
“YENİ PARADİGMA”
19 Mayis 2026 00:02:49
“Bahçeliyi anlamak” başlıklı yazımda anlatmaya çalışmıştım… Erdoğan ile Bahçeli PKK/Kürt Sorunu’na yeni bir paradigmal yaklaşım deniyorlar. Sürecin başını Bahçeli çekiyor. Özellikle Öcalan’a ilişkin açıklamaları O yapıyor, radikal milliyetçilerin eleştirilerini katılıyor mu, emin değilim. O göğüslüyor….Bahçeli’nin özellikle Öcalan ile ilgili önerilerine Erdoğan da
Bahçeli’nin önerilerinde açık ifadesini bulan bu yeni yaklaşım çok geniş açılı ve çok yönlü… Ana hedef, özellikle Öcalan aracılığıyla PKK’yı tasfiye etmenin yanısıra Kürt etnistinin kurulu düzene ve elbette iktidara siyaseten entegrasyonunu sağlamayı amaçlıyor.
Hem, ulusal bir sorun radikal bir çözüme kavuşturulacak ve hem de Öcalan aracılığıyla Kürt siyasi hareketinin iktidara kalıcı desteği sağlayacak..
Bir taşla iki kuş !
Bu hedefe ulaşmak için de öncelikle Öcalan’ın sahada olmasa bile en azından sahnede tutulması gerekiyor.
Bahçeli son açıklamasında Öcalan’a statü verilmesi talebini yineledi, ona bir bina tahsis edilmesini istedi. Ayrıca yüzyüze daha rahat görüşmeler yapabileceği bir ortam… Bir tür ev hapsi !
İktidarın bu paradigmal yaklaşımının Öcalan’da odaklaşmasının nedeni var elbette:
Öcalan, Sovyetlerin çöküşünden bu yana Marksist/Sosyalist değil artık. Yerel yönetimleri esas alan yeni bir örgütlenme modeliyle öne çıkan ekolojik sola yakın bir konumda.
Ayrıca, silahlı mücadeleye de, özerklik/ayrılık gibi etnik formüllere de karşı ! Özet olarak söylemek gerekirse iki toplumlu bir Türkiye’den yana.
Öcalan’ın sadece Türkiye Kürtlerinin değil; Irak, Suriye ve İran Kürtlerinin de lideri konumuna getirilmesi çalışmalarının nedeni de bu !
PKK tasfiye edilecek… Kürtlerin sorunları O’nun uzlaşmacı önderliğiyle daha kolay çözülecek ve ayrıca iktidar DEM’in yüzde 7-8’lik seçmen desteğine sahip olacak…
PKK’nın tasfiye edilmesi ulusal bir sorundur ve herkesin omuz vermesi gerekir..
“Kürt Sorunu”nun özerklik ve ayrılık gibi bölücü bir kimlik kazanmadan çözümlenmesi de idealdir. Gelinen bu noktadan sonra Kürt taleplerini görmezden gelmek ulusal bir politika olamaz.
Ancak sorun bunlarla bitmiyor. Öcalan’ın da teşne olduğu iki toplumlu Türkiye formülünün demokratize edilmesi sürecinde düğümleniyor.
Bu doğrultudaki Kürt talepleri anayasa değiştirilerek yerine getirilecek mi ? Söz gelimi anayasanın 42 ve 66. maddeleri revize mi edilecek yoksa tümüyle değiştirilecek mi ?
Bahçeli bu konuda topa girmiyor, hatta “Kürt Sorunu” diye bir sorunun varlığını bile kabul etmiyor. Onun derdi, “Terörsüz Türkiye” hedefine ulaşmak !
Bahçeli bu konuda bence samimi değil. Belki de soruna aşamalı bir yaklaşım deniyor; “önce PKK’yı tasfiye edelim gerisini önümüze gelince düşünürüz” gibi… Yahut, “PKK’yı seçimden önce tasfiye edelim, öteki talepleri seçimden sonra düşünürüz” gibi !..
PKK/Kürt Sorunu ile seçim ittifakı sorunu iç-içe geçmiş durumda. Bu süreçte Öcalan’a elbette başrollerden birisinin düşmesi şaşırtıcı değil. ancak Bahçeli’ye bu rol kalıcı olmayacak !
Burada bir çelişki var: Öcalan’ın rolü PKK’nın tasfiyesiyle sınırlı olacaksa, Kürt taleplerinin çözümünde muhatap DEM mi olacak yine ? O zaman Öcalan niçin ikonize ediliyor !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








