
DUR ŞUNU YAZAYIM!..
27 Temmuz 2011 12:35:36
Ne de olsa Karadeniz çocuğuyuz. Hekim dostların “dikkatli ol” uyarılarına karşın denizden kopamıyoruz bir türlü.
Geçmiş yıllarda, şuraya-buraya gitmediysek eğer, daha çok, Belediye plajının Alaplı istikametindeki doğal kumsallardan denize girerdik. Bu yıl buna olanak yok. Karayollarının yol yapımı çalışmaları yol kenarlarındaki araba da konulabilen ağaçlıklı alanları yok etti. Bu yüzden oralardan denize girme olanağı kalmadı. Ben de zorunlu olarak, birkaç kez plajlardan denize girdim bu yaz.
Hemen söyleyeyim ki, Belediye Plajı, “plaj” kimliğini yitirmiş!..
Binlerce insanın denize girdiği plajın kabinleri bir felaket örneğin!. Kabinlerde oturacak yer yok. Askı yok; onun yerine paslı çiviler çakılmış duvarlara.. Daha da kötüsü, kabinlerin içeriden dışarıdan sürgüsü yok. İçerde birilerinin olduğunu işaret etmek için, kabin kapısına bir şeyler asmanız gerekiyor!..
Dikkat ettim, plajda, binlerce kişinin denize girmesine karşın üç-beş tane duş var sadece!.. Onlar da duş kimliğini çoktan yitirmiş!.. Şezlong-şemsiye aramayın!..
İlkyardım, cankurtaran var mıydı, ben göremedim, ama vardır sanırım!.. Plajın, git git insanın belini aşmayan denizi ile inşaat kumunu anımsatan siyahımsı, ince kumu, benim gibi derin denizlerin çocuklarına göre değildi!.. Bu plaj, Ereğli’ye yakışmıyor!..
Dostum Posbıyık çok güzel festivaller yapıyor, Ereğli’yi Türkiye genelinde, hatta yurtdışında tanıtıyor. Ama şu soru hala boşlukta:
Ereğli bir turizm yöresi değil; Demir-Çelik Fabrikası ile kömürün arasına sıkışmış bir ağır sanayi kenti. Öyleyse tanıtımın somut amacı nedir?
Bu soruyu, festivalde konuğumuz olan kültür emekçileriyle tartıştık. Sanatçı ve yazar dostlar, ayrıca, festivalin kültürel bir derinliğinin olmamasından da yakındılar. Bunu, Zeynep Oral, Cumhuriyet’teki köşesinde de dile getirdi. Yazısında, Festivali değil, Ereğli’yi anlattı buruk bir ifadeyle.. Azıcık da İronik takılmalarla..
Herneyse. Konumuza dönelim.
Erdemir plajı, belediye plajından çok daha derli toplu. Plaj kavramına daha bir cuk oturuyor.. Kumsal yok gerçi; ama, bir plajda olması gereken her şey var.
Belediye Plajının perişan hali biran önce giderilmeli!. Ereğlililer bunu çok umursamasa da gelen-gidene ayıp oluyor!..
Ereğli’nin 10. kilometresindeki doğal plajı birileri sahiplenmiş bu yaz. Kapıya bir korkuluk koymuşlar, arabası ile gelenlerden 15 TL talep ediyorlar!. Bunu anlayamadım doğrusu!.. Aklıma Deli Dumrul öyküsü geldi!..
Çocuklar dediler ki, bir de Köseağzı’nı görmek gerekiyor. Köseağzı, Uzun Mehmet’in kömürü bulduğu yerdir. Çevresinde de orman köyleri vardır..
Kalktık gittik. Üzerinde “piknik alanı” yazılı girişi, tıpkı 10. kilometrede olduğu gibi, birileri kapatmış. Gelen-gidenden 5 TL. alıyorlar.5 papeli bayılıp içeri girdik.
Tepeden kıyıya inerken denize baktım, dünyanın hiçbir yerinde olmadığı ileri sürülen maviyi şu yana koyalım, kahverengi!..
“Neden?” diye sordum çocuklara.. Meğer, kömür atıklarını denize taşıyan bir dere varmış kenarda… Derelerin aktığı doğal plajların suları genelde kirli olur. Burası temiz ki, belediye ve çevrecilerden vatandaşlara bir uyarı yok!..
Piknik alanının önündeki kumsalda yüzlerce insan denize giriyordu.
Mayolarımızı giymek istedik. Meğer bayanlar için tek kabin ve tuvalet varmış, erkekler için yokmuş!. Duş hak getire!.
Cankurtaran ve ilkyardım mevcut değil!..
İyi hoş da, birisi boğulsa ne olacak burada? Deniz de derin üstelik!..
Özetle insanlar Allaha emanet edilmiş!..
Tamam, güzel festivaller yapıp Ereğli’yi tanıtıyoruz. Peki niye? Gelenler bunları görsün diye mi?..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








