
NATO NEREYE ?
16 Haziran 2026 00:06:02
NATO, Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı’nın İngilizce kodlanması…
İkinci Dünya savaşından sonra kuruldu: 1949’da…. NATO bir savunma örgütü olarak doğdu; İroniye bakın ki NATO’yu kuranlar ikinci dünya savaşını çıkartanlardı !..
NATO, Sovyetler Birliğine, daha geçiş olarak Doğu Blokuna karşı kuruldu. Askeri bir örgütlenmeydi. Antlaşmanın 5. maddesine göre, üye ülkelerden birisinin saldırıya uğraması halinde NATO devreye girecekti.
NATO’nun kurucu üyeleri ABD, ATF, Belçika, İngiltere, Danimarka, Fransa, lüksenburg, İtalya, İspanya, İzlanda, Kanada, Lüksemburg, Norveç ve Portekiz’di.
Örgüte 1952’de katılan Türkiye ile Yunanistan ve 1955’te katılan AFC, 1982’de katılan İspanya kurucu üye değildi.
Sovyetler Birliiği’nin ve genelde Doğu Blokunun 1980’lerin sonlarında dağılmasıyla NATO da teorikman boşlukta kaldı, ama bu kez hedefe Rusya Federasyonu konularak varlığını korudu.
Ankara’da yapılacak NATO zirvesine Trump da katılacak. Çünkü zirve bir bakıma NATO’nun geleceğini belirleyecek.
Trump, NATO’dan ayrılmak ve üçlü bir dünya düzeni kurmak istiyor. Bu konu zirvede netleşecek. Eğer ABD ayrılırsa NATO ya Avrupa Ordusuna dönüşecek veya zamana yayılarak dağılacak…
Bakalım hangisi olacak ?
BENİM İÇİN YAZMIŞ…
İsmet Erdoğ
Benim için yazmış, beni anlatıyor…
Çıktısını Zehra getirdi…
Okurken iki damla yaşın gözlerimden süzüldüğünü duyumsadım. İçimde bir de soru: Hak ediyor muyum acaba ?..
Hani derler ya, “içinin güzelliği…” O yazı bu işte !..
İçi ışıl ışıl olmayan birisi böyle kelamlar edemez. Böyle yazılar yazabilmektir iç güzelliği… Burada yazılandan çok yazan önemlidir… İki taşın arasından süzülen minicik bir dağ pınarı sanki…
Kafası genişti, yaratıcı bir zekaya sahipti. En önemli özelliği pes etmeyen kişiliğiydi… Çözümcü değildi, çözümün kendisiydi.
İsmet Erdoğ…
Benim için yazmış. Aslında içinin güzelliğini…
Ensesi kalın siyasetçi değilim. Malım mülküm yok; Bankada param… Yaşamı boyunca sadece kalemiyle yürüyen birisiyim… Yüreğimde eşitlikçi Türkiye sevdası, o kadar…
İsmet’in o yazısı beklentisi olmayan bir yazıydı… İçin’in güzelliği denem o…
İnternet öncesinin o yol-yordam bilen, büyüklerine saygılı, kalemi güzel, daha iyisini yapmak için çabalayan, öğrenmeye aç, kalemini kılıçlandırdığında bile şövalyeliğe leke sürmeyen kuşağını özlüyorum…
Kurdun kuşun doğasını ellerinden aldıkları gibi, gazeteciliğin şövalye zarafetini ve kutsal kalem onurunu da elinden aldılar… Dedikodu yazarlar artık….
İsmetler değil ama…
Ne kadar da azaldılar/azaldık… Abi-kardeş…
Benim için yazmış… Aslında içinin güzelliğini…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








