
ŞİKE..
07 Temmuz 2011 15:43:04
Ne demiştik:
Kapitalizmin ruhu kirlidir.
Devam edelim..
Sistemin ruhundaki kirlilik; ekonomik, sosyal ve siyasal alanlardan sonra şimdi de sportif alana sıçradı.. Günlerdir medyayı meşgul eden şike olayından sözediyoruz…
Aslında şike yeni bir olay değil. Paranın spora girmesinden bu yana şike var. Kapitalin, sporu da, daha çok kâra araç gören temel zihniyeti gün gelecek ülkemiz sporunu da dev boyutlarda kucaklayacaktı… Öyle de oldu.
Düşünüyorum:
Trabzonspor ile F.Bahçe arasındaki şampiyonluk yarışı, son haftaya kadar uzamasaydı, bugünkü tablo doğar mıydı?
Sanmıyorum.
Olayın siyaset dışında geliştiğine de inanmıyorum.
Çünkü soruşturma seçimden önce başlamış. Besbelli ki, iyi saate olsunların buyruğu ile operasyon seçim sonrasına sarkmış!..
Bunda, Trabzonspor’un kararlı ve dik duruşu da etkili…
Şimdi soru şu:
Yargı, şike olayının ıcığını-cıcığını çıkartacak bir kararlılık sergileyebilecek mi, yoksa bir ara formülle iş mayna mı edilecek?
AKP kanadına bakıyoruz.. Operasyondan memnun. Seçim öncesi Doğu Karadeniz bölgesinde ipliklenen, birilerinin kollandığı algısı iktidar partisinde rahatsızlık yaratmış olmalı..
Denge kuruluyor!.. Birileri yüzlerce trilyonluk ranta bu kez sıcak şekilde yaklaşıyor..
Mafya-tarikat ekonomisi, doğası gereği, herşeyi egemenliği altına alma işini sürdürüyor…
Bizde kapitalist sistemin aşağıdan yukarıya kurulamaması, buna koşut olarak köklü bir demokrasi kültürünün olmayışı, karmanyolacılığın en kaba örneklerinin görülmesine yol açıyor.
Her yerde böyle bu.
Yöremizde de böyle.
Sistem, kirlilik üretiyor! Vahşi kapitalizmin “ Ben dümenime bakarım “ felsefesi, hırsızlığa adeta meşruiyet kazandırıyor!.
Her yer hırsız dolu! Üstelik kimseden tık çıktığı da yok. Sistem, kendi kirlerinin, zorunlu olmadıkça deşifre olmasına karşı! Çünkü aksi, sistemin içyüzünün de sergilenmesine yol açacaktır.
Bu konuda sayısız örnek verilebilir.
Medyamız da, inanılmaz ölçüde yalakalaştığı için, hırsızlıkların sergilenmesi mümkün olmuyor.
Örneğin Zonguldak’taki 700-800 kaçak ocağın varlığı, medyanın kırmızı çizgilerini aşamıyor…
Kamu ve kamu katkılı kuruluşlarda dönen dolaplar, keza…
Dedik ya, sistem pislik üretiyor! Bu toplumsal kirlilik, kaçınılmaz olarak siyasal alanda da yankısını buluyor.
Nereye kadar mı sürer bu peki?
Siyasal iktidarların ve siyasetçilerin de belirli bir raf ömrü vardır! Son kullanma tarihi sınırsız siyasal parti ve siyasetçi yoktur.
Şu var ki, sistem, şu veya bu şekilde raftan indirdiğinin yerine yenisini koyar daima. Satış devam eder…
Kimi büyükleri vatanı satarken, kimi küçükleri şunu-bunu satıp yolunu bulur. Buna da ironik bir ifadeyle “ hizmet “ denilir.
Bir emekçi iktidarı kuruluncaya kadar kimbilir nice örneklerini göreceğiz bunların!..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








