
DÜNYADA YENİ MEVZİLENME ?
06 Nisan 2026 00:11:04
ABD/İsrail-İran savaşı, emperyal ya da çağdaş anlamda bir sömürge savaşıdır. Saldırgan belirleyici güç, siyasi kimlikleri emperyalist ve faşist terimleriyle tanımlanan AB/İsrail ikilisi. Başı dik bir Ortadoğu ulusu olan İran, bu ikiliye karşı cesurca direniyor, mazlum ülkelere örnek oluyor.
Savaş, tüm emperyal savaşlar gibi İran’ın egemenliğini yoketmeyi ve zenginliklerine el koymayı öngörüyor.
ABD Başkanı Trump bunu zaten açık açık dile getiriyor; “İran’ın petrolünü istiyorum” diyor.
İran’ın 16 kilo olduğu açıklanan uranyumu ile diğer nadir elementlerini de buna eklemek gerekiyor. İran’a diz çöktürebilirlerse, BOP’un son halkalarından birisi daha çok yıldızlı bayrağın kulu- kölesi haline gelecek.
Bu inanılmaz vahşeti tüm dünya seyrediyor !
İran’ın ABD/İsrail ikilisine karşı en önemli kozu Hürmüz boğazı. Hürmüz boğazı petrol devi Körfez ülkelerinin çıkış noktası. Orasının sorunlu olması küresel petrol ticaretinin büyük ölçüde durmasına yolaçıyor. Bir oran vermek gerekirse, dünya petrol ihtiyacının yüzde 60’ı Ortadoğu’dan sağlanıyor.
Petrol hâlâ en önemli enerji kaynağı. Örneğin Çin, Japonya gibi önemli Asya ülkeleriyle yetişmiş Avrupa ülkeleri petrol üreticisi değil, petrol ihtiyaçlarını Körfezden karşılıyorlar.
İronik bir durum var. Petrol ihtiyaçlarını Körfezden karşılayan ülkeler Hürmüz’ün kapatılmasına seslerini yükseltmezken, Körfezden, bir galon olsun petrol almayan ABD Hürmüz’ün açılması için bastırdıkça bastırıyor !..
Trump en son, Hürmüz’ün açılmaması halinde İran’ın elektrik santralleri ile köprülerini vuracağını açıkladı.
Buna göre savaşın stratejisi değişmiş oluyor, ana hedef artık İran’ın alt yapısı olacak.
Aslında Trump’ın İran’ın altyapısını vurmak için Hürmüz’ü bahane etmesi dümen !.. ABD İran’da sıkıştı. Savaş jargonunda “belden aşağı vurmak” anlamına da gelen altyapıya zaten yüzünü dönecekti.
Trump, İran’a saldırırken zaten haksız bir korumdaydı. Trump, şimdi İran’a diz çöktürerek en azından ABD’deki muhaliflerinin sesini kesmek istiyor. Trump da farkında ki İran diz de çöktürse bu onun için olsa olsa bir Pirus zaferi olacak ! Zaten minimize olmuş uluslararası itibarı bu kez tümüyle yok olacak !..
Aslında her haksız savaşın kaderidir bu. Haksız taraf kazansa da en azından politik itibarı ile etik seviyesini büyük ölçüde kaybeder !..
İsrail’in profesyonel bir tetikçi olarak böyle kaygıları yok. İsrail için savaş, hiçbir kurala bağlı olmaksızın sürdürülen bir kavgadır. İsrail’in şu an Lübnan’da ve İran’da yaptıkları, Gazze’nin devamından başka bir şey değil !
**
Diyelim ki emperyalist/faşist ittifakı İran’a da diz çöktürdü, zenginliklerine el koydu, yeni bir stratejik yandaşa sahip oldu.
Acaba diyorum, Türkiye’nin NATO’nun kanatları altına biraz daha sokulmasını amaçlayan son gelişmeler BOP’un son halkası konumumuzla ilgili olabilir mi ?
Dünya düzeni yeniden kuruluyor. İki kutuplu bir dünyadan çok kutuplu bir dünyaya geçiliyor. Dünya yeniden paylaşılıyor. Bu kez topyekûn bir savaşla değil lokal savaşlar ve diplomasi yoluyla…
Türkiye’miz yeni mevzilenmenin doğru tarafında mı peki ?.. Bunun en azından tartışılması gerekiyor…
ETİKETLER : Yazdır







