
ERKEN SEÇİM OLUR MU ?
18 Subat 2026 00:11:24
İktidarın köprü ve otoyol satışlarıyla toplu para peşine düşmesi, siyaset çevreleriyle medyada, “erken seçim hazırlığı” şeklinde yorumlandı.
Özetle şöyle düşünülüyor: Para muslukları açılıp geçim zorluğu içindeki kitlelerin yükü biraz hafifletilecek.
Bu yapay memnuniyet zeminine erken seçim oturtulacak.
İktidarların hep yaptığı bir şeydir bu. “Seçim ekonomisi” denilen olay gerçekte bir illüzyonun bilimsel (!) adıdır.
Türkiye’de epeydir bir erken seçim koşulları var, ama koşullar iktidarın aleyhine ! Zaten erken seçimin koşullarının doğması, iktidarın başarısızlığını gösterir.
İktidarın bugün yaptığı, olumsuz koşulları tersine çevirecek ekonomik adımlar atma hazırlığı !
Buradan bakıldığında birkaç ay içinde gidilecek bir baskın seçiminden sözedemeyiz, ama 2027’de erken seçim olasılığı gitgide güçleniyor.
2027’de seçim olabilmesi için iktidarın Türkiye’yi seçim ekonomisi sürecine sokması gerekiyor. Bunun pratikte anlamı halen uygulanan kemerleri sıkma politikası ile onunla iç-içe olan sıkı para politikasından vazgeçmektir; en azından seçim sonrasına ertelemektir.
Erdoğan’ın, enflasyonu yüksek faize bağlayan ekonomi anlayışının çökmesi üzerine İngiltere’den getirilen ve Maliye Bakanlığı koltuğuna oturtulan Şimşek iki yıldır bu politikayı izliyor.
Kemerleri sıkma politikası, tek cümleyle tüketimi kısma politikasıdır. Bunun için ücretler ve kamu harcamaları kısıtlanır, tedavüldeki para miktarı sınırlandırılır ve böylece sıkı bir dezenflasyonist politika izlenir.
Bu sürecin tam meyvelerini toplayacak süreçte muslukların açılması başa sarılması anlamına gelir.
İktidar zor durumda. Seçimi kaybetmemek için dezanflasyonist politikalardan vazgeçecek ve para musluklarını açarsa geçici bir “boom”dönemi yaşanır, işte bu aralıkta seçime gidilir.
Diyelim ki Erdoğan böyle bir plan içinde. Öyle de olsa bu sürece girilmesi için en az 6-7 aylık bir zaman gerekiyor.
Bu iktidarın alacağı ekonomik önlemlerle ilgili bir süreçtir.
Bunun yanısıra siyasi önlemlere da ihtiyacı var iktidarın. Erken seçime gidilmesi için muhalefetin köşeye sıkıştırılması gerekir.
Erdoğan’ın rakipleri kabul edilen iki kişiden İmamoğlu büyük ölçüde nötralize edildi. Diğer cumhurbaşkanı adayı Mansur Yavaş’ın çevresinde geziniliyor ! Yavaş da hukuken nötralize edilebilirse Erdoğan’ın önü iyice açılır.
Daha önce de birkaç kez yazdım. Herkesin içine sinecek, demokratik teamüllerin de evet dediği bir cumhurbaşkanlığı seçimi olacaksa, Erdoğan da, İmamoğlu da, Yavaş da aday olabilmelidir.
Yasakların arkasına sığınarak yapılacak bir cumhurbaşkanlığı seçimi öncelikle demokratik olmaz; yani halk kitlelerini tatmin etmez.
Demokrasi kavramı, “halk yönetimi” anlamına gelir. Halkın önüne beklemediği isimlerin konulacağı bir cumhurbaşkanlığı seçimine katılım da çok düşük olur.
Soru şu:
Bu saatten sonra böyle demokratik bir iklim yaratılabilir mi ?
Sanmıyorum !..
Kaotik bir sürecin kapısını tıklamak üzeriyiz ! Umarım yanılıyorumdur…
ETİKETLER : Yazdır







