
CHP
06 Temmuz 2011 15:13:16
Ereğli, son kırk yılda, 8bin nüfuslu balıkçı kasabasından 100 bin nüfuslu bir ağır sanayi kentine terfi etti.
Bunu Erdemir’e borçluyuz.
Gelgelelim, bu sıçramalı gelişme, kültürel alanda yankısını bulamadı.
Bu ilk bakışta bir paradoks gibi gözüküyor. Öyle ya, toplumbilimlerinin ustaları, altyapının üstyapıyı belirlediğini öğretmezler mi bize? Orası öyle, ama Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşuna yol açan devrim modeli, devrimci mücadelenin üstyapıda sürdürülmemesi halinde giderek karşıdevrimci bir sürece girileceğini de öngörür.
Üst üste gelen iki faşist darbe, Ereğli’deki devrimci birikimi de silip süpürdüydü… 1980’den bu yana Ereğli’de devrimci süreç tersine döndü…
Son seçim, örneğin Ereğli’de, siyaset kurumunun nasıl yozlaştığını, nasıl büyük ölçekte deformasyona uğradığını da ortaya çıkarttı.
Yozlaşmanın İttihat Terakki geleneğini de içeren devrim partisinde, CHP’de yoğun biçimde yaşanması, Türkiye’nin nereden nereye geldiğinin de kanıtı gibidir.
Şu son gelişmelere bakın bir:
CHP son seçimde, birinci parti olduğu Ereğli merkezinde çakıldı; ikinci parti haline geldi.
CHP Ereğli ilçe başkanı seçim sonrası yaptığı değerlendirmede, en başarılı partinin CHP olduğunu söyleyebildi buna rağmen!..
Ereğli’deki seçim etkinliklerini nerdeyse tek başına organize eden Halil Posbıyık, seçimden sonra seçim etkinliklerine katılmayan İlçe yönetim kurulu üyelerini kastederek; “ihanete uğradık” dedi.
Kimseden tık çıkmadı!..
İhanet!.. Bir siyasal partide bundan daha ağır bir suç olabilir mi?
Peki niçin tık yoktu İlçe Başkanından, İl Başkanından, Disiplin Kurulu üyelerinden?..
Kaldı ki, ağır yenilgi almış, kendi içinde parçalanmış, “İhanet” kulvarına girmiş bir yönetimin, seçimden hemen sonra çekilmesi gerekirdi.
Oralı bile olmadılar!..
Demek ki bu tür suçlamalara alışıktı bu arkadaşlar!..
Sonra, birde kurultay polemiği doğdu:
CHP İlçe Başkanı, ikinci bölümü basına ve parti üyelerine kapalı bir toplantı düzenliyor. Bu toplantıya 70 küsür kişi çağrıldığı halde bunun ancak üçte biri katılıyor, yani ciddiye alan olmuyor..
Toplantıda haliyle Baykal-Sav’ın Kurultay atağı konuşuluyor. Ertesi gün Yeni Ufuk bunu haber yapıyor. Bir gün sonra eski İlçe Başkanlarından Bayram Gürkan aynı doğrultuda açıklamalar yapıp İlçe yönetimini haddini aşmakla suçluyor.
Derken İlçe Başkanından yalanlama!..
Bir gün sonra namuslu bir siyasetçi, toplantıya katılan Ünal Demirtaş, gerçekte kimin yalancı olduğunu ortaya seriyor..
İlçe başkanından tık yok!..
Oysa yalanlamaya gerek yoktu. Parti-içi demokrasi diye bir şey vardır. Gerekiyorsa, toplantıda Kurultay sorunu da tartışılır. Genel Başkan’da eleştirilebilir.
Ben CHP’li değilim . Ama son seçimde CHP’ye oy vermiş bir vatandaş olarak, ben de Kurultay istemiştim.
Baykal-Sav ekibi koltuklarını geri alsınlar diye mi?
Hayır. CHP’yi sağa kaldıran Gürsel Tekin gibilerden hesap sorulsun diye!. Bunu açık-seçik şekilde bu köşede dile getirmiştim.
CHP’nin tepeden tırnağa yenilenmeye ve altıoka sımsıkı sarılan yepyeni bir yönetime ihtiyacı var. CHP’yi batı tipi bir sosyaldemokrat parti haline getirme projesi, BOP’u ve bu bağlamda Türkiye’yi, iktidarı- muhalefeti ile yeniden kurgulamaya çalışan ABD’nin projesidir!..
CHP İlçe yönetimi, CHP’yi temsil edemiyor. Siyasal etik ve teamüller istifayı gerektiriyor.
Yok, her şeye rağmen ayak sürüyorlarsa, İl yönetiminin gerekeni yapması gerekir. Doğru olan budur.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








