
YENİ ERDEMİR VE EREĞLİ (2)
31 Mayis 2011 03:29:48
Dünkü yazımda, Ereğli’de Erdemir’in devletten özel sektöre geçişinin iyi kavranamadığını, bu yüzden Erdemir’e genelde eski merceklerle bakıldığını, Kent-Erdemir ilişkilerindeki farklılaşmaların bu nedenle iyi özümsenemediğini söylemiştim. Bugün bu değerlendirmemi daha somut planda ele almaya çalışacağım. Erdemir, hisselerinin bir kısmı Borsa’da işlem gören bir devlet kuruluşu iken, doğal olarak, devlet güvencesi altındaydı. Bu güvence ve iç-pazarda tek olmanın avantajı, şirketin yönetim felsefesinin kısmen de olsa özel sektörcülüğün rasyonalinden uzaklaşmasına, bir anlamda politize olmasına yolaçıyordu. Bu durum, şirketin ara-tüketiminden mamüllerin pazarlanma yöntemlerine kadar bir çok alanda izdüşümünü buluyordu. Örneğin şirketin ara-tüketimi siyasal iktidarın manipülasyonuna açıktı. Keza, mamüllerin pazarlanma yöntemleri de.. Bu da, haliyle, kapitalizmin rasyonaline aykırı yerel aracı kurumların ortaya çıkmasına neden olmuştu. Toptancılar, sac tüccarları, vb… Oysa kapitalizmin ya da modern özel sektörcülüğün rasyonali, zaten yarattığı katmadeğerle gelişimini sağladığı kente, bu tür ek-katkılarda bulunulmasına karşı çıkar. Mamüllerin daha çok kâr sağlayacak bir yöntem ve düzenekle pazarlanmasını öngörür..Keza, ara-tüketimde yereli değil, yer ya da mekan kavramını dikkate almaksızın, “en uygun”u baz alır… Bu durum, şirket yönetimlerinin kişisel tasarrufunu aşan bir ilkedir ya da bakış açısıdır özel sektörde… Ereğli’de bu dikkate alınmıyor. Örneğin ara-tüketime ve aracı kurumlara yönelik görece farklı tasarruflar iyi algılanmıyor; örneğin sac tüccarlarının tasfiyesi bir ilke sorunu olarak değil, yöneticilerin kişisel tasarrufu olarak değerlendiriliyor. Bu, yanlıştır. Bu, Yeni Erdemir’e eski merceklerle bakmaktır!.. Aslında bu konuda, hem Erdemir’in ve hem de Ereğli’nin bir şansı var. Şansı, Erdemir’i bugün yöneten ekibin, şirketin önceki ya da devletçi dönemini yaşamış ve o dönem de yönetim kademelerinde görev almış kişiler olmasıdır. Bu durum, geçiş döneminin, bu süreçteki Erdemir-Ereğli ilişkilerinin daha kolay aşılmasına yol açacaktır. Öyle de olacağı benziyor. Erdemir’e eski merceklerle bakılması, siyasal plandaki ittifak politikalarını da şaşılaştırıyor: Erdemir’in çoğunluk hissesini elinde tutan kurumun siyasal iktidarla yıldızı barışık olmayan bir düşünsel akımı çağrıştırıyor olmasını en iyi örneğin CHP’nin algılaması gerekirken, bunun tam tersi tepkiler görülmesi insanı şaşırtıyor!.. Aynı çevrelerin, global bir aktör haline gelen Erdemir’in üzerinde epeydir yabancıların gözünün olduğu gerçeğini bile ıskalamaları, eski merceklerin ayrıca eni-konu buğulanmış durumda olduğunu da gösteriyor!.. Erdemir’de çalışan emekçilerin ekonomik sorunlarına eğilirken bile bu ulusal-siyasal bakış açısının ıskalanmaması gerekiyor. Elimizde o kadar az ulusal kuruluş kaldı ki!..
ETİKETLER : Yazdır







