelinde geliştirecek diyalogları çözün!..
Unutmayalım ki, iki yanlış bir doğru etmez!.
Ve.. Zararın neresinden dönülse kârdır!..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








